İmamoğlu Davasında Sanıkların Savunmaları Tamamlandı: Mütalaa Bekleniyor
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Ekrem İmamoğlu ve diğer sanıkların "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılanmasına devam ediliyor. Savunmaların tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti, tutukluluk durumlarına ilişkin mütalaayı açıklayacak.
Auf einen Blick
- İstanbul'da görülen "siyasal casusluk" davasında Ekrem İmamoğlu ve diğer sanıkların savunmaları tamamlandı.
- Mahkeme, savcının tutukluluk mütalaasını bekliyor.
- İddianamede, İBB'deki verilerin yabancı istihbarat servislerine aktarıldığı iddia ediliyor.
KI-generierte Zusammenfassung
İstanbul'da görülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği "siyasal casusluk" davasında önemli bir aşamaya gelindi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Silivri'de görülen davada, sanıkların savunmaları tamamlandı. Duruşma savcısının bugün, tutuklu sanıkların durumlarına ilişkin mütalaasını açıklaması bekleniyor.
İddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Ulaş Yılmaz'ın "siyasal casusluk" suçundan 15 yıldan 20'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.
**İDDİANAMEDEN ÖNEMLİ NOKTALAR**
Toplam 162 sayfadan oluşan iddianamenin ilk bölümlerinde "casusluk nedir", "devlet sırrı nedir" ve "mozaik sır teorisi nedir" gibi teorik ve hukuki çerçeveye yer veriliyor. Soruşturmanın, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan bir ihbar üzerine başlatıldığı belirtiliyor.
İddianamede Hüseyin Gün, İsrail, ABD ve İngiltere lehine çalıştığı iddia edilen, kriptolu haberleşme kullanan ve uluslararası bağlantıları bulunan bir "operasyonel aktör" olarak tarif ediliyor. İhbarda, Gün'ün "ajanlık faaliyetleri yürüttüğü", "seçimlerde hükümet aleyhine propaganda için finansman sağladığı" ve "kriptolu telefonlar kullandığı" öne sürülüyor.
İddianamede ayrıca, İBB'ye ait veri tabanındaki bazı bilgilerin, mail adreslerinin ve şifrelerin "OSINT/darkweb" ortamına aktarıldığı, bu veriler üzerinden yabancı istihbarat servisleri güdümünde analizler yapıldığı ve bu süreçte kişisel verilere erişildiği ileri sürülüyor. Bu verilere erişim ve analiz sürecinin, Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla yürütüldüğü iddia ediliyor.
**TELE 1'E KAYYIM VE SATIŞ SÜRECİ**
Dava sürecinde dikkat çeken bir diğer gelişme ise TELE 1 televizyonuna yönelik oldu. Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ'ın gözaltına alınmasının hemen ardından, 24 Ekim 2025'te TELE 1'e kayyım atandı. Resmi Gazete'nin 25 Nisan tarihli kararına göre kanal, Yanardağ henüz hakim karşısına dahi çıkmadan, 28 milyon liraya açık artırma yöntemiyle satışa çıkarıldı.
**SANIKLARIN SAVUNMALARINDAKİ DİKKAT ÇEKİCİ İFADELER**
Davada 18. duruşma gününde, tutuklu sanıklardan İBB Dijital Yayınlar Koordinatörü Ulaş Yılmaz'ın savunmasının ardından söz alan Necati Özkan, bir sunum sonrası Hüseyin Gün'den "memnun kalmadıklarını" belirterek, "Amiyane tabirle ‘sepetlediğimiz’ bir beyefendi, şu anda bizim ‘yöneticimiz’ olarak buraya konduruldu" ifadelerini kullanmıştı. Yılmaz ise bu sözlere, "Evet, projesi tırttı" şeklinde karşılık vermişti. Ekrem İmamoğlu da daha önceki duruşmalarda Gün hakkında benzer eleştirilerde bulunmuştu.
**UZMAN GÖRÜŞÜ DOSYADA YER ALDI**
Necati Özkan'ın avukatı Erkam Erdem tarafından Adli Bilişim Mühendisi ve Adli Bilirkişi uzmanına hazırlatılan teknik uzman mütalaası da dosyada yer alıyor. Uzman görüşünde, incelenen e-posta ve şifrelerin İBB bilgi sistemlerinden ele geçirilmediği, verilerin bazı İBB çalışanlarının kişisel olarak üye oldukları internet sitelerinde yaşanan küresel veri sızıntılarından kaynaklandığı ifade edildi.



