Última hora
ESEspaña declara emergencia nacional en Madrid y Ávila por incendios forestales y evacuaciones masivasESIncendio en Ávila: 1.500 desalojados y confinamientos por avance virulento del fuegoESEstados Unidos impone nuevos aranceles a 60 socios comerciales por trabajo forzado y sobreproducciónESGrabación de un tiburón blanco en el Mediterráneo reaviva el debate sobre su conservaciónESLa crisis de la vivienda expulsa a funcionarios y sanitarios de sus plazas en EspañaESJosé Luis Rodríguez Zapatero se siente inocente ante la investigación por el caso Plus UltraESLa guerra en Oriente Próximo eleva el precio del petróleo y el gas tras ataques hutíesESLa Fiscalía Anticorrupción solicita ampliar el estudio sobre las joyas de ZapateroESTrump lanza nueva ofensiva comercial con aranceles a 60 paísesESLa Línea 1 del Metro de Madrid tendrá doble cabecera hacia Madrid Nuevo NorteESEspaña declara emergencia nacional en Madrid y Ávila por incendios forestales y evacuaciones masivasESIncendio en Ávila: 1.500 desalojados y confinamientos por avance virulento del fuegoESEstados Unidos impone nuevos aranceles a 60 socios comerciales por trabajo forzado y sobreproducciónESGrabación de un tiburón blanco en el Mediterráneo reaviva el debate sobre su conservaciónESLa crisis de la vivienda expulsa a funcionarios y sanitarios de sus plazas en EspañaESJosé Luis Rodríguez Zapatero se siente inocente ante la investigación por el caso Plus UltraESLa guerra en Oriente Próximo eleva el precio del petróleo y el gas tras ataques hutíesESLa Fiscalía Anticorrupción solicita ampliar el estudio sobre las joyas de ZapateroESTrump lanza nueva ofensiva comercial con aranceles a 60 paísesESLa Línea 1 del Metro de Madrid tendrá doble cabecera hacia Madrid Nuevo Norte
Newsgather
AtrásProf. Dr. Şahin Uçar'dan "Kufi'nin İhtişamı: Geometriden Hikmete" Sergisi
Prof. Dr. Şahin Uçar'dan "Kufi'nin İhtişamı: Geometriden Hikmete" Sergisi
NOTICIA
AA Güncel3/6/2026Culture6 min de lecturaTürkiye

Prof. Dr. Şahin Uçar'dan "Kufi'nin İhtişamı: Geometriden Hikmete" Sergisi

En resumen

  • Tarih felsefecisi, şair, bestekar ve hattat Prof.
  • Şahin Uçar, "Kufi'nin İhtişamı: Geometriden Hikmete" başlıklı sergisini ve sanat, musiki ve akademik kariyerini anlattı.
  • Uçar, Kufi hat sanatındaki özgünlüğünü ve tarih felsefesi çalışmalarını paylaştı.

Resumen generado por IA

Tamaño de fuente

Tarih felsefecisi, şair, bestekar ve hattat Prof. Dr. Şahin Uçar, Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan'ın katılımıyla Fatih Merkez Kütüphanesi Sergi Salonu'nda açılan "Kufi'nin İhtişamı: Geometriden Hikmete" başlıklı sergisini ve geleneksel sanatlar, musiki ve akademik kariyerin iç içe geçtiği yaşam öyküsünü AA muhabirine anlattı.

Çocukluğundan itibaren tarih felsefesine meraklı olduğunu aktaran Uçar, lisedeyken eserlerinden çok etkilendiği İbn Haldun'un izinden gitmek için de tarih felsefesi alanında eğitim aldığını kaydetti.

Prof. Dr. Uçar, üniversiteye girmeden önceki bir yıllık dönemde, ortaokul öğretmeninden keman dersleri aldığını ve kendi köyünde vekil öğretmenlik yaptığını söyleyerek, "Rahmetli Fuat Köprülü'nün 'Türk Edebiyatında Mutasavvıflar' kitabının arkasında 10-15 tane ilahi vardı. O yıllarda Sivas'ta klasik Türk müziği meşk eden, bu işi bilen kimse yoktu. Ben kendi kendime deşifre ederek o ilahilerin hepsini öğrendim. Köydeki talebelerime de gür sesle öğrettim. Sonra çocuk konseri dinlettirdim millete. Yani daha üniversiteye gelmeden ciddi bir birikimim oluşmuştu." diye konuştu.

Prof. Dr. A. Süheyl Ünver'in öğrencisi oldu

Üniversitedeki ilk günlerinde Osmanlıca dersindeki hocası Prof. Dr. Münir Aktepe ile yaşadığı bir anekdotu aktaran Uçar, tahtadaki harflerin hatalı olduğunu söylemesi üzerine hocasının kendisini tahtaya kaldırdığını belirtti. Uçar, "Elime çift tebeşir aldım, sülüs, ta'lik elle meşk ederek harfleri döktürdüm. Hoca 'Sen hattatsın.' dedi. Arapça, Farsça bildiğimi, İbn Haldun okuduğumu öğrenince, 'Bizim burada öğreteceğimiz her şeyi zaten biliyorsun. Senin için vakit kaybı olur. Süheyl Bey'in talebesi olmak ister misin?' diyerek bana bir kart verdi."

Uçar, Ordinaryüs Prof. Dr. Ahmet Süheyl Ünver ile böylece tanıştığına işaret ederek, Ünver'in Cerrahpaşa'da Tıp Tarihi Enstitüsündeki atölyesinde cuma günleri tezhip ve minyatür çalıştığını, hocasının yeteneğini fark etmesi üzerine kendisini dönemin en büyük üstatlarına yönlendirdiğini vurguladı.

Bu vesileyle Nihat Keklik'ten İslam felsefesi, Kemal Batanay'dan tanbur ve ta'lik, hattat Hamit Aytaç'tan sülüs ve Nuruosmaniye Başmüezzini Ahıskalı Mehmet Recep Berk'ten nesih dersleri aldığını kaydeden Uçar, konservatuvar eğitimi sırasında ise Nevzat Atlığ, Süheyla Altmışdört, İsmail Hakkı Özkan ve Gürdal Akat gibi isimlerin de dahil olduğu önemli isimlerden eğitim gördüğünü söyledi.

Akademik kariyerinin başlangıcı

Erzurum Atatürk Üniversitesine paleografya ve epigrafya uzmanı olarak atanmasına da değinen Uçar, bunu bir sahaf dükkanına bıraktığı besmele levhasına bağladı. Şahin Uçar, dönemin önemli isimlerinden Aydın Bolak'ın siparişi üzerine geometrik formda bir besmele yazdığını belirterek, şöyle konuştu:

"O dönem çalıştığım mektepteki sekreter kız, siyah kadife üzerine saman saplarıyla çiçekler yapıp satıyordu. Tasarladığım bu besmelenin düz çizgilerden oluştuğunu görünce, kıza parasını verip bu tasarımdan 3-4 tane kopya yaptırdım. Aydın Bey'e aslını teslim ettikten sonra, kopyalardan birini de Beyazıt'taki Enderun Sahafiye'ye, raflara assınlar diye hediye ettim. Maksadım beni müşterilere tavsiye eden sahaf arkadaşlara bir nevi reklam olmasaydı. Ertesi yıl, 1974'te oraya geldim, baktım kerli ferli, fötr şapkalı, bastonlu, tıpkı İngiliz lordları gibi havalı bir beyefendi bir şeyler konuşuyor. Ben çay içiyorum, hocayı dinliyorum, hoşuma gidiyor anlattıkları. Bir ara gözü raftaki o besmeleye takıldı. 'Bu ne kadar güzel bir besmele. Adeta mimari eserlere benziyor. Kim yapmış bunu?' dedi. Dükkandakiler beni işaret ederek, 'Bu arkadaşımız yaptı. Kendisi aynı zamanda aruzla divan tarzı şiirler yazar.' dediler. O zat, 'Evladım, lütfedin de bir gazel dinleyelim madem.' deyince divanımdan en sevdiğim gazeli okudum. Çok duygulandı, iltifatlar etti ve cebinden kartını çıkardı. Meğer o kişi Erzurum Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Kaya Bilgegil'miş. 'Ben Erzurum Edebiyat Fakültesi'nin Dekanıyım. Öğretmenliği bırak, gel seni asistan alacağım.' dedi."

Prof. Dr. Şahin Uçar, öğretmenlikten sıkıldığı ve hattatlık yaparak çok daha büyük paralar kazanabileceğini düşündüğü bir dönemde Erzurum'dan bir telgraf aldığını kaydederek, "Kaya Bey telgrafta 'Seni Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne paleografya ve epigrafya uzmanı olarak tayin ettik. Gel başla.' yazmıştı. İmtihan falan yoktu. Tamamen o sahaf rafındaki besmelenin bereketiyle, Allah’ın bir hikmeti olarak üniversite hayatım ve kariyerim 12 Şubat 1976’da böylece başlamış oldu." ifadelerini kullandı.

Çifre Minareli Medrese'deki kitabenin sırrı

Kufi hat konusunda da konuşan Uçar, Sivas Çifte Minareli Medrese'nin kapısında yer alan bir kitabeyi yıllarca kimsenin okuyamadığını, bu sırrı kendisinin çözdüğünü söyledi. Uçar, şöyle devam etti:

"Medresenin kapısında süslemeli, örgülü kufi tarzında bir yazı vardı. Ancak kompozisyonu yapan eski usta, süsleme çizgilerinden birini uzatıp 'kef' harfine birleştirmişti. Bu yüzden aradaki boşluk kaybolmuş, sanki orada başka bir harf varmış gibi göründüğü için kimse okuyamıyordu. Süheyl Ünver hocama sordum, okuyamadı. Erzurum'da asistan olunca Arapça hocamız Nazif Şahinoğlu'na götürdüm, o da çözemedi. Bir gün gözümün müsait bir anında, dikkatle bakarken orada aslında 'El mülkü lillah' (Mülk Allah'ındır) yazdığını fark ettim. O çizgi sadece bir süslemeydi. Bu ifadenin peşine düşerek tefsirlerde 'mülk' kelimesinin geçtiği tüm ayetleri inceledim ve nihayetinde 'Tarih Felsefesi Açısından Mülk ve Hilafet' adında bir kitap yazdım. Süheyl hocam yaşlandığında Cerrahpaşa'da beni her gördüğünde, 'Bunları bırak da Çifte Minare'nin tarihini yaz' derdi. Ben sanat tarihi değil İslam tarihi asistanı olmuştum ama hocamın o temennisi, yazdığım bu kitapla bir nebze de olsa dolaylı yoldan gerçekleşmiş oldu."

"Benim kufim hem çok eski, hem de daha önce hiç görülmediği kadar yenidir"

Uçar, 50 yıllık birikimin ürünü olan kişisel sergisinde ise Fatiha Suresi, Ayetü'l Kürsi ve İhlas Suresi'ni barındıran levhaların ilk kez sanatseverlerle buluştuğunu kaydetti.

Sergideki özel seçki üzerinden modern kufi ile kendi sanatı arasındaki felsefi farkı açıklayan Uçar, şunları kaydetti:

"Kufi yazı düz ve köşeli çizgilerden ibaret olduğu için dışarıdan bakıldığında kolay görünür. Hatta eski yazı bilmeyen modern grafikerler bile Latin harfleriyle kufi tasarımlar yapabiliyor, internette ev dekorasyonu için binlerce kopyası satılıyor. Fakat kufide esas zor olan, taklit olmayan güçlü bir kompozisyon ve terkip ortaya koyabilmektir. Eğer mimari veya geometrik bir felsefeye dayanmıyorsa sıradan bir grafik çiziminden öteye geçemez. Benim bu sergide yer alan ve 'Nokta-i Suğra' gibi 70'li yıllardan beri ürettiğim eserlerimin en büyük özelliği şudur: Geçmişten gelen klasik geleneklere o kadar bağlıdır ki ilk bakışta sanki yüzyıllar öncesinden kalma bir şaheser hissi verir. Ancak bu işin aşinası olanlar, gözü keskin olanlar dikkatle incelediklerinde, bu kompozisyonun eskilere hiç benzemediğini, tamamen yeni, özgün ve modern bir terkip olduğunu derhal anlar. Yani benim kufim hem çok eski, hem de daha önce hiç görülmediği kadar yenidir."

Hattatlığı hiçbir zaman bir geçim kapısı veya ticari bir meslek olarak görmediğini, hayatı boyunca sadece kendi zevki için, adeta bir hobi gibi yazdığını belirten Uçar, "Benim çok daha büyük meselelerim, tarih felsefesi üzerine ilmi çalışmalarım var. Sanat benim ruhumu besleyen bir damardı, o damardan akanları bu sergide bir araya getirdik." dedi.

Sergi, 15 Haziran'a kadar görülebilecek.

Temas relacionados

This article was originally published by AA Güncel.

Noticias relacionadas

Demirören Yayınları'ndan Ayasofya'nın Tarihini Anlatan Kapsamlı Eser
Culture·hace 15 horas

Demirören Yayınları'ndan Ayasofya'nın Tarihini Anlatan Kapsamlı Eser

Demirören Yayınları, Ayasofya'nın Bizans'tan günümüze uzanan tarihini, mimarisini ve kültürel mirasını bilimsel kaynaklar ve zengin belgelerle ele alan bir eser yayımladı. Yüksel Yücel tarafından kaleme alınan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takdim yazısını yazdığı çalışma, 24 Temmuz 2020'deki yeniden ibadete açılışını önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.

AA Güncel
2 min de lectura
Más sobre este temaŞahin Uçar