Şişli'de 2000 Yılında Öldürülen Çağla Tuğaltay Cinayetinde Yeni Gelişme: Anne Fethi Kabir Talep Etti
Adalet Bakanlığı koordinasyonunda kurulan özel birim, 26 yıldır çözülemeyen cinayetin izini sürüyor. DNA örnekleri 196 ülkeye gönderildi
Auf einen Blick
- Adalet Bakanlığı koordinasyonunda faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için kurulan özel birim, 2000 yılında Şişli'de öldürülen 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay cinayetini yeniden inceliyor.
- 26 yıldır katile ait iz bulunamazken, DNA örnekleri Interpol aracılığıyla 196 ülkeye gönderildi.
- Çağla'nın annesi Gülnur Saygı, 4 şüpheli için fethi kabir talep etti.
KI-generierte Zusammenfassung
Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için Adalet Bakanlığı koordinasyonunda özel birim kurulmuştu. Bu birim, 2000 yılında Şişli'de öldürülen Çağla Tuğaltay cinayetinin de izini sürecek. Cinayet ile ilgili tüm veriler Interpol'ün veri tabanında yer alıyor. Ancak 26 yıldır katile ait bir iz bulunamadı. Adli Tıp Kurumu'nun tespit ettiği DNA bugüne kadar 80 kişiyle karşılaştırıldı ama sonuç alınamadı. Dosyada yer alan DNA ve parmak izi örnekleri olası karşılaştırma için Interpol aracılığıyla 196 ülkeye gönderildi.
NTV'de yer alan habere göre; soruşturma sürerken 26 yıldır evlat acısı çeken Gülnur Saygı, öldürüldüğü belirlenen 4 şüpheli için fethi kabir istedi. Haklarında fethi kabir talebinde bulunulan 4 isim; aynı apartmanda oturan İsmail Hakkı Ç. ile Fehmi Ç., aynı mahallede oturan Bülent F. ve karşı binada oturan Bülent T. Fethi kabir talebi kabul edilirse 4 mezar da açılacak ve DNA örnekleri alınıp karşılaştırılacak.
15 yaşındaki Çağla Tuğaltay, 5 Haziran 2000'de okuldan çıktıktan sonra saat 16.40 sıralarında eve döndü. Olay Çağla'nın annesi Gülnur Tuğaltay'ın eve telefon etmesiyle ortaya çıktı. Anne Tuğaltay, uzun süre cevap alamadığı için komşusu Nilgün Çemberli'den gidip bakmasını rica etti. Çemberli, anahtarla içeri girdiğinde dehşet bir manzarayla karşılaştı.
Polis tutanaklarında kapıda herhangi bir zorlama olmadığı, evden bir şey çalınmadığı, Çağla'nın iç çamaşırının sıyrılmış olduğu ama tecavüz bulgusuna rastlanmadığı belirtildi. 2000'de düzenlenen kriminal raporda tırnak altı DNA bulunmadığı belirtildiği halde 2013'teki incelemede bunun tam tersi bir sonuç çıktı. Çağla'nın tırnak altında boğuşmaya bağlı olarak yabancı bir erkeğe ait DNA tespit edildi. Hem DNA hem de binanın girişindeki kan lekesinden alınan örneklerde bugüne dek herhangi bir eşleşme olmadı.







