Newsgather
Atrásİstilacı Çiğdeci Kuşu İstanbul'da Yerli Türleri Tehdit Ediyor
İstilacı Çiğdeci Kuşu İstanbul'da Yerli Türleri Tehdit Ediyor
En desarrollo
AA Güncelhace 56 minutosEnvironment3 min de lecturaTürkiye

İstilacı Çiğdeci Kuşu İstanbul'da Yerli Türleri Tehdit Ediyor

En resumen

  • İstanbul'da istilacı çiğdeci kuşu popülasyonu hızla artarak yerli türler üzerinde baskı oluşturuyor.
  • Ergün Bacak, çiğdecinin geniş besin yelpazesi ve kavgacı yapısıyla serçe gibi kuşların yuvalarını ele geçirdiğini ve yumurtalarını yediğini belirtiyor.
  • Popülasyonun kontrol altına alınması için işbirliği çağrısı yapılıyor.

Resumen generado por IA

Por qué importa

Çiğdeci, zeki ve geniş beslenme yelpazesine sahip bir kuş türü olup, 2000'li yılların başından itibaren Türkiye'de görülmektedir. Kafes kuşu olarak beslenmesi ve doğaya kaçması/bırakılması sonucu popülasyonu artmıştır.

Tamaño de fuente

Sığırcıkgiller familyasından, kahverengi tüylü, sarı bacaklı olan ve göz çevresinde sarı çıplak deri bulunan çiğdeci, zeki bir kuş türü olarak biliniyor.

Geniş beslenme yelpazesi, şehir yaşamına kolay uyum sağlaması ve diğer kuş türleriyle girdiği rekabetle dikkati çeken çiğdeci, yerli kuş popülasyonları üzerinde baskı oluşturuyor.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Ergün Bacak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hem bitkisel hem de hayvansal gıdalarla beslenebilen çiğdecinin bu özelliğinin şehir yaşamına kolay uyum sağlamasında önemli rol oynadığını söyledi.

Bazı ülkelerde tarım zararlılarıyla mücadelede kullanılan kuşun Türkiye'de 2000'li yılların başından beri görüldüğünü belirten Bacak, "Özellikle zekası, taklit yeteneği ve güzel sesi nedeniyle kafes kuşu olarak beslendiği için başka ülkelere taşınıyor. Ülkemizde de pet hayvanı olarak kafeste beslenen kuşlar gibi doğaya kaçması veya doğaya bırakılması sonucu popülasyonu artıyor." ifadelerini kullandı.

İstanbul'un farklı noktalarına yayıldı

Kuşun, şehirlerde meyve ve böceklerden insan kaynaklı gıda atıklarına kadar çok geniş bir besin kaynağından yararlanabildiğini aktaran Bacak, bu sayede popülasyonunu hızla artırabildiğini anlattı.

Bacak, İstanbul'da çiğdeciyi ilk kez 2000'li yılların başlarında Kartal Devlet Hastanesi yakınlarında küçük gruplar halinde gözlemlediğini dile getirerek, son 7-8 yılda özellikle Gülhane Parkı'nda bu türün yoğunlaştığını, Yıldız Parkı, Emirgan Korusu ile Marmara Üniversitesi Maltepe Kampüsü gibi birçok farklı noktada da görülmeye başladığını kaydetti.

Türün uygun yuvalama ve beslenme alanları buldukça kent geneline yayıldığını belirten Bacak, papağanlar kadar dikkati çekmediği için şehirdeki yayılışı fazla fark edilmeyen çiğdecinin popülasyonunu artırdığını söyledi.

Dünyanın en istilacı 100 canlısı arasında yer alıyor

Çiğdecinin dünyanın en istilacı 100 canlı türü arasında yer aldığına dikkati çeken Bacak, listede yer alan diğer iki kuş türünün ise sığırcık ve kırmızı karınlı Arap bülbülü olduğunu anlattı.

Türün yalnızca geniş besin yelpazesiyle değil, diğer kuşlarla girdiği rekabet nedeniyle de risk oluşturduğunu vurgulayan Bacak, şöyle konuştu:

"Çiğdeci, adaptasyon yeteneği ve besin yelpazesinin geniş olması nedeniyle çok rahat hayatta kalıyor. Diğer taraftan biraz kavgacılar, biraz zeki olmaları nedeniyle de başka kuşların yuvasını kapabiliyor. Onların besinlerini ellerinden alabiliyor. Özellikle serçelerin, sığırcıkların, deliklere, kovuklara yuva yapan diğer kuşların yuvalarını ellerinden alabiliyor. Hatta yumurtalarını yediğiyle ilgili kayıtlar var. Bu da diğer kuşların popülasyonunu olumsuz etkiliyor. Özellikle şehirleşmenin artmasıyla beraber serçe popülasyonu aşağıya doğru gidiyor. Serçe popülasyonunu etkileyen faktörlerden birisi kediler, bir diğeri de çiğdeciler olabilir İstanbul için."

Kartal çevresi ve Gülhane Parkı'nda artık yüzlerce bireyden oluşan çiğdeci popülasyonunun bulunduğunu dile getiren Bacak, "Yavrular hayatta kaldıkça, kedi mamaları, ekmekler ve diğer tüm gıda atıkları onlar için besin kaynağı oluşturacak faktörler olduğu sürece çiğdecilerin popülasyonu artmaya devam edecek." dedi.

Bacak, Tarım ve Orman Bakanlığı, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle popülasyonun düzenli takip edilmesi gerektiğini, gerekli görülmesi halinde ise üremenin kontrol altına alınmasına yönelik insani yöntemlerin değerlendirilmesinin faydalı olacağını söyledi.

Yerli türlerin yaşam alanlarının korunmasının, İstanbul'un biyolojik çeşitliliğinin sürdürülebilmesi açısından kritik önem taşıdığını belirten Bacak, "İstilacı tür çiğdeci, yeşil papağan gibi türler ve tabii ki kediler, kargalar, martılar, serçe gibi şehirle özdeşleşen, insanla beraber yaşayan türlere oldukça fazla zarar veriyor." değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul'un simge kuşları değişiyor

Bacak, İstanbul'un tarih boyunca martılar, yelkovanlar, leylekler ve serçelerle özdeşleştiğini, ancak kent ekolojisindeki değişimle birlikte farklı türlerin daha görünür hale geldiğini anlattı.

İskender papağanı, yeşil papağan ve çiğdecinin artık İstanbul'da sık görülen türler arasında yer aldığını dile getiren Bacak, bunun kentteki yoğun insan nüfusu ile geçmiş yıllardaki egzotik kuş ticaretinin sonucu olduğunu ifade etti.

Serçelerin ise değişen mimari nedeniyle yuva yapacak alan bulmakta zorlandığını anlatan Bacak, Avrupa'da bazı ülkelerin yeni yapılarda kuş yuvalarını zorunlu hale getirerek serçe popülasyonunu korumaya yönelik uygulamalara geçtiğini aktardı.

Bacak, Türkiye'de de kuşların barınabileceği yaşam alanlarının artırılmasının önemine işaret etti.

Qué observar

Perspectiva de IA — posibilidades, no hechos

  • Çiğdeci popülasyonu, besin kaynakları olduğu sürece artmaya devam edecek.

    Muy probable · En meses

  • Çiğdeci popülasyonunun düzenli takibi ve üremenin kontrol altına alınmasına yönelik insani yöntemler değerlendirilecek.

    Probable · En meses

Preguntas abiertas

  • Çiğdeci popülasyonu ne kadar hızlı artıyor?
  • Üremeyi kontrol altına alma yöntemleri nelerdir?
  • Diğer istilacı türlerin yerel ekolojiye etkisi ne boyutta?

Temas relacionados

This article was originally published by AA Güncel.

Noticias relacionadas

Bakan Yumaklı'dan Orman Yangınları Açıklaması: 3 Yangın Kontrol Altında
En desarrollo·hace 16 minutos

Bakan Yumaklı'dan Orman Yangınları Açıklaması: 3 Yangın Kontrol Altında

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Antalya'nın Alanya, Kocaeli'nin Dilovası ve Balıkesir'in Marmara Adası'ndaki orman yangınlarının tamamen kontrol altına alındığını duyurdu. İzmir'deki yangının büyük ölçüde kontrol altında olduğunu, Aydın ve Balıkesir'deki diğer yangınlar için çalışmaların sürdüğünü belirtti ve vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu.

Cumhuriyet
1 min de lectura
Más sobre este temaçiğdeci