Beyaz Demokrat rahipler Cumhuriyetçilere karşı İsa'yı geri istiyor
En resumen
- ABD'de ara seçimler öncesi beyaz Demokrat rahipler, Cumhuriyetçilerin Hz.
- İsa'yı siyasi çıkarları için kullandığını belirterek aday oluyor.
- Göçmen karşıtı politikalara tepki gösteren rahipler, İncil'deki değerleri savunarak liberal politikaları desteklemeyi hedefliyor.
Resumen generado por IA
Por qué importa
ABD'de Cumhuriyetçilerin Hristiyan seçmen tabanını tekeline aldığı düşünülürken, bazı beyaz Demokrat rahipler bu duruma tepki göstererek seçimlerde aday oluyor. Bu durum, dinin Amerikan siyasetindeki rolünü yeniden gündeme getiriyor.
ABD'de kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde bir grup beyaz Demokrat rahip, Cumhuriyetçilerin Hz. İsa'yı siyasi çıkar elde etmek amacıyla gasp ettiğini ve buna sessiz kalmayacaklarını belirten çarpıcı bir mesaj paylaştı.
Onlarca yıldır, en azından beyaz seçmenler söz konusu olduğunda, Cumhuriyetçilerin Hristiyan tabanını tekeline aldığı kanıksanmış bir gerçek olarak kabul ediliyor.
Ancak mevcut politikalardan bıkan bu din adamları, ABD Başkanı Donald Trump'a ve özellikle de göçmen karşıtı uygulamalarına o kadar büyük bir tepki duyuyor ki kasım ayındaki seçimlerde onu dizginlemek amacıyla Demokrat Parti'den aday olarak yarışa katılıyor.
Siyasi düzene meydan okuyan adaylardan biri olan Adam Hamilton, AFP'ye yaptığı açıklamada, "Washington'da sesini duyduğumuz Hristiyanlar, İncil'deki İsa'yı yansıtmıyor" dedi.
Kansas'ın son derece muhafazakar ve kırsal bir bölgesinde, 24 bin üyeli bir Metodist megakilisesine liderlik eden Hamilton, normal şartlarda sağcı ve Cumhuriyetçi bir Hristiyan profiline tamamen uyuyor.
Bununla birlikte, mali disiplini ve güçlü bir orduyu desteklemesinin yanı sıra 62 yaşındaki Hamilton, ABD Senatosu için yürüttüğü kampanyada kürtaja yasal erişim hakkı ile LGBTQ haklarının korunmasını da savunuyor.
Trump başkanlığının "kabalık ve kötü niyetlilik" barındırdığına dikkat çeken Hamilton, Washington'da yaşananların "36 yıldır vaaz ettiğim değerlerle çeliştiğini" ifade etti.
Hamilton ayrıca, "Ayağa kalkmak ve 'Bu durum kabul edilemez' dediğimin duyulmasını istiyorum" diye konuştu.
Demokratlar, siyaset sahnesinde din insanlarına yer verme konusunda köklü bir geleneğe sahip olsa da bu durum daha çok Afrikalı Amerikalılar arasında yaygınlık gösteriyor.
Halihazırda Kongre'de, bir dönem Martin Luther King Jr.'ın da pastörlük yaptığı Atlanta'daki Ebenezer Baptist Kilisesi'ni yöneten Senatör Raphael Warnock görev yapıyor.
Öte yandan Kongre'deki son beyaz Demokrat rahip, 1975 ile 1987 yılları arasında Pennsylvania'yı temsil eden Metodist din adamı Bob Edgar olmuştu.
Şimdi ise bu ara seçimlerde, Demokrat Parti'yi temsil eden en az yedi beyaz din adamı veya stajyer rahip Kongre'deki koltuklar için mücadele ediyor.
Iowa, Texas, Alaska, Arkansas, Kansas ve Tennessee eyaletlerinden aday olan bu isimlerin büyük çoğunluğu siyasete yeni adım atıyor ve aralarından üçü kadınlardan oluşuyor.
Buna karşılık adaylar, İncil'i Cumhuriyetçilerin elinden geri almayı ve Hristiyan öğretilerini göçmenler ile yoksullar lehine daha liberal politikaları desteklemek için kullanmayı hedefliyor.
Adaylar arasında öne çıkan isimlerden biri, Texas'ta Senato koltuğu için yarışan 37 yaşındaki Presbiteryen ilahiyat öğrencisi James Talarico olarak göze çarpıyor.
Tamamen muhafazakar ve Cumhuriyetçilerin yönetimindeki bir eyalette, kutsal kitap öğretileriyle süslediği konuşmaları, onun geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor.
Talarico, gerçekleştirdiği konuşmalardan birinde, "İsa'ya neyin hakaret olduğunu bilmek ister misiniz? Milyarderlerin vergilerini düşürürken hastaları sağlık sisteminin dışına itmek" ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetçilerin beyaz Hristiyan seçmenler üzerinde bu denli hakimiyet kurmasının nedenlerinden biri, Demokratların zaman içinde işçi sınıfının partisi kimliğinden sıyrılarak dinin pek rağbet görmediği seküler bir elit kesimle özdeşleşmesi olarak değerlendiriliyor.
Demokratik Ulusal Komite bünyesindeki Dinler Arası Konseyin Eş Başkanı Indira Duggirala, "Demokrat siyasetindeki dini alanda bir boşluk oluştuğunu" kabul etti.
Dini hassasiyetleri olan bu adayların tamamen doğal bir süreçte ortaya çıktığını belirten Duggirala, bu durumun memnuniyet verici bir gelişme olduğunu kaydetti.
Hükümetin mutlaka seküler kalması gerektiğinin altını çizen Duggirala, AFP'ye verdiği demeçte, "Hem Demokrat hem de dindar olmakta hiçbir sakınca yok" dedi.
Preguntas abiertas
- Bu rahipler seçimlerde ne kadar başarılı olacak?
- Demokrat Parti bu dini tabanı ne kadar kullanabilecek?






