Newsgather
AtrásAlman-Türk İş Konseyi Toplantısı'nda Ticaret ve İşbirliği Fırsatları Değerlendirildi
Alman-Türk İş Konseyi Toplantısı'nda Ticaret ve İşbirliği Fırsatları Değerlendirildi
En desarrollo
AA Güncel29/4/2026Business3 min de lecturaTürkiye

Alman-Türk İş Konseyi Toplantısı'nda Ticaret ve İşbirliği Fırsatları Değerlendirildi

Eski Almanya Cumhurbaşkanı Wulff ve DEİK Başkanı Olpak, Türkiye-Almanya ekonomik ilişkilerinin potansiyelini ve küresel belirsizlikler karşısındaki stratejilerini ele aldı.

En resumen

  • Alman-Türk İş Konseyi Yönetim Kurulu Toplantısı'nda konuşan eski Almanya Cumhurbaşkanı Wulff, Türkiye'nin Almanya'nın en önemli ticaret ortağı olduğunu belirtti.
  • DEİK Başkanı Olpak ise Türkiye-Almanya işbirliğiyle ticaret hacminin 10 yılda 250 milyar avroya ulaşabileceğini öngördü.

Resumen generado por IA

Tamaño de fuente

Eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff, Rahmi M. Koç Müzesi'nde düzenlenen Alman-Türk İş Konseyi Yönetim Kurulu Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Almanya'nın Türkiye'nin en önemli ticaret ortağı olduğunu söyledi.

Türkiye ve Almanya'nın potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Wulff, toplantının amacının net bir şekilde işbirliği fırsatlarını dile getirmek, bunları tespit etmek ve mevcut potansiyeli kullanabilmek olduğunun altını çizdi.

Wulff, kendine güvenen bir Türkiye gördüğünü dile getirerek, "Dünyanın Türkiye'ye ihtiyacı, Türkiye'nin dünyaya ihtiyacından daha fazla. Şüphesiz sahip olduğumuz en büyük sermaye karşılıklı güven. Türklerle el sıkışıyoruz. Türkiye ile el sıkışıyoruz ve karşılıklı olarak da Almanya'nın imajı Türkiye'de hala son derece iyi. Hal böyle olunca da Türkiye ve Almanya arasındaki bu potansiyeli kullanmamız gerekiyor.

Türkiye lehinde pek çok şey söz konusu. Tedarik zincirinin Hürmüz Boğazı'ndan Akdeniz limanlarına doğru kaydığını görüyoruz. Akdeniz limanlarında bir yoğunluk var. Türkiye'nin jeopolitik ve stratejik olarak avantajı burada yatıyor. Başka özelliklerle birlikte personel maliyetleri görece olarak daha düşük. Almanya bu fırsatlardan faydalanmak istiyor." dedi.

Eski Almanya Cumhurbaşkanı Wulff, küresel ölçekte bakıldığında zaten çok fazla kriz ve savaş olduğunu, eskiden söylendiği gibi "Almanya'nın hiç sorunu yok" gibi bir durumun artık söz konusu olmadığını, Almanya'nın da artık sorunu bulunduğunu ve bunları çözmekle meşgul olduklarını dile getirdi.

Almanya'nın iç politikasında bu tartışmanın bundan dolayı devam ettiğini aktaran Wulff, dünyadaki bu büyük krizin aslında fırsat olduğunu, bu bağlamda Türkiye'nin dünyada çok büyük bir rol oynayacağını ifade etti.

"Dünyanın en belirgin konusu belirsizlik"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak da dünyada en öne çıkan konunun belirsizlik olduğunu vurguladı.

Olpak, Türkiye-Almanya İşbirliğinin Geleceği Raporu'na değinerek, "Raporlar hemen birkaç günde hazırlanmıyor. Böyle bir sürecin içerisinde de bazı şeyler ilave edilerek gidilebildi. Hangi alanlarda işbirliği yapılırsa ne olabilir denildiği zaman orta vade diyebileceğimiz süreçte 60 milyar avroluk rakamın ikiye katlanıp 125 milyar avro seviyesine gelebileceği, 10 yıl ve sonraki süreçlerde ise 250 milyar avroya gidebileceğini rapor bize gösterdi." diye konuştu.

İklim ve enerji konusunun değerlendirildiğini belirten Olpak, sıfır karbon yaklaşımının bunların içerisinde önemli başlıklardan bir tanesi olduğunu, inovasyon ve rekabetçiliği her zaman konuştuklarını, rekabetçiliğin tanımının değiştiğini anlattı.

Olpak, "Rekabetçiliği, fiyatta rekabetçilik, kalitede, serviste, dizaynda rekabetçilik şeklinde konuşurken güvende rekabetçilik diye yeni bir kavram daha var." dedi.

Almanya'nın Avrupa'da tekstil atıklarının en büyük üreticisi ve toplayıcısı olduğunu aktaran Olpak, "Bu noktada, özel sektörle birlikte Türkiye'deki süreci nasıl entegre ederek ilerleyebiliriz, bunu değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.

Olpak, ikinci ön plana çıkan başlıklardan birisinin karşılıklı olarak ülkelerde yatırımların artırılması olduğunu kaydetti.

Sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının başlık olarak ön plana çıktığına işaret eden Olpak, "Hem bir taraftan refahın artması, refahın artmasıyla birlikte sağlık hizmetlerindeki harcamaların da artması bu alanda gerçekten ciddi bir alan olduğunu gösteriyor." şeklinde konuştu.

"Dünya büyük bir belirsizlik döneminden geçiyor"

DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ise Almanya'nın hem Türkiye hem de Avrupa Birliği içindeki stratejik ağırlığının önemini anlattı.

Yalçındağ, "Türk ve Alman iş dünyasını bir araya getirerek entegrasyonu biraz daha hızlandırmak, Alman iş dünyasının konsantrasyonunu iki ülkede konsolide etmek ve bu sayede Avrupa Birliği yolunda yakın dostumuz Almanya'yı da alarak birlikte hareket etme düşüncemiz vardı. Şimdi bu düşüncemizi ABD Başkanı Donald Trump'ın sahneye çıkmasından sonra öne çektik." dedi.

Yalçındağ, dünyanın büyük bir belirsizlik döneminden geçtiğini, savaşlar, enerji krizleri, değişken tarifeler ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların iş dünyasının öngörülebilirliğini gerçekten zorlaştırdığını dile getirdi.

Bu tablonun, yakın ve güvenilir coğrafyalarla daha güçlü işbirliğini artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline getirdiğini belirten Yalçındağ, bu nedenle ortak ve müreffeh bir gelecek için iş dünyası olarak nihai hedeflerinin Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliği olması gerektiğine inandıklarının altını çizdi.

Temas relacionados

This article was originally published by AA Güncel.

Noticias relacionadas

Google'ın Yapay Zekâ Özetleri Medya Sektörünü Nasıl Etkiliyor?
En desarrollo·hace 14 horas

Google'ın Yapay Zekâ Özetleri Medya Sektörünü Nasıl Etkiliyor?

Google'ın yapay zekâ destekli özet özellikleri, haber sitelerinin organik arama trafiğini ve reklam gelirlerini düşürerek medya sektörünü olumsuz etkiliyor. Doç. Dr. Berk Çaycı, bu durumun gazetecilik istihdamını ve haber kalitesini azaltabileceğini, küçük yayıncılar için varoluşsal bir sorun yaratabileceğini belirtiyor. Google'ın kendi kaynağını tüketme riski de vurgulanıyor.

Hürriyet Anasayfa
5 min de lectura
Más sobre este temachristian wulff