Erdoğan: Energy is a pillar of national security and development
En resumen
- President Erdoğan stated that energy is a pillar of national security, development, and independence, emphasizing the strategic importance of oil and natural gas.
- He highlighted Turkey's role as a bridge for energy transfer and its increased natural gas import capacity, as well as domestic discoveries in the Black Sea and Gabar.
Resumen generado por IA
Por qué importa
President Erdoğan addressed the 2nd Istanbul Natural Resources Summit, focusing on energy security as a pillar of national security, development, and independence. He highlighted Turkey's strategic position as an energy bridge and detailed advancements in domestic energy production and infrastructure.
Başkan Erdoğan: Enerji milli güvenliğin güç unsurudur
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Turkuvaz Medya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ortak düzenlediği 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi İNRES 2026'da önemli açıklamalarda bulundu. "Zirvenin ikinci kez gerçekleştirilmesine öncülük eden Enerji Bakanlığımıza ve Turkuvaz Medya'ya teşekkür ediyorum" diyerek sözlerine başlayan Başkan Erdoğan "Enerji milli güvenliğin kalkınmanın ve bağımsızlığın bir güç unsuru olma vasfını giderek perçinliyor. Petrol ve doğal gaz halen stratejik" dedi.
Giriş Tarihi: 22 Mayıs 2026 14:40 Son Güncelleme: 22 Mayıs 2026 16:46
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'ne yaptığı konuşmada, İstanbul'un enerji güvenliği, kaynak diplomasisi ve küresel işbirliğinin masaya yatırıldığı önemli bir buluşmaya ikinci kez ev sahipliği yaptığını söyledi. Zirve vesilesiyle Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Orta Doğu'ya uzanan coğrafyanın seçkin temsilcilerini Türkiye'de ağırladıklarını belirten Erdoğan, 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nde katılımcıları İstanbul'da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti.
BAŞKAN ERDOĞAN'DAN TURKUVAZ MEYDA GRUBU'NA TEŞEKKÜR
Başkan Erdoğan, "Değişen Küresel Manzarada Enerji Güvenliği: Bağlantısallık ve İşbirliği" temasıyla düzenlenen zirve boyunca düzenlenecek panel ve oturumların ülkeler ve sektör için hayırlara vesile olması temennisinde bulunduğunu, ilki geçen sene başarıyla gerçekleştirilen zirvenin bu sene daha farklı konularla ikinci kez düzenlenmesinde öncülük eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Turkuvaz Medya Grubu'na teşekkür ettiğini ifade etti.
Enerji, madencilik, kritik mineraller ile hidrokarbon alanlarında güncel meseleler yanında tehdit ve fırsatların da ele alınacağı zirvenin ülkeler arasındaki işbirliklerinin geliştirilmesine katkı yapacağına inandığını belirten Erdoğan, bakanlarla birlikte tüm katılımcılara, kıymetli değerlendirmeleri için teşekkür etti.
Başkan Erdoğan: "Enerji milli güvenliğin güç unsurudur" | Video
"PETROL VE DOĞAL GAZ HALEN STRATEJİK KAYNAKLAR OLMAYA DEVAM EDİYOR"
Başkan Erdoğan, enerji arz güvenliğinin günlük hayattan uluslararası siyasete her alanda çok daha önem kazandığı bir süreçten geçtiklerini söyleyerek, "Enerji milli güvenliğin, kalkınmanın, bağımsızlığın ve bölgesel istikrarın merkezinde yer alan bir güç unsuru olma vasfını giderek perçinliyor. Petrol ve doğal gaz halen stratejik kaynaklar olmaya devam ediyor. Bu kaynaklara ulaşmak, bu kaynakları istikrarlı ve maliyet etkin şekilde temin etmek devletler için daha fazla önemli hale geliyor." ifadelerini kullandı.
Bölgede son yıllarda yaşanan olayların bir taraftan enerji arz güvenliğinin ne kadar mühim olduğunu ortaya koyduğunu, diğer taraftan ülkeler arasındaki bağımlılık ilişkisinin ulaştığı seviyeyi de gösterdiğine dikkati çeken Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşı başladığında gündeme gelen ilk konulardan birinin enerji tedariki ile doğal gaz ve petrol hatlarının güvenliği olduğunu kaydetti.
Başkan Erdoğan, aynı şekilde 28 Şubat'ta İran'a karşı başlatılan hava saldırılarının olumsuz etkilediği alanların en başında enerji tedariki ve ticareti geldiğini söyleyerek, "Petrol ve doğal gaz fiyatlarında yüzde 50'lileri bulan artışlar gördük. Sadece fiyatlar uçmadı, enerji tedarikiyle ilgili ciddi sıkıntılar da baş gösterdi. Bu jeopolitik gerilimin artçı sarsıntıları günlük hayatı, üretimi, turizmi, hava ulaşımını ve ekonomiyi vurmaya devam ediyor." diye konuştu.
Erdoğan konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Bir defa şunu burada sizlerin dikkatine getirmek isterim. Türkiye zengin enerji kaynaklarına sahip coğrafyalarla bunlara ihtiyaç duyan ülkeler arasındaki en güçlü köprüdür, geçiş ve kavşak noktasıdır. Bölgemizde meydana gelen son krizler Türkiye'nin bu özelliğini teyit ve tahkim etmiştir. Ülkemiz tüm tahriklere rağmen sağduyulu siyasetiyle savaşın dışında kalmış, diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen girişimleriyle de sükunetin tesisine katkı sağlamıştır. Türkiye hem enerji naklinde güvenilir bir ortak hem de barışın kilit aktörü olarak son süreçte öne çıkmıştır. Bunun olumlu tesirlerini orta ve uzun vadede daha fazla göreceğimize inanıyorum"
Türkiye'nin güvenilir enerji tedarikindeki vazgeçilmezliğinin bir kez daha anlaşıldığını kaydeden Başkan Erdoğan, bunda son 23 yılda hükümetin attığı adımların çok büyük payı olduğunu ifade etti. Başkan Erdoğan, göreve geldiklerinde Türkiye'nin günlük doğal gaz giriş kapasitesinin yaklaşık 90 milyon metreküp olduğunu, bugün bu rakamın 495 milyon metreküpe çıktığını açıkladı.
Rusya'dan 2, Azerbaycan'dan 2 ve İran'dan 1 olmak üzere toplam 5 boru hattından doğal gaz temin ettiklerini belirten Başkan Erdoğan, "Türkiye artık 39 ülkeden 50'den fazla şirketten doğal gaz tedarik eden dev bir enerji altyapısına sahiptir. LNG terminalleri, FSRU tesisleri, depolama yatırımları ve boru hatlarıyla Türkiye'yi Avrupa'nın en güçlü enerji merkezlerinden biri haline getirdik. Yapacağımız yeni yatırımlarla günlük LNG gazlaştırma kapasitemizi mevcut 161 milyon metreküpten 200 milyon metreküpe çıkartacağız." diye konuştu.
"16-17 MİLYON HANEYE YERLİ GAZIMIZ ULAŞACAK"
Başkan Erdoğan, bir diğer kayda değer başarılarının, 2016 yılında ilan ettikleri Milli Enerji ve Maden Politikası'yla başlayan sondaj ve arama faaliyetleri olduğunu belirterek, "Burada kelimenin tam anlamıyla paradigmayı değiştirdik. 'Bulanlar ancak arayanlardır' şiarıyla 10 yılda bu alana çok ciddi yatırım yaptık" dedi.
"Kendi mühendislerimizle, kendi gemilerimizle, kendi ekipmanlarımızla 'mavi vatan'da arama faaliyetleri yürüttük." diyen Başkan Erdoğan, "Fatih Sondaj Gemimizle, Cumhuriyet tarihimizin en büyük doğal gaz keşfini gerçekleştirdik. Muhalefetin küçümsediği Sakarya Gaz Sahası'nda günlük üretimimiz bugün 9,5 milyon metreküpe ulaştı. Bu üretim miktarıyla milyonlarca hanemizin enerji ihtiyacını karşılıyoruz. Osmangazi Üretim Platformumuzun devreye alınmasıyla birlikte 2026 yılında günlük üretimimizi 20 milyon metreküpe yükselteceğiz. Böylece inşallah 8 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz'den karşılamış olacağız." açıklamalarında bulundu.
Başkan Erdoğan, ikinci yüzer üretim platformunun inşasının sürdüğünü dile getirerek, "2028'de onun da hizmete girmesiyle üretim, üçüncü fazda günlük 45 milyon metreküpe çıkacak ve 16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak." ifadesini kullandı.
Sadece Karadeniz'de değil Gabar'da da tarih yazdıklarının altını çizen Başkan Erdoğan, "Şırnak Gabar'da gerçekleştirilen petrol keşfimiz Cumhuriyet tarihimizin en büyük petrol keşfi olarak kayıtlara geçti. On yıllar boyunca terörle ve terör eylemleriyle anılan bölgeler bugün üretimle, yatırımla, istihdamla anılıyor. Güvenlik tehdidi nedeniyle yıllarca atıl kalan yerlerde bugün turizm canlanıyor, istihdam artıyor, tarım gelişiyor, çiftçimizin, sanayicimizin, esnafımızın, vatandaşımızın yüzü gülüyor." şeklinde konuştu.
"GABAR'DAKİ ÜRETİM TÜRKİYE'NİN ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNE ÇOK BÜYÜK KATKI SAĞLIYOR"
Başkan Erdoğan, terörün karanlık gölgesinin çekilip huzurun aydınlattığı alanlar genişledikçe yıllarca korkunun, göçün ve güvensizliğin sembolü olan şehirlerin hızla ayağa kalktığını belirterek, "Bugün Gabar'dan elde edilen üretim Türkiye'nin enerji arz güvenliğine çok büyük katkı sağlamaktadır. Yurt içi petrol üretimimizin yüzde 44'lük kısmı sadece Gabar'daki kuyularımızdan gelmektedir. Terörsüz Türkiye sürecinin menziline ulaşmasıyla birlikte inşallah yeni bir hikaye yazılmaya başlanacaktır." değerlendirmelerinde bulundu.
Türkiye'nin, ekonomisine doğrudan ve dolaylı maliyeti 2 trilyon doları aşan ağır bir yükten kurtulurken terörle mücadeleye ayrılan kaynakların daha verimli alanlara tahsis edileceğini bildiren Başkan Erdoğan, "Bunun da en büyük kazananı on yıllardır sıkıntı çeken bölge halkıyla birlikte 86 milyonun her bir ferdi olacak." dedi.
Terörün sıfırlandığı bir atmosferin Türkiye açısından ne manaya geldiğinin işaretlerine şimdiden şahit olunduğunu söyleyen Erdoğan, "Gabar'daki keşiften sonra Diyarbakır'da 4 saha belirlendi. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde 24 kuyuda çalışma planlıyoruz. Bunların haricinde başka hazırlıklarımız da söz konusu. Türkiye Petrollerinin toplam 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline gelmesi için hem yurt içinde hem yurt dışında arama, sondaj ve üretim çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz." diye konuştu.
Başkan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye kendi kaynaklarını geliştirirken aynı zamanda küresel enerji diplomasisinin en güvenilir ortaklarından biri olarak adından sıkça söz ettiriyor. Somali'deki sondaj faaliyetlerimiz, Pakistan'da planlanan çalışmalarımız, Libya'dan Orta Asya'ya uzanan işbirliklerimiz bunun en somut göstergesidir. Somali açıklarında yürüttüğümüz çalışmalar Türkiye'nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajı olması hasebiyle tarihi önemdedir. İklim ve hava şartları elverirse sondaj operasyonunu 6 ila 9 ay arasında tamamlamayı öngörüyoruz. Arzumuz, uzun yıllar iç istikrarsızlıkla ve kıtlıkla boğuşan kardeş Somali halkına bekledikleri müjdeli haberi vermektir. Komşumuz Suriye'de de hem maden hem petrol tarafında yeni hükümetle ortak çalışmalarımız devam ediyor. Suriye'deki entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla yeni işbirliği fırsatları için zemin çok daha uygun olacaktır. Türkiye olarak sürecin suhuletle hitama ermesi için Suriye hükümetine gereken desteği veriyoruz."
Madencilik alanında da büyük bir dönüşüm içinde olduklarını dile getiren Başkan Erdoğan, Türkiye'nin maden çeşitliliği bakımından dünyada 9. sırada olduğunu söyledi.
Başkan Erdoğan, 2025 yılında maden ihracatlarının 6,2 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirterek, "Dünya bor rezervlerinin yüzde 73'üne sahip olan ülkemiz, Eti Maden aracılığıyla dünya bor pazarının lideridir. Nadir toprak elementlerinde Eskişehir Beylikova'da keşfedilen dev rezerv, Türkiye'yi kritik madenler alanında küresel ölçekte şampiyonlar ligine taşımıştır. Eskişehir Kırka'da kurulan pilot tesisle lityum karbonat üretiminde ilk ürünü elde ettik. Aynı yerde yıllık 600 ton kapasiteli endüstriyel tesisin kurulumuna yönelik çalışmalarımız aralıksız sürüyor." ifadelerini kullandı.
Qué observar
Perspectiva de IA — posibilidades, no hechos
Turkey will become one of Europe's strongest energy centers.
Muy probable · Medio plazo
Daily production from the Sakarya Gas Field will reach 20 million cubic meters in 2026, meeting the needs of 8 million households.
Muy probable · En días
Daily production from the Sakarya Gas Field will reach 45 million cubic meters in the third phase, supplying 16-17 million households.
Probable · En años
Preguntas abiertas
- What are the specific details of the new government's cooperation with Turkey in Syria regarding mining and oil?
- What is the exact timeline for the completion of the pilot facility for lithium carbonate production in Kırka?
- What are the projected costs and funding sources for the planned new investments in LNG gasification capacity?
- What are the specific challenges and potential breakthroughs expected in the deep-sea exploration drilling in Somali waters?






