Ankara İtfaiyesi'nde 'Kadro Gaspı' İddiası: İtfaiyecilerin Maaşları 10 Bin Lira Düştü
Hürriyetçi Yerel-Sen, Mansur Yavaş yönetimini personeli 'tasfiye etmekle' suçladı; İtfaiye Dairesi önünde domatesli protest
Auf einen Blick
- Ankara'da Hürriyetçi Yerel-Sen, İtfaiye Dairesi'ndeki kadro değişikliklerini 'kadro gaspı' olarak nitelendirdi.
- İtfaiye eri kadrosundan memur kadrosuna geçirilen personelin maaşlarında 10 bin liraya yakın düşüş yaşandığı, derece ilerlemesinin kısıtlandığı ve emekli maaşlarının etkilendiği iddia edildi.
- Sendika genel sekreteri Ahmet Ragıp Hızal, üç kez randevu talep etmesine rağmen İtfaiye Dairesi Başkanı tarafından reddedildiklerini ve sendikal faaliyetlerin engellendiğini belirtti.
KI-generierte Zusammenfassung
Warum es wichtig ist
Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi'nde daha önce de mobbing iddiaları gündeme gelmişti. Nisan 2025'te yeni personele 'ayrıcalık' vaatleri ve sendika temsilcilerinin merkeze girişinin engellenmesi tartışılmıştı. Bugünkü kadro krizi, kronikleşmiş yönetim sorunlarının yeni bir halkası olarak değerlendiriliyor.
Ankara'da Hürriyetçi Yerel-Sen, İtfaiye Dairesi'nde yaşanan kadro değişikliklerini 'kadro gaspı' olarak nitelendirdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Genel Sekreter Ahmet Ragıp Hızal, Mansur Yavaş'ın sosyal medyadaki 'alkış tufanı' ile sahadaki gerçeklerin birbirini tutmadığını vurguladı.
Organize Sanayi Bölgesi'ndeki yangın sonrası personeline 'kahraman' diye hitap eden Yavaş'ın, arka planda bu personelin iş güvencesine göz yumduğunu ifade eden Hızal, şu sert ifadeleri kullandı: "Daha birkaç gün önce 'Kahraman itfaiyecilerimiz yangını başarıyla söndürdü' diyen bir Belediye Başkanı var. Ancak bugün o kahramanların kadroları ellerinden alınıyor. Bu uygulama Türkiye'nin başka hiçbir ilinde yok, sadece Ankara'da var!"
İtfaiyecilerin iddiaları, belediye içindeki yönetim krizinin boyutlarını da gözler önüne seriyor. Yıllık sağlık taramalarının bir 'tasfiye aracına' dönüştürüldüğünü beliren işçiler, ufak rahatsızlıkları çıkan personelin önce pasif görevlere çekildiğini, ardından 'hizmetine gerek kalmadığı' iddiasıyla başka daire başkanlıklarına sürgün edildiğini dile getirdi.
Bu usulsüz kadro değişikliğinin bedeli çalışanlar için oldukça ağır sonuçlar doğuruyor. İtfaiye eri kadrosundan düz memur kadrosuna geçirilen personelin maaşlarında 10 bin liraya yakın bir düşüş yaşanırken, bu durum sadece bugünü değil, personelin geleceğini de doğrudan etkiliyor. Derece ilerlemesi kısıtlanan çalışanların hem emekli maaşları hem de emekli ikramiyeleri ciddi oranda eriyerek büyük bir gelecek kaygısına yol açıyor.
Tüm bu sürecin en tartışmalı kısmı ise, sağlık raporlarının değerlendirilmesinde ve birimden uzaklaştırılacak personelin seçiminde herhangi bir objektif kriterin gözetilmediği, uygulamanın tamamen keyfi bir şekilde yürütüldüğü iddiaları oluyor.
Hızal, sorunları bizzat iletmek için üç kez randevu talep etmelerine rağmen İtfaiye Dairesi Başkanı tarafından reddedildiklerini açıkladı. Mansur Yavaş'ın 'sendikalara eşit davranılması' yönündeki genelgesine rağmen, sendikal faaliyetlerin engellendiğini ve hatta şahsına yönelik istasyon giriş yasağı uygulandığını belirten Hızal, Yavaş yönetiminin 'özgürlükçü' söylemlerinin yalnızca kağıt üzerinde kaldığını savundu.
Eylemin sonunda Ankara İtfaiyesi'ndeki yönetim anlayışını protesto etmek amacıyla İtfaiye Daire Başkanlığı önüne domates bırakan Hızal, yetkililere seslenerek: "Teşkilat içerisinde yana döne çürük aramayı bırakın. İlla çürük arayacaksanız bu domateslere bakın," diyerek tepkisini dile getirdi.
Bugün yaşanan kadro krizi, Ankara İtfaiyesi'ndeki ilk yönetim zafiyeti değil. Geçmişte de personelin Tüm Yerel-Sen isimli sendikaya geçmesi için yöneticiler tarafından mobbinge maruz kaldığı, evine yakın istasyon vaatleriyle sendikal baskı yapıldığı iddiaları kamuoyuna yansımıştı. Özellikle Nisan 2025'te göreve başlaması planlanan yeni personele eğitim sürecinde 'ayrıcalık' vaat edilmesi ve Daire Başkanı Ali Levent Çeri'nin talimatıyla diğer sendika temsilcilerinin merkeze girişinin güvenlik bariyerleriyle engellenmesi, kurumdaki liyakat ve özgürlük tartışmalarının fitilini daha önce de ateşlemişti. Bugün yaşanan 'kadro gaspı' iddiaları, bu kronikleşmiş yönetim anlayışının yeni bir halkası olarak değerlendiriliyor.
Offene Fragen
- Kadro değişikliği için objektif kriterler neden uygulanmadı?
- Sağlık raporlarının değerlendirilmesinde hangi standartlar kullanıldı?
- Mansur Yavaş'ın sendikalara eşit davranılması genelgesi neden uygulanmadı?
- Kaç itfaiyeci kadro değişikliğinden etkilendi?




