Newsgather
Back|CHP'de Siyasi Taktik Savaşı ve Arınma Tartışmaları
CHP'de Siyasi Taktik Savaşı ve Arınma Tartışmaları
PolitikAI
Sabah Ekonomi·6 sa önce·🇹🇷Türkiye·Politik

CHP'de Siyasi Taktik Savaşı ve Arınma Tartışmaları

5 dk okuma·%70 önem·954 kelime
#CumhuriyetHalkPartisi#CHPKurultayı#KemalKılıçdaroğlu#ÖzgürÖzel#Ekremİmamoğlu#AliNuhoğlu#DevletBahçeli#TayyipErdoğan
S
Sabah Ekonomi
Yayıncı
Schriftgröße

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) iki ayrı yapısı ile hayli hareketli günlerden geçiyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Grup Başkanı Özgür Özel arasındaki siyasi taktik savaşı giderek kızışıyor. Arabulucuların çabaları, taraflar arasındaki "anlayış farklı, felsefe farklı, kültür farklı" denklemini çözmeye yetmiyor. CHP'linin, CHP'liye karşı yürüttüğü algı yönetimi, sosyal medya operasyonları, itibarsızlaştırma hamleleri birbirini izliyor. Dünün kahramanları, bugünün hainleri oluveriyor. İşte bu kaotik ortamda hakikaten at izi, it izine de karışıyor.

Elbette, 4-5 Kasım 2023 tarihli CHP Kurultayı hakkında verilen "mutlak butlan" kararı son derece önemli ve zincirleme reaksiyonlara da yol açıyor. Meseleyi, yok hükmünde sayılan kurultay ve iki parçaya bölünen CHP tablosu üzerinden okumak ne kadar gerekli ise "arın-durul" perspektifinden okumak da o kadar faydalı!

Butlan tartışması sırasında, arada kaynamaması gereken "kritik bir çağrı" ve o çağrıyı destekleyen "somut gerçeklikler, itiraflar, etkin pişmanlıklar, dekontlar, kayıtlar, görüntüler" de var!

Siz, şu ana kadar Sn. Özgür Özel ve arkadaşlarından, "Partide, arınma ve durulma zaruretine dair samimi bir beyan veya özeleştiri duydunuz mu?"

Örneğin,

İş insanı Ali Nuhoğlu, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerde, Ekrem İmamoğlu'nun aile şirketine yok pahasına (!) devredilen villalara ilişkin ayrıntılı bilgiler verdi. İmamoğlu villaları, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının alımı için kurulan para kuleleri, eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım veya eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve ailesinin şok ifadeleri hakkında, tek satır ikna edici açıklamaya tanık olundu mu?

Özgür Bey bu konuların hiçbirinde "özeleştiri vermedi!" İddiaların, partisine yönelik "kumpas" olduğunu ileri sürdü. Son olarak, 2.06.2026'da saat 17:45'te TBMM'de basın mensupları ile yaptığı sohbet toplantısında İmamoğlu için şunları söyledi:

"… Ekrem Bey ile ilgili para görüntüleri çıktığında ben Ekrem Başkan'ın gözünün içine baktım. Dedi ki ''Buradan bir kuruş geçmedi başkanım. Hepsi yalan, hepsi iftira, hepsi kumpas.'' O günden beri ben onun gözündeki ışıltıyı görüyorum!!!"

Oysa Kemal Kılıçdaroğlu aynı noktada, "Bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz" demekteydi. Ve o büyük hesaplaşma bir türlü yaşanmadı!

Öyle ki…

MHP Genel Başkanı Sn. Devlet Bahçeli de "CHP'de yaşanan gelişmeler CHP'nin kurumsallığına yakışmayan seviyeden demokrasimize zarar verici noktaya ilerlemektedir. …Beklentimiz toplumsal huzuru bozacak eylemlerden kaçınılmasıdır, toplumu ayrıştırıcı dil ve üslup geliştirilmemesidir" uyarısını yaptıktan sonra 2 Haziran 2026 tarihli grup toplantısında, "CHP her şeyden önce kendi arınmasını yapmalı; toplumun hassasiyetlerini gözeterek arınmalı ve durulmalıdır!" mesajı ile dikkat çekti.

Ve nihayet, bölünmüş CHP'nin "Özgür (!) kanadının", AK Parti'yi mindere çekme girişimleri karşısında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da dün, şöyle deme gereği hissetti:

"Türk siyasetine yakıştıramadığımız tüm bu tartışmaları güvenli takip mesafesinden izlemekle yetiniyoruz. … Çirkin ithamlara rağmen serin kanlı tavrımızı koruyoruz!"

***

Bu vesileyle… Sabah Gazetesi'nin, CHP'deki sıcak gelişmeleri, yolsuzluk soruşturmalarını, Özgür Özel'in siyasi tarzını ve zaman zaman maksadını aşan üslubu bağlamındaki duruşunu bir kez daha kayda geçirelim. Belli ki Sn. Özel, farklı mecralardaki yayınları, sosyal medya trollerinin paylaşımlarını sorumlu yayıncılıkla karıştırıyor, yanılgıya düşerek aynı kefede tartmaya kalkıyor. Nitekim önceki akşam basın buluşmasında, "Sabah Gazetesi sizi FETÖ'cülükle itham etti.!!!" biçimindeki provokatif soruyu yanıtlarken, hatada ısrar etti. Her şeyden önce Sn. Özel'in, 15 Temmuz 2016 gecesi TBMM'deki varlığını, "kontrollü darbe" yakıştırması yapılan ortamda, "Bu, kanlı bir darbe girişimidir" beyanını tarihe not düşen medya kuruluşları arasında Sabah, ilk sıradaydı. Özel'e, "FETÖ'cü etiketi" yapıştıran biz olmadık. Ama Manisa'daki siyasi aktivizminden bu yana kendisini markaja aldığını ifade eden FETÖ'cülerin itiraf ve ifadeleri mesleki açıdan göz ardı edilemezdi. Sn. Özel de iddiaların aksini savundu. FETÖ ile mücadelesine dair örnekler verdi. Malûm ifadelerde, Özel'e vurulan(!) FETÖ damgasından arındırılması için onun adına araya girenleri, maddi süreçler yaşandığını anlatanlar da oldu. Biz ise sadece gazetecilik yaptık ve Özgür Bey hakkında hüküm kurmadık! Ötesi ise iddia sahibi ile ispat makamı ve arada duran Özel'le ilgili bahisten ibaret!

This article was originally published by Sabah Ekonomi.

Related Stories