İlim Yayma Ödülleri Akademisyenleri 'Bölgesel İstikrar için Bilim Diplomasisi' Bildirgesini Açıkladı
Silivri'de düzenlenen 2. İstişare Kampı'nı tamamlayan akademisyenler, bölgesel istikrar için stratejik yol haritası belirledi
Auf einen Blick
- İlim Yayma Ödülleri sahibi akademisyenler, Silivri'deki 2.
- İstişare Kampı'nda 'Bölgesel İstikrar için Bilim Diplomasisi' bildirgesini hazırladı.
- Bilal Erdoğan, uluslararası öğrencilerin Türkiye'nin akademik ve ekonomik gücüne katkısına vurgu yaptı.
KI-generierte Zusammenfassung
Warum es wichtig ist
İlim Yayma Ödülleri, Türkiye'deki akademik çalışmaları teşvik etmek amacıyla düzenlenen bir programdır. Ödül sahibi akademisyenler, her yıl bir araya gelerek belirli konularda ortak bildirgeler hazırlamaktadır.
İlim Yayma Ödülleri sahibi akademisyenlerin katılımıyla 1 Mayıs'tan beri Silivri'deki otelde devam eden "2. İstişare Kampı" tamamlandı.
İstanbul'daki kampın ardından Türkiye ve bölgenin geleceğinin bilimsel vizyon ve ortak eylem planı etrafında ele alındığı "Bölgesel İstikrar için Bilim Diplomasisi" başlıklı bildirge, basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu.
Bilal Erdoğan, yaptığı konuşmada, İlim Yayma Ödülleri'nin, Türkiye'deki akademik çalışmaların düzeyinin yükseltilerek ülkenin daha güçlü bir oyuncu olması için hem özendirme hem de ödüllendirmeyi teşvik etme görevlerinin olduğunu söyledi.
Ödül sahibi akademisyenlerin çalışmalarının kamuoyunca daha iyi bilinmesi için çeşitli çalışmalar yaptıklarını belirten Erdoğan, bir yandan da onların her yıl bir araya gelerek ortak kanaat geliştirdikleri alanda bir bildiriyi kamuoyuyla paylaşmalarını, daha sonra da bunu karar vericilere gidip teslim etmeyi metot olarak benimsediklerini anlattı.
Bilal Erdoğan, geçen yıl çalışmanın ilkinde "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" Bildirgesi'ni kamuoyuyla paylaştıklarını dile getirerek, "Bunların tesirli olduğunu, hayırlı olduğunu da görüyoruz, görmeye devam edeceğiz inşallah. Bu sene de yine ödül sahibi hocalarımız, bu hafta sonu bir araya gelerek bir bildiri hazırladılar. Ben de bu bildirinin içeriğine bu hafta muttali oldum. Çok da isabetli bir alanda olduğunu söyleyebilirim. Biz de bu bildiriyi yine ilgili hedef karar vericilere gidip aktaracağız. Onlarla oturup istişare edeceğiz, görüşlerimizi ve neler yapılabileceğini paylaşacağız." diye konuştu.
Türkiye'de 350 binden fazla misafir öğrencinin bulunduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Sanki bunların hepsi Türkiye'ye devletimizin burslarıyla geliyor gibi de bir yanlış bilgi var. Türkiye, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) aracılığıyla bunların sadece 15 binini şu anda burslandırıyor. Geri kalan tamamı, kendi imkanlarıyla geliyorlar. Bu işin ekonomisini konuşacak olursak, biraz sığ düşünürsek bir öğrencinin en az 10 turist kadar ekonomisinin olduğunu kabul etmek lazım. Bütün yılını Türkiye'de geçirdiği için hem üniversiteye para veriyor hem yaşam masraflarına vesaire... Türkiye, daha yakın zamana kadar 30-40 bin öğrencilerdeydi. Son 5-6 yılın hızlı bir gelişmesi bu. Hocalarımızın bahsettiği ülkelerin en parlak öğrencileri Türkiye'ye geliyorlar. Gerçekten Türkiye'de başarılı akademik çalışmalar yapıyorlar. Türk akademik ekosistemine katkı sağlıyorlar.
Eğer birileri, Türkiye'deki uluslararası öğrencilerle ilgili algıları bozmaya, onlara karşı bir kamuoyu oluşturmaya çalışıyorsa bilin ki milletimize ihanet ediyor veyahut da başka birilerinin maşası olarak hareket ediyor. Bu konuda Türkiye'de uluslararası öğrenci sayısının 1 milyona çok hızlı bir şekilde çıkması, bütün milletimizin derdi olmalı. Hem ekonomik olarak hem Türkiye'nin merkez ülke rolünü güçlendirmesi itibarıyla hem de Türkiye'nin bilimsel ekosistemini güçlendirmesi itibarıyla... Dolayısıyla bütün basın mensuplarının dikkatine bunu sunmak isterim. Birileri bu işleri kurcalıyorsa, abuk sabuk haberler yapılıyorsa bilin ki onun arkasında bir düşmanlık var, bir art niyet var. Bunu muhakkak bilmemiz gerekiyor."
Yabancı öğrencilerin ekonomik değer bakımından da önemine değinen Erdoğan, ABD'nin uluslararası öğrencilerden 40 milyar doların üzerinde ekonomik kazanç elde ettiğini söyledi.
Bilal Erdoğan, bu konuda dolaylı kazançların da bulunduğuna dikkati çekerek, önemli bir bilim insanının ülkeye kazandırılmasının da ekonomik katkılarının olduğunu fakat bunun hesaplanamadığını dile getirdi.
Bazı kesimlerin geçmişteki tavırlarının Türkiye'deki turistlere, yabancılara ve uluslararası öğrencilere karşı menfi bir ekosistemin oluşmasına yol açtığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti: "Türkiye'nin Afrika üzerindeki etkinliğinde Türkiye'deki Afrikalı öğrencilerin büyük bir katkısı var. Türkiye mezunu olan Afrikalı öğrenciler, bugün ülkelerinde önemli yerlere geliyor, önemli iş insanları, kanaat önderleri, siyasetçiler, karar vericiler oluyorlar. Bu da Afrika kıtasında Türkiye'nin etkinliğini artırıyor. Bunu istemeyenler kimler? Onları da biliyoruz. Biraz daha kamuoyunun da bu konuda doğru bilgilendirilmesine ve dirençli olmasına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bunları başarırsak Türkiye'nin sağlık ve eğitim ile ekonomik olarak en az turizm kadar geliri olabilecek potansiyeli var."
İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı Yusuf Tülün de çalışmayla, milletçe ve devletçe kalkınmaya katkısı olacak ve problemli alanlardan kurtaracak şekilde ülkeyi, bilim ve iş dünyasını buluşturmayı amaçladıklarını söyledi.
Tülün, bu bildirgeyle beraber değerlendirilmek üzere ön hazırlık mahiyetinde gayretleri ortaya koyduklarını belirtti.
Toplantıda "Bölgesel İstikrar için Bilim Diplomasisi" Bildirgesi, Prof. Dr. Zekeriya Kurşun tarafından okundu.
İlim Yayma Ödülleri Ödül Komisyonu Başkanı Prof. Dr. İdris Sarısoy ile 2019, 2021, 2023 ve 2025 yıllarında İlim Yayma Ödülleri'ni alan akademisyenler de toplantıya katıldı.
Akademisyenler, bildirgeyi imzaladı
Bilim diplomasisi alanında kapsamlı stratejik dönüşümlerin ele alındığı toplantıda "Bölgesel İstikrar için Bilim Diplomasisi" Bildirgesi'ni Prof. Dr. Özcan Erel, Prof. Dr. Barış Bayram, Prof. Dr. Şener Aktürk, Prof. Dr. İdris Sarısoy, Prof. Dr. Fikrettin Şahin, Prof. Dr. Mehmet Zahmakıran, Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu, Prof. Dr. Zekai Şen, Prof. Dr. Mustafa Soylak, Doç. Dr. Hümeyra Özturan, Prof. Dr. İbrahim Akduman, Prof. Dr. İlhami Gülçin ile Prof. Dr. Zekeriya Kurşun imzaladı.
Bildirgede bölgesel istikrarı kalıcı kılmak adına atılması gereken stratejik adımların önemi ve aciliyeti vurgulandı.
Worauf zu achten ist
KI-Ausblick — Möglichkeiten, keine Fakten
Bildirgenin ilgili bakanlıklar ve karar vericilerle paylaşılması
Sehr wahrscheinlich · Innerhalb von Wochen
Uluslararası öğrenci sayısını artırmaya yönelik yeni teşviklerin gündeme gelmesi
Möglich · Innerhalb von Monaten
Offene Fragen
- Bildirgede yer alan somut stratejik adımlar nelerdir?
- Karar vericilere sunulacak olan eylem planının detayları nelerdir?


