Última hora
DELuftangriffe auf Jemen nach Angriff auf saudi-arabisches SchiffDETrump droht EU mit hohen Zöllen nach Google-StrafeDEKI-Brechaufklärung: Open AIs Modell brach durch Sicherheitslücken ins InternetDEOpen AI: KI-Modelle brechen aus Testumgebung aus und verüben HackingangriffDEChefankläger des Internationalen Strafgerichtshofes entlassenDETrump kündigt Zölle gegen Mexiko und Kanada an - Kanada wehrt sich mit Alleingang bei BrückeneinweihungDEKabinettsumbau sorgt für Kritik an Merz und LinnemannDEIStGH-Mitgliedstaaten stimmen für Abberufung von Karim Khan als ChefanklägerDEDeutschlands Exportmodell in schwierigen Zeiten: US-Präsident erschüttert Weltwirtschaft mit neuem HandelsinstrumentDEGordie-Howe-Brücke eröffnet: Symbol der Partnerschaft in angespannter ZeitDELuftangriffe auf Jemen nach Angriff auf saudi-arabisches SchiffDETrump droht EU mit hohen Zöllen nach Google-StrafeDEKI-Brechaufklärung: Open AIs Modell brach durch Sicherheitslücken ins InternetDEOpen AI: KI-Modelle brechen aus Testumgebung aus und verüben HackingangriffDEChefankläger des Internationalen Strafgerichtshofes entlassenDETrump kündigt Zölle gegen Mexiko und Kanada an - Kanada wehrt sich mit Alleingang bei BrückeneinweihungDEKabinettsumbau sorgt für Kritik an Merz und LinnemannDEIStGH-Mitgliedstaaten stimmen für Abberufung von Karim Khan als ChefanklägerDEDeutschlands Exportmodell in schwierigen Zeiten: US-Präsident erschüttert Weltwirtschaft mit neuem HandelsinstrumentDEGordie-Howe-Brücke eröffnet: Symbol der Partnerschaft in angespannter Zeit
Newsgather
AtrásCHP Lideri Özel, Eskişehir'den İktidara Yüklendi: "AKP'nin Kara Düzeni Yerleşti"
CHP Lideri Özel, Eskişehir'den İktidara Yüklendi: "AKP'nin Kara Düzeni Yerleşti"
En desarrollo
Cumhuriyet7/7/2026Política16 min de lecturaTürkiye

CHP Lideri Özel, Eskişehir'den İktidara Yüklendi: "AKP'nin Kara Düzeni Yerleşti"

En resumen

  • CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Eskişehir'deki grup toplantısında NATO zirvesi ve ekonomik krize tepki gösterdi.
  • Özel, "AKP'nin kara düzeni yerleşti" diyerek yoksulluk, işsizlik ve gelir adaletsizliğine dikkat çekti.
  • Emekli maaşlarının yetersizliğine vurgu yapan Özel, ilk seçimde hesap sorulacağını belirtti.

Resumen generado por IA

Tamaño de fuente

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel bu haftaki grup toplantısını NATO ablukasındaki Ankara yerine Eskişehir'de topladı.

Bin 200 kişilik salon tamamen doldu. Grup toplantısını Ali Mahir Başarır açtı.

"NATO ZİRVESİ" TEPKİSİ: "ANLAMSIZ PARANOYAK BİR HALİN İÇİNDEYİZ"

Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ne değinen Özel, başkentte haftalardır olağanüstü tedbirlerin uygulandığını anımsattı.

"Daha önce NATO zirvelerine ev sahipliği yapan hiçbir ülkede böyle bir özgüvensizlik görülmemiştir" diyen Özel, "Muhalefete saldırıp kendinden olmayana hukuksuzlukla müdahale eden bir iktidarın Türkiye'nin milli menfaatlerini savunamadığını ve savunmayacağını üzüntüyle görüyoruz" şeklinde konuştu.

Zirve öncesi yapılan gözaltılar ve tutuklama kararlarına tepki gösteren Özel, şunları söyledi:

"Kendi insanına çile çektiren, anlamsız paranoyak bir halin içindeyiz. Protesto yapılabilir diye yüzlerce gözaltı yapıldı. Eylem yapılabilir diye insanlar özgürlüklerinden edildi. Daha önce NATO zirvelerine ev sahipliği yapan hiçbir ülkede böyle bir özgüvensizlik görülmemiştir. Erdoğan, Trump'ın Türkiye'deki bir protestosunun kendisi için son olacağını düşünüyor. 'Eğer Trump'a burada birisi bir şey derse benden desteğini çekecek' vehmiyle Ankaralıları evine hapsetmekte ve Filistin davasını savunan birinin, Trump'a Gazze'deki zulmün hesabını sormasına engel olmak için elinden geleni yapmaktadır."

ÇOK SERT "TRUMP" SÖZLERİ

Özel ayrıca, Donald Trump'ın uçağının Ankara'ya indiği sıralarda dikkat çeken ifadeler kullandı.

CHP lideri şöyle konuştu:

"O Trump ki, Türkiye'ye gelip Anıtkabir'i ziyaret etmeyen bir Amerikan Başkanıdır. Taslak programa Anıtkabir ziyareti yazıp sonra o ziyareti çıkarıp da Ankara'ya gelen bir Amerikan Başkanının bugün Erdoğan tarafından çocuklarla karşılayacağının haberleri geçmektedir. Eğer Amerikan Başkanı çocuklarla karşılanacaksa o çocuklar ellerinde İran'da öldürülen 165 kız çocuğunun resmini tutmalıdır!"

ÖZEL'DEN KRİTİK MESAJLAR

CHP lideri Özel'in Eskişehir'deki grup toplantısından satır başları şu şekilde:

* Değerli milletvekillerimiz, kıymetli grubum, Türkiye'nin dört bir tarafından grubumuzu onurlandıran değerli misafirler; hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantısını Eskişehir'imizde yapıyoruz. Bugün hem ev sahibiyiz hem misafiriz. Bu eşsiz ev sahipliği için İl Başkanımız Talat Yalaz'ın şahsında tüm ilçe başkanlarımıza, Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne saygılarımı sunuyorum.

* Eskişehir denince; Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanından konuklara ev sahipliği yapan, partimizin göğsünü kabartan bu şehrin bugünlere gelmesinde, bozkırın ortasında bir cennet yaratan Eskişehir'in efsane rektörü, Büyükşehir Belediye Başkanı, siyasetteki ustamız Yılmaz Büyükerşen'i saygıyla selamlıyorum.

* Onun emanetine gözü gibi bakan, Eskişehir'in seçilmiş kadın Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'ye ev sahipliği için teşekkür ediyorum. Merkezdeki iki belediye başkanımız Kazım Kurt'un ve Ahmet Ataç'ın şahsında tüm belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Partinin Eskişehir'den seçilmiş ve tarihin doğru tarafında duran milletvekillerimiz Utku Çakırözer'i ve İbrahim Arslan'ı sevgiyle kucaklıyorum.

"BURADAN GÜÇ ALMAYA GELDİK"

* Gençliğin, özgürlüğün, cumhuriyetin şehrindeyiz. Sosyal demokrat belediyecilikle kalkınan, bozkırın ortasında hizmetin, kültürün, çağdaş yaşamın simgesi haline gelen bir şehirdeyiz. Bugün bu kente hem umut olmaya hem de bu kente her geldiğimizde olduğu gibi umutla dolmaya, buradan güç almaya geldik.

* İnancımıza inanç, gücümüze güç... İnancımıza inanç, gücümüze güç katan, bizimle birlikte burada çok önemli bir grup toplantısında, çok önemli bir günde hem grubumuza misafir olan hem de bu güzel kentte bizi misafir eden tüm Eskişehirlileri saygıyla selamlıyorum.

"ŞÜKÜRLER OLSUN Kİ MİLLETİMİZİN GÖNLÜNDEYİZ"

* Malum, partimize yönelik saldırıların ardından Ankara'da durmadık. Binalardan çıktık, milletimize sığındık. Köy köy, belde belde, şehir şehir geziyoruz. Sokak sokak, cadde cadde, meydan meydan hep birlikte büyüyoruz. Türkiye'nin hasret kaldığı yeni siyaseti milletimizle birlikte kuruyoruz. Belki şatafatlı binalarımız, görkemli sahnelerimiz, büyük otobüslerimiz yok; bazen bir bankın üstünde, bazen bir köy kahvesinde bir sandalyenin üzerindeyiz ama şükürler olsun ki milletimizin gönlündeyiz.

* Son grup toplantımızın ardından hep birlikte sahadaydık. Ben 2 Temmuz'da Sivas'ta, Madımak katliamının acısını paylaştık, ailelerle kucaklaştık. 33 yıldır gözyaşı dinmeyenlerle, içindeki kor ateş sönmeyenlerle birlikteydik. Buradan bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük utançlarından bir tanesini, orada kaybettiklerimizi saygıyla anarken; bir gün Madımak'ın utanç müzesi olacağı ve o günün utanç günü olarak kanunla meclisten geçeceği güne kadar o acıyı yüreğimizde taşımaya devam edeceğimizi ifade ediyorum. 2 Temmuz'un ardından 5 Temmuz'da Başbağlar'da ben olamadım ama kıymetli heyetimiz oradaydı, milletvekillerimiz oradaydı. Başbağlar katliamını bir kez daha lanetliyor, hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum.

* Ardından Kastamonu'daydık. Orman işçileriyle, esnafla, kadınlarla bir araya geldik. Dertleri dinledik, çözüm önerilerimizi anlattık. Zonguldak'a geçerken Karabük Safranbolu'da, Yenice'de yolumuza çıkan, yolumuzu kesen ve büyük bir sevgi seliyle bizleri kucaklayanlarla hem umudumuzu pekiştirdik hem mücadelemizi büyüttük.

* Cumartesi günü emeğin başkentindeydik. Ecevit'in, Karaoğlan'ın gönlündeki memleketinde seçim çevresindeydik. Karaelmas diyarı Zonguldak'taydık. Esnaf ziyareti diye yola çıktık ancak on binler olduk, sel olduk aktık. Zonguldak'tan bütün Türkiye'ye mücadelenin ve kararlılığın fotoğrafını yolladık. Tüm Karaelmas diyarına, emeğin başkentine bir kez daha selam olsun!

"ANDOLSUN Kİ MİLLETİN AZİM VE KARARLILIĞININ ÖNÜNDE HİÇ KİMSE DURAMAYACAKTIR"

* Bugün, mutlan kararından sonra çıktığımız yolda 19'uncu şehirde sizlerle birlikteyiz. Gençlerin umuduyla, annelerin duasıyla her şehirde büyüye büyüye, büyüyerek yürüyoruz. Bu yürüyüş bir partinin, bir grubun, bir liderin yürüyüşü değildir. Bu yürüyüş yok sayılan, hor görülen, karınca gibi ezilmek istenen bir milletin yürüyüşüdür ve buradan, Eskişehir'den haykırıyorum ki: Andolsun ki milletin azim ve kararlılığının önünde hiç kimse duramayacaktır!

"TÜRKİYE'YE AKP'NİN KARA DÜZENİ YERLEŞTİ"

* Yıllardır bitmeyen, kronik hale gelen, öyle başladığı yılla falan anılmayan, 10 yılı bulan bir krizin içindeyiz. Çoklu krizler ortamının içindeyiz.

* 2018'de parlamenter sistem ortadan kaldırıldı. Yerine tek kişilik bir yönetim anlayışı getirildi. O günlerde itiraz etmiştik, o günden bugüne de hep birlikte çilesini çekiyoruz. Üzerinden tam 8 yıl geçti. O tarihten bu tarihe, bırakın 'Verin yetkiyi, görün etkiyi' diyenlerin; enflasyonla, hayat pahalılığıyla mücadele, dövizin düşürülmesi, işsizliğin azaltılması... O günden bugüne memleket bir felaketi yaşıyor. O günden bugüne milletin yüzü hiç gülmedi. Demokrasi zedelendi. Adalet keyfîleşti, liyakatsizlik derinleşti. İşsizlik, yolsuzluk, enflasyon, hayat pahalılığı... Her birisi daha kötüye gitti.

* Enflasyonun belini kıracağız dediler, kırılan vatandaşın beli oldu. Ve 'Yeni bir sistem getireceğiz, iyi olacak' dediler; bu sistem Türkiye'ye gelmedi, maalesef o günden bugüne Türkiye'ye AKP'nin kara düzeni yerleşti.

"AVRUPA'DA YOKSULLUKTA BİRİNCİYİZ"

* Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşıyoruz, hep birlikte. Genç oranı yüksek, 86 milyon nüfusumuz var. Taşı sıksa suyunu çıkaran çalışkan insanlarımız var. Gözü kara müteşebbislerimiz var; iş insanlarımız, Anadolu kaplanlarımız var. Adamı ters diksen düz çıkan verimli, bereketli topraklarımız var. Tarihiyle, kültürüyle, turizmiyle dünyayı kıskandıran, önü açık, aslında büyümesi, gelişmesi, yükselmesi, zenginleşmesi engellenemez bir ülkemiz var.

* Ama biz, ama biz Avrupa'da yoksullukta birinciyiz. Avrupa'da işsizlikte birinciyiz. Avrupa'da yüksek faizde birinciyiz. Gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa'da birinciyiz. Maalesef ülkenin %80'i Afrika standartlarında yaşarken, ülkenin sadece %20'si Belçika standartlarında, Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Derin bir gelir adaletsizliği, kabul edilemez, eşitsiz bir servet dağılımı var.

"KENDİLERİNDEN OLMAYANLARA ZULÜMLE MUAMELE ETMEYE BAŞLADILAR"

* Neden bu milletin hakkını yiyenlere kimse dokunmazken bu düzene karşı duranlara karakol, hapis, sürgün görünüyor? İşte oturup bunu düşünmek, meseleyi bu adaletsizlikten yararlananları görmek ve siyaset ki tarafını belirleme işidir, siyaset ki öncelik belirleme işidir; bugünkü iktidarın kimleri koruduğunu, yarının iktidarı, halkın iktidarının kimleri koruyacağının adını şimdiden söylemek gerekir.

* Hiç şüphe yok ki Türkiye'yi bu hale, ülkeyi 24 yıldır yönetenler getirdi. Çünkü onlar kendi çıkarlarını milletin çıkarlarının önünde tuttular. Bizi var eden demokrasiden, adaletten saptılar. Zaten eksiklerimiz vardı; daha iyisini vaat ederek gelip adaleti tamamen bir partinin kararlarına bağladılar, demokrasiyi neredeyse tamamen ortadan kaldırdılar. Bilimden, ortak akıldan, kültürden, liyakatten tamamen uzaklaştılar. Kendilerinden olmayanlara zulümle muamele etmeye başladılar. Sonunda yozlaşmış, baskıcı, otoriter bir iktidara dönüştüler.

"BU ÜLKEYİ İLK SEÇİMLERDE SİZDEN KURTARMAYA KARARLIYIZ"

* Örneğin; enflasyon rakamlarında Avrupa birincisiyiz. Gıda enflasyonunda; dünyada kendi kendine yetebilen 7 ülke diye nitelendirilen Türkiye'nin, gıda enflasyonunda dünyada 5. sırada olduğunun altını çizen ve bu konuda sürekli partimize davet ettiğimiz, kadrolarımıza dahil ettiğimiz günden beri il il, köy köy gezen partimizin tarım politikalarından sorumlu başkanı Sencer Solakoğlu, gittiği her yerde partimizin... gölge kabinemizin gölge tarım bakanı...

* Gittiği her yerde gıda enflasyonunun hangi sebeplerden olduğunu, tarımda yapılan yanlışları, yerine yapılması gereken doğruları anlattığı için; hayvancılıkta, et üretiminde, süt üretimindeki yapılan yanlışlıkları, ne yapılırsa Türkiye'nin bu alanda dışa bağımlılıktan ette kurtulacağını, sütte paritenin –doğru paritenin– nasıl tutturulacağını, alım garantili üretimin nasıl yapılacağını anlattığı için ve bu iktidarın nasıl ithalatçıyı zengin etmek için et üreticisini perişan ettiğini, nasıl süt hayvanlarının bıçak altına gittiğini anlattığı için, nasıl doğru politikaların yapılmadığı için tarımda belirsizliğin, verimsizliğin bizi ne hale getirdiğini anlattığı için... 1 yıl öncesine kadar Bursa'da kendi çiftliğinde en iyi sertifikalarıyla işlerini yaparken, sadece şimdi 'Bu işler nasıl yanlış yapılıyor, doğrusu nedir?' anlattığı için bu iktidarın hedefi haline geldi. Tek bir örnektir ama kendisinin iş yeri, örnek gösterilen iş yerinin geçtiğimiz günlerde bütün sertifikaları iptal edildi.

* Buradan iktidara sesleniyorum: Ama bizler; ama bu ülkede sizin yanlışlarınıza itiraz ettiği için hedefe koyduğunuz kim varsa, biz sizin karşınızda dimdik durmaya, onların arkasında durmaya, bu ülkeyi ilk seçimlerde sizden kurtarmaya kararlıyız, bunu böyle bilin!

"HEM İLK SEÇİMDE HESABINI GÖRECEĞİZ HEM DE EMEKLİYE İLK SEÇİMDE HAKKINI VERECEĞİZ"

* Bugün yıllık enflasyon %32.11. Bu oranla Avrupa'da birinci, dünyada 5. sıradayız. Öyle bir noktadayız ki dünyada enflasyonu bizden daha kötü olan sadece 5 tane ülke var.

* Ve bugün Türkiye'de açlık sınırı 35.750 lira, yoksulluk sınırı 116.500 lira. Ama emekli maaşı yeni düzenlemeyle, daha ödenecek zamlı haliyle en düşük emekli maaşı 23.500 lira; asgari ücret sadece 28.000 lira. Kaba bir hesapla; bugün ülkede sabit aylık alan 29 milyon emekli, işçi, engelli, dul ve yetim var ve hepsi açlık sınırının altında maaş alıyorlar. Bir de hiç ücret almayan 12,5 milyon işçimiz var. Toplam 41,5 milyon kişiden bahsediyorum. 41,5 milyon kişi, 45 tane Eskişehir yapar. Dünyada 157 ülkenin nüfusundan daha kalabalık bir kitleden bahsediyorum ve Türkiye nüfusunun neredeyse her iki kişisinden birinden bahsediyorum; açlık sınırının altına itilmiştir.

* İşte AKP'nin kara düzeni budur! Siyaset tam da buna karşı yapılır. Biz bu düzene karşı adalet mücadelesini veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Aylardır söylüyoruz; bu maaşlarla geçim olmaz. İğneden ipliğe her şeye zam gelirken maaşlar aynı kalamaz. Emekli maaşına yapılan zam, en düşük emekli maaşı... Unutmayalım; Adalet ve Kalkınma Partisi'nin geldiği gün, geçmişteki koalisyon hükümetini hep kötülüklerle andığı, krizle andığı, yoksullukla andığı koalisyon hükümetinin...

* Ecevit'in, Sayın Bahçeli'nin ve rahmetli Yılmaz'ın, Mesut Yılmaz'ın koalisyon hükümetinin son ödediği en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün bu hükümetin ödediği son emekli maaşı 2 tane çeyrek altın alıyor. Şimdi sadece ve sadece ocaktan bugüne kadarki enflasyon kadar –ki kanunen zorunluluk– zam yaparak 23.500 liraya emeklilere geçinin diyor. Elleri nasırlanmış, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş, ömrünü bu millete, bu ülkeye vermiş bu emeklilere yapılan bu büyük haksızlığın, bu büyük vefasızlığın hem ilk seçimde hesabını göreceğiz hem de emekliye ilk seçimde hakkını vereceğiz.

"BUGÜNKÜ EMEKLİLERİN MAAŞINI ESKİ EMEKLİLERE BİR İKTİDARLA KARŞI KARŞIYAYIZ"

* Ayrıca 2023 seçimlerinden önce 'Enflasyon tek haneli rakamların üzerindeyse, yani %10 ve üzerindeyse yılda 4 kez asgari ücreti yeniden ayarlayacağız' demişti Erdoğan. Seçildiği günden beri enflasyon tek haneli rakamların çok üzerinde. Bugün halihazırda %32. %10 bile olsa ocaktaki zamlı maaştan sonra bir kez martta, bir kez temmuzda, bir kez ekimde asgari ücret ayarlanacak diyordu; ama o günden bugüne asgari ücrete sadece yılda bir kere, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun belirlediği zam dışında hiçbir zammı yapmadılar. 6 aydır 28.000 lira diye verdikleri asgari ücret, o günkü alım gücüyle 23.000 liraya düştüğü halde asgari ücrete bütün itirazlarımıza rağmen hiçbir iyileştirme yapmadılar.

* Son 10 yılda emekli sayısı %34 arttı. %34! Yani 10 emekli varken 13,5-14 emekliye çıktı. Ama emeklilerin milli gelirden aldığı pay %15 küçüldü. Yani bundan 10 yıl önce masada büyük bir tencere, başında 14 emekli vardı; şimdi masada çok daha küçük bir tencere ve başında 20 tane emekli var. Öyle bir noktadayız ki 10 yıl öncesinin emeklisiyle bugünün emeklileri arasına bakınca; bugünkü emeklilerin maaşını eski emeklilere ödettiren, onların maaşından alıp bugünkü emeklilere maaş veren bir iktidarla karşı karşıyayız.

* Verecekleri 3.500 liralık zammın emeklilere –20.000'den 23.500 yapıyor ya– maliyeti 79 milyar TL. Büyük para gibi anlatıyorlar. Oysa bu iktidarın bu yılın ilk 5 ayında, sadece 5 ayında faize ödediği para 1,5 trilyon TL. Yani emeklilere verilen zammın tam 19 katı! Yani bir gün geçmişte 'Nas' diyen, o yüzden faize ellemeyen, o yüzden enflasyonu %14'lerden %90'a, gerçekte %120'ye çıkana kadar seyreden, 'Faizden korkarım, Nas dururken nasıl faiz vereceksin' diyen Erdoğan; bugün emekliye verdiğinin 19 katını sadece 5 aylık sürede faiz lobilerine ödemiş durumdadır. O yüzden bu iktidar... O yüzden bu iktidar emekliye, işçiye değil; faiz

Temas relacionados

This article was originally published by Cumhuriyet.

Noticias relacionadas

Más sobre este temaÖzgür Özel