Última hora
INTLCanada Selects ThyssenKrupp Marine Systems for Multi-Billion Euro Submarine ContractCRYPTO-ENUK Foreign Secretary Warns of AI Risks, Compares to Nuclear AgeJP10代長女を監禁、母親を再逮捕 三男も逮捕、警視庁RUДепутат Госдумы: Киев скрывает фиаско в КонстантиновкеJP介護施設元職員、入所者殺害事件の判決 水戸地裁RUВ Сумах и Днепропетровске прогремели взрывы на фоне воздушной тревогиARافتتاح مقر «صلة» الدولي في لندن لتعزيز التوسع العالمي في الرياضة والترفيهRUПотери ЕС от отказа от российских энергоносителей оцениваются в 3 трлн евроINTLMaddy Cusack's former manager labelled her 'generally a liar' during FA investigation, inquest hearsDEElterngeld-Pläne: Kürzung und höhere SätzeINTLCanada Selects ThyssenKrupp Marine Systems for Multi-Billion Euro Submarine ContractCRYPTO-ENUK Foreign Secretary Warns of AI Risks, Compares to Nuclear AgeJP10代長女を監禁、母親を再逮捕 三男も逮捕、警視庁RUДепутат Госдумы: Киев скрывает фиаско в КонстантиновкеJP介護施設元職員、入所者殺害事件の判決 水戸地裁RUВ Сумах и Днепропетровске прогремели взрывы на фоне воздушной тревогиARافتتاح مقر «صلة» الدولي في لندن لتعزيز التوسع العالمي في الرياضة والترفيهRUПотери ЕС от отказа от российских энергоносителей оцениваются в 3 трлн евроINTLMaddy Cusack's former manager labelled her 'generally a liar' during FA investigation, inquest hearsDEElterngeld-Pläne: Kürzung und höhere Sätze
Newsgather
BackKemalizm'e Saldırıya Tepki: "Cehalet" mi, "İhanet" mi?
Kemalizm'e Saldırıya Tepki: "Cehalet" mi, "İhanet" mi?
En desarrollo
Cumhuriyet13.06.2026Política5 dk okumaTürkiye

Kemalizm'e Saldırıya Tepki: "Cehalet" mi, "İhanet" mi?

En resumen

  • Terme Belediyesi Meclis Üyesi Rümeysa Eker'in Kemalistlere yönelik hakaret içeren mesajı, Rahmi Koç'un fıkrasına gösterilen tepkiyle karşılaştırıldı.
  • Yazı, Kemalizm'in Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundaki rolünü, kadın hakları, sanat ve toplumsal ilerleme alanlarındaki katkılarını savunuyor.

Resumen generado por IA

Por qué importa

Terme Belediyesi AKP Meclis Üyesi Rümeysa Eker'in Kemalistlere yönelik hakaret içeren mesajı, Türkiye'deki siyasi ve ideolojik kutuplaşmayı yeniden gündeme getirdi. Bu olay, geçmişte yaşanan benzer tartışmaların bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Tamaño de fuente

Terme Belediyesi AKP Meclis Üyesi Rümeysa Eker’in Kemalistler hakkındaki korkunç mesajı hak ettiği cezai yaptırımı görmedi. Karşımızda evrensel, entelektüel, bilimsel, özgürlükçü ve hukuki değerlere nefret kusan; sığlığına ve dipsiz cehaletine rağmen ahlak standartlarını kendi koyan bir “vasatlık vesikası” var. Bu mesaj ancak düşman uçaklarından atılabilecek adi bir propaganda metni olabilir.

Oysa Rahmi Koç’un malum fıkrasına devlet makamlarından, hükümetin basın aparatlarından anında yanıt geldi. 95 yaşındaki Koç’un fıkrasına en çok gülen de AKP’li eski Başbakan Binali Yıldırım’dı.

BİAT VE REDDEDİŞ

Koşulsuz vatan sevgisinin, kurucu iradenin, ölümü göze aldıran cesaretin tanımı olan Kemalizme yapılan bu hakaretlere karşılığı, “cehalet” ya da “ihanet” üzerinden vermek yetersiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin atomlarını taşıyan Kemalist ideoloji “kimsesizlerin kimsesi” Cumhuriyeti ilan ederek kişileri kuldan bireye, tebaadan yurttaşa dönüştürdü. Bir ağa için eşeğinden daha az değeri olan köylüye “efendi” dedi. Osmanlı’nın yabancılara bıraktığı her şeyi geri alarak millileştirdi; toplumun yaralarını sardı, onarım ve inşa sürecini akılla, bilimle yaptı. Topyekûn eğitim, aydınlanma, sanayi ve kalkınma hamleleriyle geleneksel, ilkel bir toplum yapısından ilerici, çoksesli ve ümitli bir hedefe kilitlendi.

“Fikri hür, vicdanı hür” bireyler yetiştirmeyi ilke edindi. “Aykırı” olmak sorgusuz sualsiz kabul etmeyi, el-etek öpmeyi, biat etmeyi kastettiğinde, aykırı karakterlerin toplumda çoğalmasını yalnız arzu etmekle kalmadı, bunun için Köy Enstitülerinin tohumlarını atarak, kendi kendine yetebilen bir ulus ve ülke için kendi kendine yetebilen bireyi ortaya çıkarmaya çalıştı. Kemalistler, Doğu’ya biçilen ataleti reddetti; aklı, bilimi üstün tuttu.

Geri kalmışlıktan yararlananlar, gerçekte korumaya çalıştıkları şey yalnızca kendi çıkarları olan “muhafazakar statükocular” aslında düşünce özgürlüğünün ve toplumsal canlılığın ta kendisine karşılar, bunları “aykırı” görüyorlar.

KADIN VE TOPLUM

“Seçme ve seçilme hakkı”nı Avrupalı birçok ülkeden önce vermesi, kadının yalnızca politik alanını tanımlamakla kalmadı; kocasız faytona binmesini yasaklayan 19. yüzyıl yaşamından kadını çekip çıkararak ondan öğretmen, doktor, pilot, hâkim, savcı, vekil vb. yaratan görülmemiş bir fırsat eşitliğini sağladı. Türk Medeni Kanunu ile evlenme, boşanma, miras haklarında kadınları erkeklerle eşitledi.

Kadın; giyimi, mesleği ve kamusal alandaki varlığıyla bir “ahlak doğrusu”na yerleştirilip değerlendirilemez. Kemalistlerin mücadelesi sayesinde oturabildiği makamdan Kemalistlere hakaret eden “nefret eker”, Cumhuriyetin haklarını ve onurunu kazandırdığı Türk kadınının manevi varlığına saldırmıştır.

SANATA BAKIŞ

Atatürk’ün “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” sözü sanatın yaşamsallığına vurguydu. Sanat; faşizm, komünizm, kapitalizmde bir ideolojik aparatken Kemalizm de uygarlığın ön şartı olarak değer bulup benimsendi.

Sanat denince musikişinas padişahlar, Enderun ve Harem çevresi akla gelirken Cumhuriyet ile sanat halka açıldı. Ulusal kültürle müziği harmanlamak üzere öğretmenler, orkestraya sanatçılar yetiştirmek için 15 Eylül 1924’te, ileride konservatuara dönüşecek “Musiki Muallim Mektebi” kuruldu. Okulun binası da başlı başına bir sanat eseriydi.

Avrupa’ya öğrenciler gönderildi. Çağdaş Türk müziğinin kurucusu “Türk Beşleri” onlardandı: Cemal Reşit Rey, Ahmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Necil Kâzım Akses, Hasan Ferit Alnar.

Resimde Abidin Dino, Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi üstatlar, Türk tiyatro devi Muhsin Ertuğrul gibi efsaneler hep Cumhuriyetin evrensel yüz akları, gurur kaynakları oldu.

SOSYAL YAŞAM ÖRNEĞİ

Tasarımıyla ulusal mimari akımın öncülüğünü yapan ve Atatürk’ün “Doğu’dan Batı’ya açılan pencere” olarak nitelendirdiği, genç Cumhuriyetin modern yüzü ve uluslararası diplomasi merkezi haline gelen Ankara Palas başta olmak üzere arka arkaya atılan mimari adımlar yeni sosyal merkezler yarattı. Böylece Türkiye Cumhuriyeti, “içe kapanık” görünümünden merak uyandıran bir imaja taşındı.

İNANÇ MESELESİ

Kemalistler, “tam bağımsızlık” ilkesiyle yalnızca kapitülasyonların kaldırılmasını, öz sermayenin ve iktisadi gücün milli iştiraklerle canlandırılmasını kastetmediler. Zihinleri ve iradeleri saran her türlü sofuluğu, yobazlığı da tam bağımsızlığın önünde engel gördüler. İnsanın Tanrı’yla arasına girmeye çalışan, manevi rehberliğine soyunan sahtekârların, din bezirgânlarının önüne geçmek, dini duyguları siyasi tüccarların elinden almak da tam bağımsızlığın sağlanmasında koşulsuzca önemliydi. Kemalizm, dine değil; dini inançları kişisel ve siyasi çıkarları için kullananlara karşıdır.

ENKAZDAN ÇAĞDAŞ DEVLETE

“Asıl dava, yıkılmak üzere bulunan bir imparatorluktan bir Türk devleti çıkarmaktır.” Mustafa Kemal daha Şam’da iken bu sözü söyledi.

Kurtuluş Savaşı ile Doğu’nun ezilmiş uluslarına esaret zincirini nasıl kıracaklarını gösteren ilk başarılı antiemperyalist mücadele verildi. Mustafa Kemal’in liderliğinde sömürgecilerin bütün tasarıları ortadan kaldırıldı ve enkazdan bir Türk devleti çıkarıldı. Hâlâ bu devletin varlığıyla sorunu olanlar aramızda. Unutulmasın ki Türk ulusu bir kere yaptığını yine yapabilir. Yeter ki Âkif’in dediği gibi: “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın!”

Preguntas abiertas

  • Eker'in mesajına resmi bir hukuki işlem başlatılacak mı?
  • AKP'nin bu konudaki resmi tavrı ne olacak?

Temas relacionados

This article was originally published by Cumhuriyet.

Noticias relacionadas

Más sobre este temaKemalizm