ABD-Suudi Arabistan sivil nükleer anlaşması Ortadoğu'da yeni bir dönemi işaret ediyor
Anlaşma, Riyad'ın İsrail ile normalleşmesine bağlanırken, uranyum zenginleştirme yasağı içeriyor.
L'essentiel
- ABD ile Suudi Arabistan arasında sivil nükleer anlaşma imzalandı.
- Anlaşma, Suudi Arabistan'ın uranyum zenginleştirmesine izin vermeyecek ve İsrail ile normalleşmesine bağlı olacak.
- Bu durum, Ortadoğu'da yeni bir güvenlik mimarisi oluşturma hedefi taşıyor.
Résumé généré par IA
Pourquoi c'est important
ABD ile Suudi Arabistan arasında Gazze savaşından önce de benzer bir anlaşma için diplomatik temaslar yürütülüyordu. Bu anlaşma, Suudi Arabistan'a güvenlik garantileri ve sivil nükleer program desteği karşılığında İsrail ile normalleşmeyi hedefliyordu.
ABD ile Suudi Arabistan arasında dün imzalandığı duyurulan sivil nükleer anlaşma Ortadoğu’da tarihi bir kırılmaya yol açabilir. Anlaşmaya dair birkaç gündür Amerikan basınında çıkan haberler Riyad’ın uranyum zenginleştirme potansiyelinden İsrail’in duyduğu rahatsızlığın vurgularken ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın, Suudi Arabistan’ın İsrail ile normalleşmesine bağlı olduğunu açıkladı.
ZENGİNLEŞTİRME YOK
Anlaşmaya yönelik eleştirilere sosyal medya hesabı üzerinden yanıt veren Trump, düzenlemenin Suudi Arabistan’a uranyum zenginleştirme izni vermeyeceğini aktardı. Trump paylaşımında, “ABD Enerji Bakanlığı ile Suudi Arabistan arasında hazırlanan sivil nükleer anlaşma, açık biçimde hiçbir uranyum zenginleştirme faaliyetini içermeyecek ve yalnızca sivil amaçlara hizmet edecek. Bu, İran, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer ülkelerin daha önce yararlandığı türden bir düzenleme olacak ve onaylanacak” ifadelerini kullandı. Trump, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin “tamamen Suudi Arabistan’ın son derece saygın ve başarılı İbrahim Anlaşmaları’na katılmasına bağlı olduğunu” kaydetti.
FİLİSTİN ŞARTI VARDI
ABD ile Suudi Arabistan arasında benzer kapsamda bir anlaşma için aslında Gazze savaşından önce yoğun diplomatik temaslar yürütülüyordu. Dönemin ABD Başkanı Joe Biden ve yönetimi, Suudi Arabistan’a güvenlik garantileri, gelişmiş savunma işbirliği ve sivil nükleer program desteği karşılığında Riyad’ın İsrail ile ilişkileri normalleştirmesini hedefleyen kapsamlı bir paket üzerinde çalışıyordu. Biden, Temmuz 2024’te yaptığı açıklamada Suudi Arabistan’ın bu çerçeve kapsamında İsrail ile diplomatik ilişki kurmaya hazır olduğunu belirtmişti. Ancak İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonları ve uluslararası kamuoyunda yükselen tepkiler, normalleşme sürecini fiilen durdurdu. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ülkesinin bağımsız ve başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmadan İsrail ile diplomatik ilişki tesis etmeyeceğini açık şekilde ilan etmişti.
ABD’NİN YENİ PLANI
Uzmanlara göre son anlaşma yalnızca enerji alanındaki işbirliğini değil, ABD’nin Ortadoğu’da yeniden şekillendirmeye çalıştığı güvenlik mimarisini de yansıtıyor. Washington, İran’ın bölgedeki nüfuzunu sınırlandırabilecek yeni bir bölgesel blok oluşturmayı hedeflerken, Suudi Arabistan’ı hem nükleer enerji alanında destekleyerek hem de İsrail ile aynı diplomatik çerçevede buluşturarak uzun vadeli bir stratejik ortaklık kurmayı amaçlıyor. Bölge uzmanları ise anlaşmanın uygulanmasının, Suudi Arabistan’ın İsrail ile normalleşme konusunda atacağı siyasi adımlara ve Filistin meselesinde yaşanacak gelişmelere bağlı olacağı görüşünde birleşiyor.
ABD arabuluculuğunda İsrail ve Arap ülkeleri arasında normalleşme öngören İbrahim Anlaşmaları’na şu ana kadar BAE, Bahreyn, Sudan, Fas ve Kazakistan katıldı.
TEL AVİV MEMNUN
Öte yandan Trump’ın açıklamalarına ilk tepki Tel Aviv’den geldi. İsrail Başbakanlık Basın Ofisi’nden yapılan açıklamada, ABD ile birlikte İran’a yönelik gerçekleştirilen askeri hamlelerin bölgede yeni bir diplomatik dönem başlattığı savunuldu. Açıklamada, “Tahran’daki rejime karşı yürütülen ortak ABD-İsrail askerî harekâtı ve İran’ın bölgedeki nüfuzunun kırılması, barış çemberini genişletme imkânı yaratmıştır” ifadelerine yer verildi. ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarına atıfta bulunulan metinde, Suudi Arabistan’ın İbrahim Anlaşmaları’na dahil olmasının Ortadoğu’da kalıcı barış adına “tarihi bir sıçrama” olacağı kaydedildi.
À surveiller
Perspective IA — des possibilités, pas des certitudes
Anlaşmanın yürürlüğe girmesi, Suudi Arabistan'ın İbrahim Anlaşmaları'na katılmasına bağlı olacak.
Probable · En quelques mois
Anlaşmanın uygulanması, Suudi Arabistan'ın İsrail ile normalleşme adımlarına ve Filistin meselesindeki gelişmelere bağlı olacak.
Probable · En quelques mois
Questions ouvertes
- Suudi Arabistan İsrail ile normalleşme konusunda hangi adımları atacak?
- Filistin meselesindeki gelişmeler anlaşmanın uygulanmasını nasıl etkileyecek?
- İran'ın bölgedeki nüfuzu bu anlaşmaya nasıl tepki verecek?







