KKTC Dışişleri Bakanlığı: AP Raporundaki Tanımlamalar Kabul Edilemez
Auf einen Blick
- KKTC Dışişleri Bakanlığı, AP raporunda Kıbrıs Türk halkının 'adanın meşru bir topluluğu' olarak tanımlanmasını ve Türkiye'ye yönelik çağrıları reddetti.
- Bakanlık, KKTC'nin egemen ve bağımsız bir devlet olduğunu vurgulayarak, AB'yi Kıbrıs Türk halkının eşitliğine saygı duymaya çağırdı.
KI-generierte Zusammenfassung
Warum es wichtig ist
Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs Türk halkı ve Türkiye'ye yönelik eleştiriler içeren bir raporu, KKTC Dışişleri Bakanlığı tarafından sert tepkiyle karşılandı.
KKTC Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, AP raporunda Kıbrıs Türk halkının yalnızca "adanın meşru bir topluluğu" olarak tanımlanması ve Türkiye'ye Kıbrıslı Türklere "siyasi alan açması" yönündeki çağrılar kabul edilemez bulunurken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) egemen ve bağımsız bir devlet olduğu vurgulandı.
Bakanlık, Avrupa Birliği'ni Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğine ve eşit uluslararası statüsüne saygı gösteren dengeli bir yaklaşım benimsemeye davet ederek, KKTC'nin haklı mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini bildirdi.
"KKTC'YE YÖNELİK TANIMLAMA KABUL EDİLEMEZ"
Açıklamada, raporda Kıbrıs Türk halkının yalnızca "adanın meşru bir topluluğu" olarak tanımlanması ve Türkiye'ye Kıbrıslı Türklere "siyasi alan açması" yönündeki çağrıların, halkın demokratik iradesiyle kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ve kendi geleceğini tayin etme hakkını açıkça görmezden geldiği vurgulandı. Bakanlık, KKTC'nin kurumları, demokratik yapısı ve halkının özgür iradesiyle varlığını sürdüren egemen ve bağımsız bir devlet olduğunu bildirdi.
'FEDERASYON MODELİ DAYATMASI GERÇEKÇİ DEĞİL'
Bakanlık açıklamasında, Avrupa Parlamentosu'nun federasyon temelindeki anlaşma modelini tek seçenek olarak dayatmasının Ada'daki siyasi ve fiili gerçeklerle bağdaşmadığı ifade edildi. Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle tüketilmiş bir müzakere modelinin yeniden gündeme getirilmesinin anlaşma arayışlarına katkı sunmadığı belirtilirken, kalıcı ve adil bir anlaşmanın ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olacağı kaydedildi.
"AB'NİN TARAFSIZ AKTÖR İDDİASI İNANDIRICI DEĞİL"
Raporda Avrupa Komisyonu'na yeni bir Kıbrıs Özel Temsilcisi atanması çağrısının da yersiz olduğu vurgulanan açıklamada, Kıbrıs Türk halkının temel haklarını yıllardır göz ardı eden Avrupa Birliği'nin "tarafsız" bir aktör sıfatıyla anlaşmaya katkı sağlayabileceği iddiasının inandırıcılıktan uzak olduğu ifade edildi. Bakanlık, AB müdahalesinin asla kabul edilmeyeceğini bildirdi.
"AB'NİN TAAHHÜTLERİ YERİNE GETİRİLMEDİ"
Offene Fragen
- AB'nin Kıbrıs Türk halkının eşit statüsünü ne zaman kabul edeceği?
- Federasyon dışı çözüm modelleri AB tarafından değerlendirilecek mi?




