Eilmeldung
CRYPTO-ENZilliqa Investigates Security Incident After ZIL Stolen from Exchange Partner's Cold WalletINHouthis Declare Maritime Blockade Against Saudi Arabia, Escalating Red Sea Energy CrisisITAvviato il programma pilota 'Zona Sicura' nel Libano meridionale con IDF, USA e forze libanesiUKKevin Keegan, Former England and Newcastle Manager, Dies Aged 75USU.S. Military Conducts Airstrikes in Iran After Service Member Deaths; UK Gets New Prime MinisterUKFederal Judge Halts Paramount-Warner Bros Discovery Merger for Two WeeksRUВВС США ищут партнеров для поставки систем ПВО для защиты базDEBerichtssaison startet: Tech-Giganten und KI im FokusKR2차 종합특검 수사기간 연장안 국회 본회의 상정…국민의힘 필리버스터 돌입CRYPTO-ENTether Gold (XAUT) Recognized as Accepted Spot Commodity in Abu Dhabi Global MarketCRYPTO-ENZilliqa Investigates Security Incident After ZIL Stolen from Exchange Partner's Cold WalletINHouthis Declare Maritime Blockade Against Saudi Arabia, Escalating Red Sea Energy CrisisITAvviato il programma pilota 'Zona Sicura' nel Libano meridionale con IDF, USA e forze libanesiUKKevin Keegan, Former England and Newcastle Manager, Dies Aged 75USU.S. Military Conducts Airstrikes in Iran After Service Member Deaths; UK Gets New Prime MinisterUKFederal Judge Halts Paramount-Warner Bros Discovery Merger for Two WeeksRUВВС США ищут партнеров для поставки систем ПВО для защиты базDEBerichtssaison startet: Tech-Giganten und KI im FokusKR2차 종합특검 수사기간 연장안 국회 본회의 상정…국민의힘 필리버스터 돌입CRYPTO-ENTether Gold (XAUT) Recognized as Accepted Spot Commodity in Abu Dhabi Global Market
Newsgather
ZurückTürkiye Cumhuriyeti'ne Sahip Çıkma Sorumluluğu ve Cumhuriyetin Yeniden İnşası
Türkiye Cumhuriyeti'ne Sahip Çıkma Sorumluluğu ve Cumhuriyetin Yeniden İnşası
In Entwicklung
Cumhuriyet18.6.2026Politik4 Min. LesezeitTürkiye

Türkiye Cumhuriyeti'ne Sahip Çıkma Sorumluluğu ve Cumhuriyetin Yeniden İnşası

Auf einen Blick

  • Yazı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının cumhuriyete sahip çıkma sorumluluğunu vurguluyor.
  • Karşıdevrimci zihniyetin hamlelerinin tükendiğini belirterek, cumhuriyetin adalet ve hukuk temelinde yeniden ayağa kalkışını ve toplumsal karakterin önemini anlatıyor.

KI-generierte Zusammenfassung

Schriftgröße

En açık şekliyle dile getirmek gerek: Türkiye Cumhuriyeti’nin var ettiği yurttaşlar olarak bizler, bugün bu cumhuriyete sahip çıkmakla sorumlu insanlarız. Geleceği kuran geçmişin ta kendisi olan cumhuriyet için bu sorumluluğumuz, yaşamsal olduğu kadar tarihîdir de.

Türkiye Cumhuriyeti, basitçe bir yönetim biçimi ya da kurumlar bütünü değildir; o, tarihsel bir zorunluluğun tezahürü olarak özgürlük ve düzenin diyalektiğinden doğmuş yaşayan bir canlıdır.

Yıllardır karşı karşıya olduğumuz çatışma, iki ayrı zaman algısının, iki ayrı varoluş biçiminin çarpışmasıdır. Bir tarafta, hukuk ve adalet kavramlarını araçsallaştıran, bu kavramların zerresine bile tahammül edemeyen karşıdevrimci zihniyetler var. Gücünü yıkmaktan alan bu zihniyetler, karanlık odalarda oyunlar kurup çeşit çeşit hamlelerle karşımıza çıktı yıllarca. Ve en sonunda, bütün o kirli senaryoların doruk noktası olarak butlan oyununu masaya sürdüler. Oysa bu son hamle, aslında kendi tükenişlerinin itirafından başka bir şey değildi. İşte şimdi şimdi anlıyorlar, hiçbir kirli zihnin, bir ilkeyi ortadan kaldıramayacağını!

Mutlak butlan kararı kendi sınırlı zihinlerinde ürettikleri stratejinin içinde atabilecekleri son adım, yapabilecekleri son hamle ve söyleyebilecekleri son sözdü. Ve öyle de yaptılar, bu adımı da atıp, bu hamleyi de yaparak kendileri için son sözü söylediler. Ve işte, her birimizin gördüğü gibi direniş karşısında bu hamle de boşa düştü.

Artık, karşıdevrimcilerin tüm hamleleri tükendi! Kendi içsel boşluklarının yansımalarıyla baş başalar artık. Tekrar eden senaryoları açık bir şekilde gösteriyor ki, artık üretemeyen bir zihnin çaresiz çırpınışları içindeler.

CUMHURİYETİN YENİDEN AYAĞA KALKIŞINA DOĞRU

Oysa direniş tarafında bugünlerde bambaşka bir tablo var. Tarihin tozlu sayfalarına gömülmek istenen cumhuriyet, kendini yıkmak isteyenlere karşı verilen kararlı mücadeleyle birlikte diyalektik bir sıçrama yaşıyor ve bu sayede yeniden kendine geliyor. Üstelik bu sefer köklerini çok daha derinlere salıyor.

Tam bu noktada, adaletin, bir kurumun veya bir mahkeme kararının ötesinde, toplumsal sözleşmenin etik omurgası olduğunu hatırlıyoruz. Bu omurganın hukuksuzluk yaşandığında ortadan kalkmayacağını, yalnızca ertelendiğini fark ediyoruz. İşte, cumhuriyet dediğimiz şey, bu ertelemenin sona ereceği toplumsal yaşamımızın adıdır.

Bugüne kadar yaşanan hukuksuzluklar, ihanetler ve keyfi uygulamalar, cumhuriyetin defterine işlenmiştir. Kurumsal hafızası, hukuksal niteliği ve adalet ilkesiyle donanmış olan cumhuriyet, tam da bu nedenle hesap sormak üzere var edilmiştir. Anayasal düzeni hiçe sayan her eylem, cumhuriyetin yeniden ayağa kalkışıyla birlikte karşılığını bulacaktır. Bu, asla bir intikam şeklinde değil; anayasal ve yasal düzenin kendini yeniden tesis etmesi şeklinde olacaktır. Adalet ne kadar bastırılırsa bastırılsın, yasallığın dışına çıkan her eylemi eninde sonunda kendi mantığına geri çağırır. Cumhuriyetin söyleyeceği son söz, işte bu çağrıdır: hukukun üstünlüğünün ve hesap verebilirliğin yeniden kurulması çağrısı.

Cumhuriyet düşmanlarının en büyük yanılgısı, somut kurumlara vurarak soyut ilkeleri de ortadan kaldırabileceklerini sanmalarıdır. Oysa cumhuriyeti ayakta tutan, sandalyeler ve koltuklar değil; o ilkelerin içselleştiği toplumsal karakterdir. Duvarları çimentodan değil, emek ve mücadele harcıyla örülmüş bir yapıya balta vurmak, denize kazık çakmaya benzer. Ve bilindiği gibi denize kazık çakmak için vurulan her darbe, yalnızca saldırganın gücünü tüketir, denizin değil!

Kurumlarının binalarını yıkabilirsiniz, bu binaların içine zorla yerleşip oturabilirsiniz. Hatta hukuku bile ayaklar altına alabilirsiniz. Ancak cumhuriyet böyle yıkılmaz! Adalet de böyle yok olmaz! Cumhuriyet de adalet de her seferinde suyun kayayı usulca deldiği gibi, sessiz ve sabırlı bir direnişle kendi yolunu açar!

***

Bugün bu cumhuriyetin yurttaşı olan bizler, her birimiz, bu cumhuriyetin içinde birer hikâye biriktirdik. Kimimiz harflerin peşine düşerek okuma yazmayı değil, düşüncenin sınır tanımadığını keşfettik; kimimiz sabahın ilk ışığında iş başı yaparak yalnızca ekmeğimizin tadını değil, alın terimizin değerini tanıdık; kimimiz bir duruşmada, bir sınavda ya da bir seçim sandığında, onurumuzun onun elleriyle güvence altına alındığını ilk kez hissettik. Her birimiz onun sayesinde ayağa kalktık, onun sayesinde kendimiz olduk. İşte bu hikâyeler, pasif birer anı değil; aktif birer varoluş biçimidir! Bizler, cumhuriyetin tarihteki yolcuları değil, bizzat cumhuriyetin kendisiyiz!

Cumhuriyeti ayakta tutan şey, kurumlardaki sandalyeler ve koltuklar değil; cumhuriyet düşüncesiyle yoğrulmuş karakterlerdir. Bu ülkenin, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir karakteri vardır ve bu karakter, zorbalık karşısında eğilmez! Etrafınıza bakın: sağınız, solunuz, önünüz, arkanız; gördüğünüz her aydınlık yüz, bu karakter okulunun bir mezunudur. Bu topraklarda bir cumhuriyet varsa, bunun nedeni onu kuranlar kadar koşulsuzca ona sahip çıkanlardır da.

***

Asla yılmadan mücadeleye devam edin, faşizme karşı omuz omuza verin!

Verwandte Themen

This article was originally published by Cumhuriyet.

Ähnliche Meldungen

Mehr zu diesem ThemaTürkiye Cumhuriyeti