Atatürk ve Türk Bayrağı İndirildi: Nakşibendi Cemaati Etkinliğine Tepki ve Suç Duyurusu
Nakşibendi tarikatının İskender Paşa cemaatiyle bağlantılı Ankara Sosyal Gelişim Derneği (SOGEL) ve Nakşibendi tarikatına yakınlığıyla bilinen Akra Medya; 10 Mayıs 2025’te Hacı Bektaş Veli Dergâhı önünde, Hacıbektaş Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
ATATÜRK RESMİ VE TÜRK BAYRAĞI İNDİRİLMİŞTİ
Etkinlik kapsamında alana getirilen ilk, orta ve lise öğrencilerine Nakşibendi tarikatına ait dini kitaplar dağıtıldı. Hacıbektaş Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende, sahnede yer alan Atatürk ve Hacı Bektaş Veli’nin fotoğrafları ile Türk bayrağı indirildi. Söz konusu etkinlik Alevi örgütleri ve yurttaşların tepkisini çekti.
ETKİNLİK HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Hacıbektaş Eğitim ve Kültür Derneği Kurucu Başkanı Mustafa Selmanpakoğlu, Aralık 2025’te bu etkinlik için Hacıbektaş Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Selmanpakoğlu dilekçesinde; Hacıbektaş Kültür Merkezi’nde bulunan Türk bayrağı, Atatürk resmi ve Hacı Bektaş Veli resminin izinsiz ve hukuka aykırı şekilde indirilmesi eylemi hakkında soruşturma başlatılması ve şüpheliler hakkında “Türk Bayrağı Kanunu’na aykırılık” ile “Devletin egemenlik alametlerin aşağılama suçlarından” cezalandırılmasını talep etti. Dilekçede; “Bu eylemi gerçekleştirenler ve bu kanunsuzluklara izin veren kamu kurum yetkililerinin ve görevlilerinin de eylemi kimin emriyle ve hangi gerekçeyle yaptığı hususlarının tespiti için kapsamlı bir soruşturma yapılması zorunludur” denildi.
ATATÜRK’E VE BAYRAĞA SAYGISIZLIK ‘TEKNİK ZORUNLULUK’MUŞ!
Cumhuriyet’in edindiği bilgilere göre; Hacıbektaş Cumhuriyet Başsavcılığı 13 Mayıs’ta Selmanpakoğlu’nun suç duyurusu hakkında “soruşturmaya yer olmadığı” (SYOK) yönünde karar verdi. Savcılık, SYOK kararına gerekçe olarak ise söz konusu şikayet konusu etkinliği düzenleyen ajans ve dernek yetkililerinin, şikayet konusu eyleme yönelik “Projeksiyon cihazının yansıması ve zarar görmesi amacıyla teknik bir zorunluluktan” kaynaklandığı yönündeki ifadesi ile “program gününe ilişkin kamera kayıtlarının bulunamamasını gerekçe gösterdi.
‘TOPLUM VİCDANINDA DERİN YARA AÇMIŞTIR’
Savcılığın SYOK kararına ilişkin ise Selmanpakoğlu önceki günler de başsacılık nezdinde itirazda bulundu. Selmanpakoğlu dilekçesinde; şikayet konusu tarafın söz konusu “teknik zorunluluk” savunusuna ilişkin; “Türk bayrağı ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi şahsiyeti, teknik gerekçelerle veya görüntü kirliliği, projeksiyon engeli gibi keyfi bahanelerle üstü örtülecek, katlanıp kaldırılabilecek sıradan birer eşya değildir. Eylem bizzat maddi vakıadır ve toplum vicdanında derin yara açmıştır” dedi.
‘EKSİK İNCELEMENİN EN AÇIK KANITI’
Selmanpakoğlu, SYOK kararına gerekçe gösterilen “kamera kayıtlarının bulunamaması”na ilişkin de “Kamera kaydının bulunamaması sebebiyle dosyanın kapatılması, şüpheleri gidermek yerine arttırmaktadır. Ben bir vatandaş olarak işlenmekte olan suçu ihbar ediyorken, alanda bulunan kolluk ve emniyet görevlilerinin sorumlulukları olup, bunların bilgisine başvurulmaması eksik incelemenin en açık kanıtıdır” ifadelerini kullandı. Savcılık makamının “kast” okumasında mahkemenin yerine geçerek, esasa ilişkin niyet okuması yaptığını belirten Selmanpakoğlu; gerekli soruşturmanın açılıp tespit edilen şüpheliler hakkında kamu davasının açılması için dosyanın ilgili başsavcılığa iadesine karar verilmesini istedi.






