Beykoz Belediyesi davasında Alaattin Köseler'in tutukluluğu devam etti
İhaleye fesat karıştırma ve örgüt soruşturmasında yargılanan 26 sanığın davası 5 Haziran 2026'ya ertelendi
Auf einen Blick
- Beykoz Belediyesine yönelik ihaleye fesat karıştırma ve örgüt soruşturmasında yargılanan 26 sanığın davasında, Alaattin Köseler'in tutukluluğunun devamına karar verildi.
- Duruşma 5 Haziran 2026'ya ertelendi.
KI-generierte Zusammenfassung
Beykoz Belediyesine yönelik “İhaleye fesat karıştırma” ile “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım” soruşturması kapsamında, 3'ü tutuklu 26 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma saat 11.30 sıralarında başladı. Duruşmada, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanıklar Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler ile Veli Gümüş ve Havva Dindar'ın yanı sıra tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu.
Mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Köseler'in tutukluluğunun devamına karar verildi. Duruşma 5 Haziran 2026'ya ertelendi.
Duruşmada Alaattin Köseler savunma yaptı. Köseler, “Bu dava siyasidir” dedi.
Köseler, “Benim veremeyeceğim bir hesabım yok. Vicdanları yaralamayan hakkaniyetli bir karar çıkmasını yüce heyetinizden bekliyorum. 425 gündür, delilsiz ispatsız bir şekilde yatmam kimin işine geliyor. Vicdanlara sığmayan tutukluluk sürecimin sona ermesini diliyorum” ifadelerini kullandı.
Savunmasında 425 gündür Silivri'de tek kişilik hücrede olduğunu söyleyen Köseler, daha önce verilen tahliye kararının ardından Paşabahçe'de halkla buluştuğunu, sonrasında siyasi konjonktürün değiştiğini ve itiraz üzerine yeniden tutuklama kararı verildiğini öne sürdü. “Sizin tahliye verdiğiniz gün 24 saat arasında ne değişti?” diyerek 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne soru yöneltti.
Köseler, aleyhine somut delil bulunmadığını savundu. Belediye başkanı olarak bütçeyi halk için kullanmaya çalıştığını, halkın aleyhine bir işin içinde olmadığını söyledi. Tutukluluğun bir tedbir olduğunu belirterek, başka tedbirlerin de uygulanabileceğini ifade etti.
Savunmasında Beykoz'daki imar sorunlarına, belediye şirketindeki yönetim değişikliklerine ve bazı isimlerle yaşandığını öne sürdüğü anlaşmazlıklara da değinen Köseler, kendisine yöneltilen evrakta sahtecilik suçlamasını reddetti. “Hani nerde o evrak?” diyerek dosyada somut belge görmediğini söyledi. Özel kalemle WhatsApp yazışması bulunmadığını, tape kaydı, para hareketi ve görüntü kaydı olmadığını savundu.
Köseler ayrıca, Beykoz halkına verilen konserler ve baskılı işlerin de soruşturma konusu yapıldığını belirtti. Danıştay'ın somut ve net veriler bulunmadığı gerekçesiyle izin vermediğini, buna rağmen aceleyle bir iddianame hazırlandığını ileri sürdü. Duruşmalarda çok sayıda kişinin dinlendiğini söyleyen Köseler, bilirkişi raporunun bir an önce hazırlanmasını beklediğini ifade etti.
Savunmasının devamında, 99-2004 yıllarında belediye başkanlığı yaptığını, 20 yıl sonra yeniden seçildiğini belirten Köseler, davanın siyasi nitelik kazandığını savundu. “10 bin 200 saattir tek kişilik hücredeyim” diyen Köseler, tahliye edilmesi talebini yineledi.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu 3'ü tutuklu 26 sanık hakkında dava açılmıştı.
İddianamede Köseler'in “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “Hileli davranışlarla zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma”, “Zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık” ve “Zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçlarından toplam 17 yıl 6 aydan 67 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Diğer sanıklar hakkında da çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezaları talep ediliyor.





