Newsgather
AtrásDolmabahçe ve Çırağan'daki asırlık çınarların kuruması uzmanlarca değerlendirildi
Dolmabahçe ve Çırağan'daki asırlık çınarların kuruması uzmanlarca değerlendirildi
En desarrollo
AA Güncelhace 1 horaEnvironment5 min de lecturaTürkiye

Dolmabahçe ve Çırağan'daki asırlık çınarların kuruması uzmanlarca değerlendirildi

En resumen

  • İstanbul'da Dolmabahçe ve Çırağan caddelerindeki asırlık çınarların kuruması kamuoyunda tartışma yaratırken, uzmanlar süreci bilimsel açıdan değerlendirdi.
  • Yanlış budama ve bakım eksikliklerinin hastalığın yayılmasını hızlandırdığı, tedavisi olmayan bu durumla mücadelede erken müdahalenin önemini vurguladılar.

Resumen generado por IA

Por qué importa

Dolmabahçe ve Çırağan caddelerindeki asırlık çınarların kuruması kamuoyunda tartışma ve tepkilere neden olurken, uzmanlar yanlış budama uygulamaları ile bakım ve koruma süreçlerindeki eksikliklerin hastalığın yayılmasını hızlandırdığını belirtti.

Tamaño de fuente

Dolmabahçe ve Çırağan caddelerinde bulunan asırlık çınarların İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) gerçekleştirdiği çalışmaların ardından kuruması kamuoyunda tartışma ve tepkilere neden olurken, uzmanlar süreci bilimsel açıdan değerlendirdi.

Hastalığın Türkiye'deki yayılış sürecini, yürütülen çalışmaları ve alınması gereken önlemleri anlatan uzmanlar, yanlış budama uygulamaları ile bakım ve koruma süreçlerindeki eksikliklerin hastalığın yayılmasını hızlandırdığını belirtti.

Uzmanlar, tedavisi bulunmayan hastalıkla mücadelede erken müdahale, doğru bakım uygulamaları ve hastalıklı ağaçların bilimsel yöntemlerle alandan uzaklaştırılmasının önemine dikkati çekti.

Marmara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeki Severoğlu, AA muhabirine, hastalığın yıllar önce yurt dışından getirilen çınarlarla yaygınlaştığını, özellikle çeşitli sebeplerden kuruyan ağaçların arasına dikilen bu çınarların bölgedeki 130 ila 180 yıl arasında değişen ağaçların hastalanmasına sebep olduğunu söyledi.

Severoğlu, Türkiye'de bu hastalığı 2010'da örnekleri alarak ilk kez kendisinin tespit ettiğini dile getirerek, "Ölümcül bir hastalık, bulaştığı zaman ağacı kesinlikle götürüyor. Bilinen herhangi bir kimyasal veya biyolojik tedavisi yok. Bulaşmaması gerekiyor. Bulaşmasının engellenmesinin yollarından birisi budama yapılmaması, mekanik hasar, bitkilerin dokularında herhangi bir yara, bere izi olmaması. Aynı zamanda hastalıklı ağaçlarla sağlıklı ağaçların kök temasının olmaması. Bütün bunların yanında bazı böceklerin de hastalıklı ağaçlardan aldıkları hastalıklı spor ve misellerini diğer ağaçlara bulaştırmaması gerekiyor. Yani komple bir mücadele gerekiyor." diye konuştu.

Bu konuda bir rapor verdiğini ve o raporun güzel bir şekilde uygulandığını ifade eden Severoğlu, sağlıklı gibi gözüken iki ağacın kesilmesini talep ettiklerini ancak sağlıklı olduğu öne sürülerek kesilmediklerini, o iki ağaçtan sonra yıllar içinde 200'den fazla ağacın hastalandığını ve çoğunun da öldüğünü kaydetti.

Ağaçlardaki hastalığın yayılmasının engellenmesi için 4 yıl önce rapor hazırlandı

Doç. Dr. Severoğlu, 2020, 2021 ve 2022'de kuruyan ağaçların usulüne uygun kesilmediğini belirterek, şunları aktardı.

"Orman Mühendisleri Odası, Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuda bazı girişimlerde bulununca basına yansıdı. Benim haberim yoktu. Bana geldiler 'Böyle bir durum var, sizin de bir raporunuz var. Bu ağaçları ne yapmamız lazım? Belediye bunları kesti, doğru mu?' diye. Ben de yerlerini bildiğim için gidip gezdim. Bunların hastalık olduğunu, hastalığın çok yayıldığını, (ağaçların kesimi) doğru yapıldığını ama uzaklaştırırken yanlışlıklar yapıldığını söyledim, gösterdim. 2022'de belediye bir rapor hazırlamamı istedi. Belediyenin 17 personeli, benim de 4 öğrencimle 2,5 ay boyunca çalışma yaptık. Hastalıklı bütün ağaçları tespit ettik. 230 çınar ağacının uzaklaştırılması gerektiğini raporumuzda belirttik. Budamaların 5 ila 10 yıl arasında yasaklanmasını, çınar budamasının yapılmamasını, ölmek üzere olan ağaçların alandan uzaklaştırılarak yakılması şeklinde 22 sayfalık bir rapor hazırladık."

Severoğlu, Sarıyer'den Zincirlikuyu'ya kadar birçok yeni ve eski çınarın bu sene de budandığını ve bunun yanlış olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:

"Eğer bir hasta ağacı budadıktan sonra diğerlerini de buduyorsanız diğer bütün ağaçlara sıçraması demek. Aletlerinizi çok iyi steril etseniz dahi yara yüzeyi oluşturduğunuz için oradan çıkan ıslaklıkların üzerine gelen sporlar çimlenme ortamı buluyor ve ağacın o kesilmiş yüzeyinden içeriye giriyor. Bunlar çok hızla çoğalan ve aynı zamanda sistemin, yani ağacın iletim demetlerinin içerisine giren bir mantar. Sporlar anında çimleniyor. Ağacın iletim demetleri boyunca 3 ila 5 ay içerisinde bazı dayanıklı, Doğu çınarı gibi, bizim Türkiye'nin çınarları gibi çınar türlerinde de 2 ila 3 yıla kadar kesin ölümcül bir hastalık oluyor."

Söz konusu hastalık nedeniyle sistemin suyu yukarıya iletemediğini, yukarıda özümleme, fotosentez sonucunda oluşan besinlerin de aşağıya indirilemediğini, dolayısıyla bu şekilde iletim bozukluğunun oluştuğunu belirten Severoğlu, Türkçede buna "doku bozuklaşması mantarı" adını verdiklerini ve bu şekilde ağacın ölümünün kaçınılmaz olduğunu söyledi.

"Belediyenin bu konuda özen göstermediğini bütün halk görüyor"

Doç. Dr. Severoğlu, ağaçların hastalık sürecinde bu hususlara dikkat edilmediğini vurgulayarak, 2 yıl içinde, özellikle Şubat 2026'dan geriye doğru 2024'e kadar 3 veya 4 kere Daire Başkanı ile görüştüğünü, bunların kesilmesiyle daha önce ölmesi muhtemel dedikleri ağaçların hepsinin öldüğünü, yayılmanın daha fazla olmaması için bunların derhal uzaklaştırılması gerektiğini söylediğini, ancak onların da suçu Anıtlar Kurulu'na attığını dile getirdi.

Severoğlu, raporunun Valiliğe ve 39 kaymakamlığa, aynı zamanda tarım il müdürlüklerine gönderildiğini ifade ederek, "Valilik tarafından da bu rapora uyulması konusunda uyarılmalarına rağmen raporumuzu hiçe sayarak yanlış işler yapıldı." dedi.

Ağaçların ölmesinde bakımların yeterince yapılmamasının da bir etken olduğuna işaret eden Severoğlu, "Çünkü sağlıklı ağaç dışarıdan gelebilecek, ağacı zayıflatan diğer sekonder etmen veya etkenlere karşı dayanıklı olduğunda ona bir tepki veriyor. Eğer sağlığı bozulmuşsa o tepkiyi veremediği için kısa zamanda ölüyor. İnsan gibi bunlar da." diye konuştu.

Severoğlu, hastalığın tedavisinin olmadığını, yayılmasının engellenebileceğini ancak engellenmediğini aktararak, "Çünkü dikkat edilmedi. Ağaçların sağlıklarının sürekliliği önemli, sağlanamadı. Bakım yapılmadı ve yaralanmaların önüne geçilemedi. Sürekli olarak inşaat faaliyetleri, asfaltlama veya kaldırım yapma gibi şeylerde özensiz bir işçilik yapıldığı için ağaçlar mutlaka yaralanıyor. Yaralanan ağaçlar ocak oluyor, hemen sağındaki solundaki ağaçların da kurumasına sebep oluyor. Belediyenin bu konuda özen göstermediğini bütün halk görüyor." değerlendirmesinde bulundu.

"Hastalıklı bir ağacı budadığınızda ölüm süreci hızlanıyor"

Bitki hastalıkları üzerine çalışmalarda bulunan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Araştırma Görevlisi Abdullah Eser, "çınar kanseri" olarak bilinen ağaçlardaki mantar hastalığının, Kuzey Amerika kökenli olduğunu, 2. Dünya Savaşı sırasında Avrupa'ya taşındığını ve Fransa ile İtalya taraflarında kayda alındığını, akabinde ise hastalığın dış ithalatla Türkiye'ye giriş yaptığını anlattı.

Hastalığın bulaştıktan sonra ağacı 2 ila 10 yıl arasında öldürdüğünü kaydeden Eser, "Kimyasal olarak şu an bu hastalıkla bir mücadele yöntemi yok. Hastalık ağaca bulaştıktan sonra ağacın ömrünü uzatabildiğimiz kadar uzatmaya çalışıyoruz. Bunun farklı yöntemleri var. Buradaki ağaçlar, anıt ağaç niteliğinde. Osmanlı'nın sonunda Cumhuriyet'in başında dikilen ağaçlar olduğu için bunlara ağaçtan ziyade bir anıt, bir eser gibi bakıyoruz." diye konuştu.

Eser, ağaçlarda bu hastalığın tespit edilmesi durumunda neler yapılacağını anlatarak, "Tespit edilmesi durumunda hastalıklı ağacın, bulunduğu bölgeden doğrudan çıkartılması gerekiyor. Çünkü hastalıklı ağaç çok hızlı bir şekilde mantar sporlarını, etrafındaki ağaçlara yayıyor. Hastalığın ilerlememesi için ağacı çıkartıyoruz, kütüğünü köklüyoruz ve toprağına da işlem yapıyoruz. Çünkü bu mantarın sporları toprakta da kalıyor." ifadelerini kullandı.

Ağaçların budanmasına değinen Eser, şunları söyledi:

"Yaptığımız çalışmalarda hastalıklı bir ağacı budadığınızda, ağacın ölüm süreci hızlanıyor. Çünkü ağacı her budadığınızda, ağacın öz suyu dışına çıkıyor, buradaki yaralardan sporlar daha hızlı giriyor. Sporların daha hızlı girmesi sonucu ağaçta ölüm daha hızlı oluyor. İstanbul'un öbür ucundaki kullandığımız bir budama aleti, oradan hastalığı alıp tüm Dolmabahçe, Çırağan tarafındaki 250-300 ağaca bulaştırabiliyor. Buradaki çözüm direkt ağacı ya keseceğiz ya da budama yapmayacağız. Endoterapi yöntemleri veya enjeksiyon modelleriyle ağacın ömrünü uzatabiliriz ama bu da ağacın ölümüne engel olmuyor sadece yaşam süresini biraz daha uzatıyor."

"Diğer ağaçların kurtarılması için geniş çaplı bir rehabilitasyon süreci yapılması gerekiyor"

Eser, hastalığın ilk tepki gösterdiği ağaçlar belirlenerek çok hızlı bir şekilde uzaklaştırılıp toprağın ıslah edilmesi halinde, diğer ağaçlara bulaşma ihtimalinin çok düşük olacağını ancak hastalık bilinmediği için birçok ağaca bulaştıktan sonra göze çarpmaya başladığını söyledi.

Dolmabahçe ve Çırağan'da şu anda budanmış şekilde duran çınar ağaçlarına "dikili kuru" denildiğini aktaran Eser, "O ağaçlar ayakta duruyor gibi gözüküyor ama artık fotosentez yapmıyor. Herhangi bir yaprak açmıyor. Herhangi bir ağacın yapması gereken hayati fonksiyonları yerine getiremiyor. Şu an dikili, ölmüş bir şekilde duruyor. Sadece alanın çıplak gözükmemesi için görsel olarak orada bulunuyor." dedi.

İstanbul'daki çınarlarda görülen hastalığa değinen Eser, "Çınar ağaçlarındaki mantar hastalığı devam ediyor. Şu anda Yeniköy taraflarına doğru hastalık ilerliyor. Hastalık kesilmedi, aktif bir şekilde alanda duruyor. Bu ağaçların artık alandan çıkarılması ve toprağın ıslah edilmesi gerekiyor. Diğer ağaçların kurtarılması için geniş çaplı bir rehabilitasyon süreci yapılması gerekiyor." uyarılarında bulundu.

Qué observar

Perspectiva de IA — posibilidades, no hechos

  • Çınar ağaçlarındaki mantar hastalığının Yeniköy taraflarına doğru ilerlemesi ve aktif kalması bekleniyor.

    Muy probable · En meses

  • Hastalığın yayılımını durdurmak için hastalıklı ağaçların alandan çıkarılması ve toprağın ıslah edilmesi gerekecek.

    Probable · En meses

Preguntas abiertas

  • İBB'nin uzman raporlarına neden uymadığı?
  • Anıtlar Kurulu'nun bu süreçteki rolü nedir?
  • Hastalığın İstanbul genelindeki yayılımı nasıl durdurulacak?

Temas relacionados

This article was originally published by AA Güncel.

Noticias relacionadas

Más sobre este temaçınar ağacı