Ezgi Apartmanı davasında tutuklu sanıklar tahliye talep etti
İç mimar Ertan Danacı ve pastane işletmecisi Mustafa Pekel, depremde yıkılan binayla ilgili davada suçsuz olduklarını savunarak tahliyelerini istedi
En resumen
- Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan Ezgi Apartmanı davasında tutuklu sanıklar iç mimar Ertan Danacı ve pastane işletmecisi Mustafa Pekel, mahkemede suçsuz olduklarını savunarak tahliye talep etti.
- Danacı, sözleşmeye uygun çalıştığını ve raporlarda kusursuz olduğunu belirtirken, Pekel sözleşmeyi okumadan imzaladığını itiraf etti.
- Savunma avukatları, iddia makamının lehte delilleri dosyaya almadığını ve Twitter yargısına uyduğunu iddia etti.
Resumen generado por IA
Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan Ezgi Apartmanı davasında tutuklu sanıklar tahliye talep etti. İç mimar Ertan Danacı ve pastane işletmecisi Mustafa Pekel, mahkeme huzurunda suçsuz olduklarını savundu.
Tutuklu iç mimar Ertan Danacı dekorasyon işi yaptığını, iş yaparken işveren ile sözleşme imzaladığını ve sözleşmenin dışına çıkmadığını söyledi. Danacı şöyle konuştu: “Aslında haksız bir linç kampanyası var. İlk başlarda ben buraya tanık olarak gelmiştim ama şu an sanık olarak karşınızdayız. Bu binayı tasarlayan, yapan tutuklu bir kişi kalmadı. Raporlarda kusurlu olmayan ben tutukluyum. Bu kadar benim lehime olan şeyler varken neden hala tutukluyum? Suçluysam suçumu çekeyim. Hayatım alt üst oldu. Ailem, işim bitti. Kim suçluysa o cezasını çeksin. O yüzden tahliyemi talep ediyorum raporlara göre suçsuzum ve en çok tutuklu bulunan benim.”
Tutuklu pastane işletmecisi Mustafa Pekel de suçlamaları kabul etmeyerek bilirkişi raporunda aleyhte olan bölümleri kabul etmediğini belirtip tahliyesini talep etti. Mahkeme Başkanının, “Sözleşme içeriğine baktığımızda iddia edilen tadilatlar sözleşmede yer almıyor. Sözleşmede şöyle bir ibare var. Yıkım, söküm, molozların kaldırılması işverene ait. Sözleşmenin içeriğini biliyor musunuz?” diye sorması üzerine Pekel, şu yanıtı verdi: “Ertan Bey ile işi sözleşme karşılığı verdiğimiz için anahtar teslimi deriz. Sözleşmenin içeriğini de bilmiyorum, sözleşmeye bakmadan imzaladım. Biz Ertan Bey ile buranın ihtiyaçları olan dekorasyonla ilgili anlaşmalar yaparız. Yıkım, sökümle ilgili havalandırma yapılacaksa havalandırma firması aranıyor, su tesisatı yapılacaksa su tesisatçısı aranıyor.”
Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “Ertan Danacı sözleşmede ne varsa onu yaptı. Sözleşme dışına çıkmadı o zaman öyle mi anlamalıyım” diye sorması üzerine Mustafa Pekel, “Evet” diye cevap verdi.
Sanıkların ardından avukatlar savunma yaptı. Sami Kervancıoğlu'nun damadı avukat Mesut Çakar, dava dosyasının içerik olarak en basit deprem dosyası olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Ama ne yazık ki Twitter yargısı olarak şu anki en zor dosya. Çünkü yargılamanın başından beri iddia makamı sanıklar hakkında lehte ve aleyhte olan delilleri toplamakla görevli bir makam ama sayın iddia makamı bizim lehimize olan bir kelimeyi dahi dosya kapsamına almamıştır.”
“Biz iddia makamının dosyaya çok ön yargılı olduğunu veya Twitter mahkemesine uyduğunu düşünüyoruz. Bizim suçumuz sosyal medyada algı yaratmamak mı?”
“Birtakım meslektaşlarım şey yapacak ama yüzlerce deprem dosyası var neden onlara yönelik bir hayır için duruşmalara girilmiyor? Çünkü Ezgi Apartmanı şov yapılacak bir dosya.”
Mesut Çakar'ın bu sözleri, müşteki avukatlarının tepkisini çekti ve duruşmada gerginlik yaşandı. Avukat Rezan Epözdemir, hem Mesut Çakar'a hem de Mahkeme Başkanı'na tepki göstererek şunları söyledi: “Bu nasıl bir saygısızlık. Sizin meslektaşınıza hakaret ediyor, saygısızlık yapılıyor kesmiyorsunuz. Aynı şeyi biz yapsaydık keserdiniz sayın başkan. Böyle bir saygısızlık olabilir mi? Kadın gelmiş bizden yardım istiyor, vekilliğini yapmayalım mı? Ben Rönasans'ta yapıyorum, burada yapıyorum, yüzlerce dosyada yapıyorum. Saygısızlığın, terbiyesizliğin anlamı yok. Herkes haddini bilecek.”
Epözdemir'in sözlerine taraf avukatları da karşılık verince salonda gerginlik büyüdü. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı duruşmaya ara verdi.






