Eilmeldung
ESJürgen Klopp, nuevo seleccionador de Alemania, promete revivir la selecciónESFrancia afronta incendios forestales sin precedentes con más de 140.000 evacuadosESIncendios en Madrid y Ávila: Frentes se fusionan, día crítico para evitar mayor uniónESIncendios en España: Críticas a Marlaska por falta de previsión y 10.000 evacuadosESLa UE acoge con cautela los nuevos aranceles de Trump, pero cuestiona su justificaciónESJuez Calama mantiene investigación a Zapatero por rescate de Plus UltraESGuardia Civil detiene a una persona e investiga a otra por incendio forestal en Burgohondo (Ávila)ESEspaña: Incendios forestales provocan emergencia nacional y miles de desalojosESEl Gobierno reactivará la tramitación de la Autoridad en Defensa del Cliente FinancieroESEl Tribunal Supremo aplica la Ley de Amnistía a ocho condenados por desobediencia y desórdenes públicosESJürgen Klopp, nuevo seleccionador de Alemania, promete revivir la selecciónESFrancia afronta incendios forestales sin precedentes con más de 140.000 evacuadosESIncendios en Madrid y Ávila: Frentes se fusionan, día crítico para evitar mayor uniónESIncendios en España: Críticas a Marlaska por falta de previsión y 10.000 evacuadosESLa UE acoge con cautela los nuevos aranceles de Trump, pero cuestiona su justificaciónESJuez Calama mantiene investigación a Zapatero por rescate de Plus UltraESGuardia Civil detiene a una persona e investiga a otra por incendio forestal en Burgohondo (Ávila)ESEspaña: Incendios forestales provocan emergencia nacional y miles de desalojosESEl Gobierno reactivará la tramitación de la Autoridad en Defensa del Cliente FinancieroESEl Tribunal Supremo aplica la Ley de Amnistía a ocho condenados por desobediencia y desórdenes públicos
Newsgather
ZurückSiyasi Görüş: Dünya ve Türkiye'de Değişim Süreci Üzerine Düşünceler
Siyasi Görüş: Dünya ve Türkiye'de Değişim Süreci Üzerine Düşünceler
Politik
Cumhuriyet21.4.2026Politik2 Min. LesezeitTürkiye

Siyasi Görüş: Dünya ve Türkiye'de Değişim Süreci Üzerine Düşünceler

Auf einen Blick

  • Yazar, dünya ölçeğinde ABD-İsrail ittifakının Ortadoğu'daki savaşlarına ve Türkiye'deki yönetim modeline ilişkin sert eleştiriler yöneltiyor.
  • Açlıkla mücadele eden belediye başkanlarının gözaltına alınmasını kınayan yazar, 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz' sloganının evrensel bir çağrı haline geldiğini vurguluyor.

KI-generierte Zusammenfassung

Schriftgröße

Karamsarlıkla söylediğim gibi bir duyguyu vermek istemem. Ülkemiz ve dünya ölçeğinde, artık kaçınılmaz değişimin yaşanmak zorunda olduğu bir sürecin sancıları söz konusu. İnsanlık adına çok acılı geçen yıllar ile nefes alınabilen yıllar arasında hep gelgitler yaşanmış. İnsanlık tarihinin bütünlüğüne bakıldığında, ilkel yaşam koşullarından, ileri teknolojilere geçiş süreçleri arasındaki gelgitlerde, gücün acımasız ellerde toplandığı dünya düzenlerinin daha uzun zamanlara dönük, çok daha ağır bastığı izlenimimiz de var. İlkel toplumlardaki vahşet görüntüleri ne kadar acımasız görüntüler veriyor olsa da gelişmiş teknoloji gücü ile yaşatılan diktatörlük düzenlerinde, görünmez kılınabilen acımasızlık, can yakmaların boyutları yanında çok daha hafif kalabliyor. Son yılların merkezde Amerika-İsrail ittifakı tüm Ortadoğu'yu kapsayan savaşlarda, renkli ışıklar olarak ekranlardan izlenebilen bombaların renkli ışıklarının arkasında yaşanan her türden katiamların boyutları görünmez kılınabildiğinden, gerçeklerle yalanların tersyüz edilebilmesi daha da kolaylaşabiliyor.

Ülkemizin içinde, yaşadıklarımıza, yaşatılanlara sıra geldiğinde ise: Ülkemizin artık yüzde doksanları için geçerli olan olumsuzlukların, suç kapsamında bile görülemediği bir gerçekle yüzleşmiş oluyoruz. Dışarıda kalanlarımızın insanca yaşayabilme koşullarından adım adım uzaklaştırılıyor olmalarının doğrudan kanıt oluşturulabilmesi söz konusu değil. İstatistikler, yılların değil sadece, günlerin içinde bile kaybedilenler üzerinden gerçekleri ortaya koysa da ne değişiyor? Kamera uzatılan kişiler gün gün aç kalmamak üzere bulmaya çalıştıkları çözümleri anlatabilmenin çabası içindeler. Ülkemizdeki son seçimlerde büyük oy farkı ile yönetime gelen belediye başkanları, sadece ve sadece açlığa karşı ürettikleri çözüm, nefes alabilme yollarını ürettikleri için aralıksız operasyonlara, sıraya dizilmiş olarak cezaevlerine gönderilmediler mi? İktidarları erki, suç yaratabilme yolları kapandıkça ders almak hak getire, operasyonlarını sürdürebilmenin dışında henüz bir çözüm yolu adına akıllarını başına devşirme gibi bir çözüm noktasına varmak istemiyorlar. Dünyanın en haksız, hukuksuz bir yönetim modelinin üzerine çarpıtmalar, eklemlenmiş haksızlık, hukuksuzluktan vazgeçememenin çıkmazı içindeler.

Son ayların dünya ile ülkemiz içindeki hızlı değişimlerine işte tam da gelinmiş bugünün koşullarından dikkatle bakmanın zamanı geldi de geçti bile. Dışarıda ileri teknolojiler üzerinden en acımasızca işlenmekte olunan, eklemlenen insan hakları suçlarının getirisi kalmadı. Her tür suçu işlemekten kaçınmayanların yürüdükleri yollar bir bir kapanıyor. Dahası tersine gelişmelerle batmamak adına yanardöner siyasetlere gömülüverdiler. Ne dedikleri, ne yapmak istediklerini anlatamayacak noktalarda, ya deli taklitlerine kaçış yapıyorlar ya da içtenlikle iç dengelerini de kaybetmiş konumdalar. İçeridekilerin yaptıklarına, yapmaya çalıştıklarının içinden çıkılmaz gidişindeki yalpalamalarına bakıldığında sanki daha da ağır bir girdabın içine kendi kendilerini sürükledikleriyle yüzleşmiş oluyoruz. Nereden çıkabilecekleri umuduna kapılıp yola çıkmaa kalkıştıklarında, birinci elden sorumlu oldukları suçlular ittifaklarına karışıveriyorlar. "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganının artık sadece CHP'nin değil, dünya çapında evrensel bir slogan olduğunu, son yapılan dünya insan hakları, hukuk düzeni kurulması, dayanışması örgütlenmelerinden de öğrenmedik mi?

Verwandte Themen

This article was originally published by Cumhuriyet.

Ähnliche Meldungen

Mehr zu diesem Themasiyasi eleştiri