CHP'nin Kısır Döngüsü ve Erdoğan'ın Yaklaşımı
Bu arayış, artık aşırı kısır bir döngüye dönmüş durumda.
Aşağı yukarı şöyle bir döngü:
- Yenecek birinin bulunduğunu sanıp umutlanış. / Umutlanan isim fos çıkınca başlayan gaddar ve acımasız linç.
- Kazanmaya çok yaklaşıldığına dair büyük inanç. / Olmayınca şu iki teselli. BİR: Oylar çalındı. İKİ: Bu millet koyun.
- Konfetilerle seçim zaferini kutlama hayalleri. / Hayaller yıkılınca çekip gideceğim bu ülkeden duygusu.
- Tuvalet terliğiyle bile kazanılacağına inanacak kadar özgüven patlaması. / Kaybedince estirilen büyük bir nihilizm fırtınası.
Aslında çeyrek asırdır talepleri çok basit, çok sade, çok yalın:
Tayyip Erdoğan yenilsin de nasıl yenilirse yenilsin.
Eğriymiş doğruymuş: Bakmıyorlar. Yolsuzmuş arsızmış: Kulak asmıyorlar. Çaplıymış çapsızmış: Umurlarında bile olmuyor.
Olaylara kendileri gibi bakmayan geniş halk kesimlerinde oluşan...
“Bunlar gelirse biz Erdoğan yönetimini mumla ararız” şeklindeki duyguyla zerre kadar ilgilenmiyorlar.
Tayyip Erdoğan’ı yenmesini bekledikleri liderin, Tayyip Erdoğan’ın bir benzeri olmasını falan hiç dert etmiyorlar.
Ne dert etmesi! “Onu ancak bir benzeri yenebilir” fikrini gizli gizli benimsedikleri için “Tayyip Erdoğan’a ne kadar benzerse o kadar iyi” diye düşünüyorlar içten içe.
Çeyrek asırlık bu kısır döngü, bugünlerde de bütün ihtişamıyla devam ediyor.
İşte bakın: Şimdi de Özgür Özel / Ekrem İmamoğlu ikilisinin Tayyip Erdoğan’ı yeneceğine kesin iman etmiş durumdalar.
Yenerlerse ne alâ. Yenemezlerse bu sefer de Ekrem İmamoğlu / Özgür Özel ikilisini taşlayıp linçleyecekler.
CHP’nin asıl sorunu ne kurultaydır ne ayrışmadır ne karşılıklı hamlelerdir ne bölünüp parçalanmadır ne Kılıçdaroğlu’dur ne Özel’dir.
CHP’nin asıl sorunu içine saplanıp kaldıkları ve bir türlü çıkamadıkları çeyrek asırlık işte bu kahrolası kısır döngüdür.
ERDOĞAN CHP’YE ÜÇ AÇIDAN YAKLAŞIYOR
- AÇI BİR: CHP’de olup bitenlerin kendileriyle bir ilgisi olmadığının altını çiziyor. Olayı “kayıkçı kavgası” olarak niteliyor.
- AÇI İKİ: Sırası geldiğinde olayla ilgili “Kendi içindeki olayları halledemeyenler, milletin derdine nasıl derman olacak” şeklinde yorum yapmaktan kaçınmıyor.
- AÇI ÜÇ: CHP’nin iç tartışmaları nedeniyle sokakların terörize edilme olasılığına karşı uyarılarda bulunuyor. Buna geçit vermeyeceklerini söylüyor.
REHA MUHTAR’IN KAVUĞU
ŞU hayatta Reha Muhtar’la ilgili anlatabileceğim tek bir anı kırıntısına bile sahip değilim.
Selamlaşma? Yok. Mesajlaşma: Yok. Karşılaşma yok? Yok. Atina’dan bildirirken: Sıfır temas. “Acı var mı acı” günlerinde: Sıfır temas. Yükselişinde: Sıfır temas. Düşüşünde: Sıfır temas.
Buna rağmen ne zaman Reha Muhtar dense...
Medyadaki yozlaştırıcı etkisini falan bir tarafa bırakarak alabildiğine anlayışlı bir tebessüm eşliğinde şefkatle küçümsedim hep onu.
Yükselişiyle de düşüşüyle de ibretlik bir medya karakteridir Reha Muhtar.
Onun medyadan çekilişinin ardından kavuğuna korsan biçimde Rasim Ozan Kütahyalı sahip çıkmaya çalıştı.
Ama kabiliyetsiz, sevimsiz, ölçüsüz, hazımsız falan olduğu için Reha Muhtar’ın şov alanındaki efsanevi başarısının binde birini bile yakalayamadı. Sonu da malum.
Her zaman söylerim: Ölüm gelince bütün tartışma biter. Allah rahmet eylesin Reha Muhtar’a diyorum.
BIYIK / KİLO / BOY
ÖZGÜR Özel, kendileriyle mücadele ettiği kişilerin fiziksel özelliklerine laf söylemeye bayılıyor.
Mesela şöyle şeyler yapıyor:
- BIYIK: Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı için “iğrenç bıyıklı” diyor.
- KİLO: Partisinden kopan belediye başkanına “Tosun” diyor.
- BOY: Bakanların boyuyla posuyla alay ediyor.
Bir siyasi liderin, artık orta okul kantinlerinde bile “akran zorbalığı” olarak görülen bu tür davranışlara yönelmesi...
Gerçekten çok vahim.
Bunu sürdürürse...
Nefret suçu, ayrımcılık falan gibi gerekçelerle Sosyalist Enternasyonal’de kendisine kayyum atanabilir.
CHP’DEKİ AYRIMDA NELER YOK
- İdeolojik bir fark yok.
- Altı okla ilgili bir fark yok.
- Atatürkçülük anlayışında bir fark yok.
- Ulusalcılık / küreselcilik konusunda bir fark yok.
- Emperyalizm meselesinde bir fark yok.
- Ekonomiye bakış açısında bir fark yok.
- Kürt sorunuyla ilgili bir fark yok.
- İran / ABD olayıyla ilgili bırakın görüş farklılığını, görüş yok.
Peki ne var?
Şu var:



