Eilmeldung
ITLa battaglia su Hormuz riaccende la guerra nel GolfoKR봉화·영양 산지 제외 전역에 '폭염특보'…온열질환 주의KR경기도교육청, 악성 민원으로부터 교사 보호 위한 '교권보호단' 출범CNHong Kong Weather Forecaster May Issue Typhoon Signal Amid Heavy Rainstorm WarningsCN中国水利部升级洪水编号体系,覆盖116条河流,提升预警与防汛能力RUЭкономист: Ажиотажный спрос на топливо в России не будет долгосрочнымDEDer Harz im Wandel: Vom Borkenkäfer zur neuen WildnisTRABD-İran Gerilimi Petrol Fiyatlarını YükselttiTRAltın Fiyatları Düşüşe Geçti: İşte Gram ve Çeyrek Altın FiyatlarıCN塔里木油田累计向西气东输管网供气突破4000亿立方米ITLa battaglia su Hormuz riaccende la guerra nel GolfoKR봉화·영양 산지 제외 전역에 '폭염특보'…온열질환 주의KR경기도교육청, 악성 민원으로부터 교사 보호 위한 '교권보호단' 출범CNHong Kong Weather Forecaster May Issue Typhoon Signal Amid Heavy Rainstorm WarningsCN中国水利部升级洪水编号体系,覆盖116条河流,提升预警与防汛能力RUЭкономист: Ажиотажный спрос на топливо в России не будет долгосрочнымDEDer Harz im Wandel: Vom Borkenkäfer zur neuen WildnisTRABD-İran Gerilimi Petrol Fiyatlarını YükselttiTRAltın Fiyatları Düşüşe Geçti: İşte Gram ve Çeyrek Altın FiyatlarıCN塔里木油田累计向西气东输管网供气突破4000亿立方米
Newsgather
BackHollanda'dan Yalıkavak'a: Bir Gazeteci, Bir Ressam, Bir Tarihçi: Güner Kuban
Hollanda'dan Yalıkavak'a: Bir Gazeteci, Bir Ressam, Bir Tarihçi: Güner Kuban
NACHRICHT
Cumhuriyet1 g önceOther4 dk okumaTürkiye

Hollanda'dan Yalıkavak'a: Bir Gazeteci, Bir Ressam, Bir Tarihçi: Güner Kuban

Auf einen Blick

  • Hollanda'da gazetecilik yapan bir yazar, Türkiye sosyetesinin ve sanatçılarının uğrak yeri olan Honolulu Bar'ın sahibi Güner Kuban ile Yalıkavak'taki evinde buluştu.
  • Çerkes Ethem'in yeğeni olan Kuban, hem kendi yaşam öyküsünü hem de amcasının resmi tarihten farklı aile anlatısını paylaştı.

KI-generierte Zusammenfassung

Warum es wichtig ist

Yazar, Hollanda'da gazetecilik yaparken tanıştığı Güner Kuban ile Türkiye'ye döndükten sonra Yalıkavak'taki evinde bir araya gelerek onun yaşam öyküsünü ve aile tarihini dinlemiştir.

Schriftgröße

Senelerce, senelerce evveldi. Hollanda’ya ilk adımımı attığımda, henüz okul sıralarının tozunu üzerimden yeni silkelemiştim. Amsterdam’ın o kendine özgü ıslak havasına karışan mürekkep kokusuyla başladı buradaki gazetecilik serüvenim. Ve bu meslek, insanı insana kavuşturur; pek çok renkli, pek çok sıradışı insanla yolumu kesiştirdi. Bunlardan biri -belki de en unutulmazı- Güner Kuban’dı.

Amsterdam’ın göbeğinde kurulu Honolulu Bar, yalnızca bir içki mekânı değildi. Türkiye sosyetesinin, sanatçılarının, aydınlarının, Hollanda politikacılarının gözde kaçamak noktasıydı. Ajda Pekkan, Semiramis Pekkan, Duygu Asena... Bir çırpıda aklıma geliveren isimler bunlar; o loş, her daim kalabalık barda kendilerine yer bulan, bir soluk alan insanlar. Duvarlar Güner Kuban’ın resimleriyle kaplıydı. O resimler hâlâ gözümün önünde: renk renk, çarpıcı, tıpkı sahibi gibi. Duvarlardaki resimlerden birisi de 1969 yılında uğruna Hollanda’ya geldiği kız arkadaşı, hayat arkadaşı Tonny’ydi. Sevdiğini ağır bir hastalık sonrası kaybetmesi büyük bir darbe olur Kuban’ın yaşamında.

AMSTERDAM’DAN YALIKAVAK’A

Doksanlı yılların sonunda Güner Kuban bu efsane mekânı tam 22 yıl sonra kapattı ve Türkiye’ye döndü. Ama sıradan bir dönüş değildi bu. Bodrum Yalıkavak’ta, çizimlerini bizzat kendisinin yaptığı bir villa inşa etti ve orada kök saldı. Geçtiğimiz günlerde ben de o mekâna misafir oldum. Doksanlarını çoktan geçmiş bu canlı tarihin kapısını çalmak bir görev gibi hissettiriyordu bana. Tam iki saat konuştuk. Söylenen her sözü kayıt altına aldım; kim bilir, belki bu söyleşi bir gün, başka bir mecrada okuyucuyla buluşur. Ama bu yazıda önce şunu söylemem gerek: Güner Kuban, Kurtuluş Savaşı’nın ünlü ismi Çerkes Ethem’in yeğeni.

RESMİ TARİH, AİLE TANIKLIĞI

Babası, Çerkes Ethem’in ağabeyi, subay ve ilk dönem milletvekillerinden babası Çerkez Reşit Bey. Bu ayrıntı, onun yaşamöyküsünü bambaşka bir ışıkta görünür kılıyor.

Çerkes Ethem, Kurtuluş Savaşı’nın en tartışmalı, en çarpıcı figürlerinden biridir. Seyyare kuvvetleriyle Anadolu’daki pek çok isyanı bastırmış, Salihli cephesinde Yunan kuvvetlerini durdurmuş, savaşın kritik yıllarında etkin bir komutan olarak öne çıkmıştı. Milletvekili olan ağabeyleri Tevfik ve Reşit Bey ile birlikte güçlü bir ailenin parçasıydı. Ne var ki İsmet İnönü ile yaşanan derin görüş ayrılıkları ve kuvvetlerini Batı Cephesi Komutanlığı bünyesinde birleştirme meselesindeki çatışma, bu üç kardeşin kaderini kökten değiştirdi.

Çerkes Ethem, bir dönem Yunan kuvvetlerinin yardımıyla Anadolu’yu terk etmek zorunda kaldı. Sürgün yıllarını Ürdün’de geçirdi ve Amman’da, Şeria nehri kıyısında, henüz altmış üç yaşındayken geçirdiği bir kalp kriziyle yaşamını yitirdi. Güner Kuban ise amcasının teslim olmadığını ısrarla vurguluyor: Ethem, bir evde kıstırılmış, yaralı olarak Yunan kuvvetlerince ele geçirilmişti. Bu ayrıntı önemli. Resmi tarih bir şey söylüyor; ailenin tanıklığı başka bir şey. Ve Güner Kuban, bu iki anlatı arasındaki gedikle yaşamını geçirmiş biri.

Onun kendi macerası da Kurtuluş Savaşı’nın hemen ardından başlar. Uzun yıllar doğduğu Atina’da yaşadı; yaşamının bir bölümü Lübnan’da geçti. Sürgün ve yurt arasında salınan bir yaşam ama hiçbir zaman sanatından ve yaşam enerjisinden vazgeçmeden.

Söyleşimizin ayrıntılarını başka bir yazıya bırakıyorum. Ama şunu şimdiden söyleyeyim: Doksanını aşmış bu yazar, mimar insan, tarihin tam ortasında duruyor. Özellikle tarihi anlatırken hiç de yorgun görünmüyordu.

Offene Fragen

  • Çerkes Ethem'in teslim oluşuyla ilgili aile anlatısı ne kadar doğrudur?
  • Güner Kuban'ın sanat eserleri hakkında daha fazla bilgi var mı?

Verwandte Themen

This article was originally published by Cumhuriyet.

Ähnliche Meldungen

Mehr zu diesem Themagüner kuban