Eilmeldung
INIran's President Criticizes US Foreign Policy, Compares World Cup Hosting to "Bullying"TRUsta Oyuncu Ruhsar Gültekin'den Acı Haber: Beyin Kanaması GeçirdiCN荷莫茲海峽船隻遇襲,至少4艘油輪與天然氣運輸船折返CN陸委會痛批國台辦美化暴力:將台灣人當傻子CN印尼5月出現16.1億美元貿易逆差 結束72個月順差紀錄INUS charges Indian gangsters Bishnoi, Brar in Hardeep Singh Nijjar murderTROpenAI, GPT-5.6'yı Tanıtıyor: Ulusal Güvenlik Endişeleri ve Yapay Zeka YarışıCN哈尔滨机场上半年出入境旅客超32万,免签旅客增幅近六成INTLGerman town of Hamelin overrun by real rats, mirroring fairy talePLMieszkańcy Zgierza protestują przeciwko drastycznym podwyżkom czynszówINIran's President Criticizes US Foreign Policy, Compares World Cup Hosting to "Bullying"TRUsta Oyuncu Ruhsar Gültekin'den Acı Haber: Beyin Kanaması GeçirdiCN荷莫茲海峽船隻遇襲,至少4艘油輪與天然氣運輸船折返CN陸委會痛批國台辦美化暴力:將台灣人當傻子CN印尼5月出現16.1億美元貿易逆差 結束72個月順差紀錄INUS charges Indian gangsters Bishnoi, Brar in Hardeep Singh Nijjar murderTROpenAI, GPT-5.6'yı Tanıtıyor: Ulusal Güvenlik Endişeleri ve Yapay Zeka YarışıCN哈尔滨机场上半年出入境旅客超32万,免签旅客增幅近六成INTLGerman town of Hamelin overrun by real rats, mirroring fairy talePLMieszkańcy Zgierza protestują przeciwko drastycznym podwyżkom czynszów
Newsgather
BackCHP'de Kılıçdaroğlu'nun Hamlesi: Yargı Kararıyla MYK Oluşturup Özel'in Yöneticilerini İhraç Etti
CHP'de Kılıçdaroğlu'nun Hamlesi: Yargı Kararıyla MYK Oluşturup Özel'in Yöneticilerini İhraç Etti
In Entwicklung
Cumhuriyet16.06.2026Politik3 dk okumaTürkiye

CHP'de Kılıçdaroğlu'nun Hamlesi: Yargı Kararıyla MYK Oluşturup Özel'in Yöneticilerini İhraç Etti

Auf einen Blick

  • Bir istinaf mahkemesi kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, YSK'yı yok sayarak Özgür Özel'in yönetimindeki 9 ismi partiden ihraç etti.
  • Bu durum, 1960 darbesi öncesi kurulan 'Tahkikat Komisyonu'nu hatırlatarak muhalefeti tasfiye planı olarak yorumlandı.

KI-generierte Zusammenfassung

Warum es wichtig ist

1982 Anayasası'nın tanımladığı yüksek mahkemelerin kararlarının uygulanmaması ve CHP'nin kurultayının iptali gibi olaylar, Türkiye'nin anayasal bir hukuk devletinden uzaklaştığı endişesini doğuruyor.

Schriftgröße

1982 Anayasası dört yüksek mahkeme tanımlamış ve yetkilendirmiştir. Kararları nihai ve bağlayıcı olan yüksek mahkemeler demokratik, laik sosyal hukuk devletinin en büyük güvencesi ve temel taşıyıcı kurumlarıdır. Bu önemli özelliğe karşın bu mahkemeler bir süredir iktidar tarafından işlevsizleştirilmeye, aldıkları kararlar uygulanmamaya başlanmıştır. Kimi siyasetçi Anayasa Mahkemesi’nin kapatılmasını önerirken, iktidara sırtını dayamış birçok yargıç ise yüksek mahkemelerin aldıkları kararları yok saymakta, kararlara uymamaktadır.

Bu davranışların son örneği, bir istinaf mahkemesinin, Yüksek Seçim Kurulu’nu (YSK) yok sayarak CHP’nin 38. Kurultayını “mutlak butlan” kararıyla iptal etmesidir. Oysa anayasamızın 79. maddesi, “Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçim sonuçlarıyla ilgili bütün şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama, seçim tutanaklarını ve mazbatalarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulu’na aittir” der.

ANAYASAL DEVLETTEN UZAKLAŞMA

Anayasanın açık hükmüne rağmen bir istinaf mahkemesi 38. kurultayı yasalara ve mevzuata uygun bularak genel başkan Özgür Özel’e mazbatasını veren YSK’nin kararını yok varsaymış ve kurultayı iptal etmiştir. Türkiye bu tür kararlarla hızla anayasal bir hukuk devleti, anayasal bir Cumhuriyet olmaktan uzaklaşmaktadır.

Bu karar, Cumhuriyetin kurucusu Cumhuriyet Halk Partisi’ni büyük bir kargaşa içine itmiştir. Mahkemenin üç yıl önce yapılan 38. kurultayı iptal ederek altı yıl önce yapılan 37. kurultayda seçilen CHP genel başkanını ve parti kurullarını yönetime getirme kararı, demokratik ülkelerde görülmeyecek düzeyde ağır, antidemokratik, faşizan bir uygulamayla yapılmıştır. CHP Genel Merkezi’nde yönetim, bibergazı ve plastik mermiler kullanan polis zoruyla el değiştirmiş, CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu göreve başlatılmıştır. Kılıçdaroğlu’nun oluşturduğu yönetim ile tüzük ve ilgili yasalara uygun olmayan kararları ve uygulamaları ise ne yazık ki bu süreçte yaşanılmış büyük hukuksuzluklar olarak siyasi tarihe geçen diğer olumsuzluklardır.

PARTİDEN İHRAÇ KARARLARI

Özellikle seçilmiş mazbata sahibi genel başkan Özgür Özel’in yönetimindeki dokuz milletvekilinin partiden tedbirli olarak ihraç edilmesi kararı büyük tartışma yaratmıştır. Kararın alınış tarzı ve dayanağı, siyasi tarihimizde “Tahkikat Komisyonu” olarak ünlenen bir olayı hatırlatmaktadır.

Olay şudur: 27 Mayıs 1960 askeri darbesine gidilen günlerdir. Muhalefet partisi CHP her geçen gün gittikçe güçlenmektedir. Bu ortamda on yıldır iktidarda bulunan Demokrat Parti (DP), TBMM’de 18 Nisan 1960’ta “Tahkikat Komisyonu” adıyla bir komisyon kurar. Komisyon üyelerinin tamamı iktidar partisi olan DP’den seçilmiş 15 üyeden oluşur. CHP’den ve muhalefet partilerinden tek bir üye yoktur. Amacı CHP’nin hükümete karşı yürüttüğü faaliyetleri ve özellikle basın yoluyla yapılan muhalefeti incelemektir. Gerektiğinde yaptırım uygulama yetkisi de bulunmaktadır.

Tahkikat Komisyonu aldığı kararlarla özellikle CHP’ye yakın muhalif gazeteleri kapatmış, yayınlarını yasaklamış, CHP’nin mitinglerini, toplantılarını ve propaganda faaliyetlerini engellemiştir. Komisyonun en önemli özelliği hem savcı, hem de yargıç yetkisine sahip olması ve kararlar almasıdır. Emirlerine uymayanlara 1-3 yıl hapis cezası öngörülmüştür. Tahkikat Komisyonu, Türkiye demokrasi tarihinde, demokratik süreçlerin askıya ve muhalefetin baskı altına alınmasının sembollerinden birisidir.

MUHALEFETİ TASFİYE PLANI

Gelelim bugüne: Bir istinaf mahkemesi kararıyla mazbatası olmadan CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, oluşturduğu merkez yönetim kurulunun (MYK) ilk toplantısını 10.06.2026’da yaptı. MYK, halk desteğini artırarak seçimlerde AKP’nin en büyük rakibi haline gelen CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel yönetiminin dokuz yöneticisini, Tahkikat Komisyonu’nun yaptığı gibi, önce savcı yetkisiyle soruşturdu, sonra da yargıç gibi yargılayarak “tedbirli olarak” partiden ihraç etti.

Tarih tekrarlamaktadır. Demokrasi tarihimiz için büyük utanç ve kara lekelerden birisi olarak tarihe geçecek yetkisiz, hukuksuz bir karar alınmıştır. Kemal Kılıçdaroğlu ve MYK’si, bu kararla CHP içinde rakiplerini tasfiye etmeye çalışmakta görünmektedirler. Oysa gerçek çok acıdır. 1960’ta DP’nin kendisi en büyük rakibi, Cumhuriyetin ve demokrasinin yaşama geçiricisi CHP’yi baskıya alarak tasfiye etmeye çalışmıştır. Bugün ise iktidar partisi AKP, her geçen gün daha da güçlenen ve yapılacak ilk seçimde iktidara geleceği tartışılmaz duruma gelen en büyük rakibi CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel ve yönetimini CHP yönetimine yargı kararıyla atadığı Kemal Kılıçdaroğlu eliyle baskı altına alarak tasfiye etmeye çalışmaktadır.

Ancak tarih göstermiştir ki doğrular ve haklılar sonunda kazanırlar. Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin bu boşa çabası da kısa bir süre sonra Türk halkının sağduyusu, vicdanı, demokrasiye ve Atatürk’ün kurduğu laik, demokratik Cumhuriyete bağlılığı karşısında yenilecek ve Atatürk’ün iki eseri olan CHP ve Türkiye Cumhuriyeti payidar kalacaktır.

PROF. DR. MEHMET TOMANBAY

22. DÖNEM ANKARA MİLLETVEKİLİ

Worauf zu achten ist

KI-Ausblick — Möglichkeiten, keine Fakten

  • Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin çabaları Türk halkının sağduyusu karşısında yenilecek.

    Spekulativ · Innerhalb von Monaten

  • CHP ve Türkiye Cumhuriyeti payidar kalacaktır.

    Spekulativ · Innerhalb von Jahren

Offene Fragen

  • Mahkeme kararları neden uygulanmıyor?
  • CHP içindeki tasfiye süreci nasıl sonuçlanacak?
  • Bu durum siyasi istikrarı nasıl etkileyecek?

Verwandte Themen

This article was originally published by Cumhuriyet.

Ähnliche Meldungen

Mehr zu diesem ThemaCHP