Newsgather
BackAYM'den Berat Albayrak'ı Hedef Alan Video Kararı: CHP'nin Başvurusu Reddedildi
AYM'den Berat Albayrak'ı Hedef Alan Video Kararı: CHP'nin Başvurusu Reddedildi
En développement
Sabah Gündem16.06.2026Politique4 dk okumaTürkiye

AYM'den Berat Albayrak'ı Hedef Alan Video Kararı: CHP'nin Başvurusu Reddedildi

L'essentiel

  • Anayasa Mahkemesi, CHP'nin Berat Albayrak'ı hedef alan "128 milyar dolar" videosuyla ilgili başvurusunu reddetti.
  • AYM, videodaki suçlamaları destekleyecek somut delil bulunamadığını tescilledi.
  • Karar, Albayrak'a tazminat ödenmesine ilişkin mahkeme kararlarını destekler nitelikte.

Résumé généré par IA

Pourquoi c'est important

Anayasa Mahkemesi, CHP'nin Berat Albayrak'ı hedef alan '128 milyar dolar' videosuyla ilgili bireysel başvurusunu reddetti. Mahkeme, videodaki iddiaları destekleyecek somut delil bulunamadığını belirtti.

Taille de police

Anayasa Mahkemesi (AYM), 20 Mayıs 2026 tarihli kararıyla, CHP'nin kurumsal sosyal medya hesabından yayımlanan ve eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ı hedef alan "128 milyar dolar" içerikli video ile ilgili tarihe kritik bir not düştü.

Eleştiri sınırları aşılarak doğrudan "kişilik haklarına saldırı ve mesnetsiz suç isnadı" nedeniyle Albayrak'a. 40 bin liralık manevi tazminat ödenmesine ilişkin mahkeme kararları sonrası AYM de"bir hakkı teslim etti." Yani, CHP'nin, "ifade özgürlüğümüz ihlal edildi" gerekçesiyle yaptığı bireysel başvuruyu reddederken, bahse konu ağır suçlamaları destekleyecek nitelikte hiçbir resmi veri, mahkeme kararı veya somut delilin yargı sürecinde ortaya konulamadığını da tescilledi!

Şimdi, hafızayı tazelemekte fayda var…

Neden? Çünkü "Gerçekte, 128 milyar dolar diye bir tutar da yoktu!" Sadece, "Olması Gereken Rezerv (+) Dışarıdan Borç Alınan Döviz (-) Kasada Kalan Rezerv" varsayımına dayalı sanal hesap ortaya atılmıştı. Bununla da yetinilmemiş, döviz rezervlerinin buharlaştırıldığı, birilerine peşkeş (!) çekildiği gibi ithamlarla kamuoyunun zihni bulandırılmış, Albayrak'a itibar suikastı düzenlenmişti.

***

Mart 2019 Yerel Seçimleri öncesi başlayan Kasım 2020'de Albayrak'ın görevden ayrılmasına kadar geçen sürede köpürtülen "FETÖ patentli; CHP sözcülüğündeki karalama kampanyası" yaklaşık 20 ay sürdürülmüştü!

CHP'li aktörler de gayet iyi farkındalardı ki yapılan tüm döviz işlemleri Merkez Bankası bilançosunda görülebiliyor, veriler gizlenmiyor, her kuruşun, centin kaydı devlet arşivlerinde yer alıyordu.

O günleri hatırlatacak olursak…

2019-2020 yılları arasında, "artan jeopolitik riskler, yabancı sermaye çıkışları ve özellikle COVID-19 pandemisi" nedeniyle piyasada olağan dışı döviz talebi oluşturulmaya başlanmıştı. Merkez Bankası'nın piyasaya müdahale etmemesi durumunda likidite krizinin tetikleneceği, bankaların dış borçlarını ödemekte zorlanacağı, döviz açık pozisyonu olan özel sektör kuruluşlarının iflasa sürükleneceği, ciddi istihdam kayıpları yaşanacağı ve toplumsal huzursuzluk baş göstereceği açık gerçekti!

***

Kanımca asıl mesele, Bakan Albayrak'ın yenilenen ekonomi programını savunma mücadelesi verdiği günlerde, Türkiye'ye operasyon çekmeye kalkışan malûm dış finansal odakların elini yakmasıyla da ilgiliydi.

31 Mart 2019 yerel seçimlerinin hemen öncesiydi… 22 Mart 2019 tarihinde bir küresel yatırım bankası müşterilerine gönderdiği kısa raporda, "TL'nin hızla değer kaybedeceğini, bu yüzden Dolar alınması gerektiğini" söylüyordu. Bu tavsiye sonrası piyasa panikledi. Dolar/TL kuru 5,47 seviyesinden 5,76'ya fırladı. 8-10 lira senaryoları ileri sürülerek kendi kendini doğrulayan kehanet misali bir ortam tezgâhlandı! Hükümet ve Merkez Bankası ise seçim öncesi Dolar'ın kontrolsüz yükselişini durdurmak amacıyla finansal piyasaları dengelerken sıra dışı karşı operasyona da girişti.

Londra'daki yabancı bankalar, suni Dolar talebi yaratmak (yani TL satıp USD temin etmek) için Türk bankalarından swap (takas) aracılığıyla TL borçlanıyordu. Merkez Bankası ve kamu bankaları Londra piyasasına TL akışını bıçak gibi kesti. TL bulamayan yabancı bankalar, Türkiye'nin finansal istikrarını bozmak için daha önce açtıkları pozisyonları kapatmak mecburiyetinde kaldı. Çaresizce TL aramaya yöneldi. Piyasada TL kalmadığı için Londra'da gecelik TL swap faizleri % 1200'ün üzerine çıkarak rekor kırdı. Yabancı fonlar, ellerindeki Türk hisse senetlerini ve devlet tahvillerini ucuz fiyatlardan sattı. Ava giderken avlanmanın kuyruk acısını ise hiç unutmadı! Bu nedenle farklı yıpratma faaliyetleri ile rövanşist atakları hiç hız kesmedi.

***

Aslında neyin ne olduğu belliydi!

75 milyar Dolara yakın döviz; Türkiye'deki bankalarda, gerçek ve tüzel kişilerin hesaplarında mevduat olarak durmaktaydı.

36 milyar Dolar ise hane halkının elinde, yani vatandaşların nakit birikimi veya altına çevrilmiş olarak yastık altında tutuluyordu.

Piyasada oluşan yoğun döviz talebinin yine piyasa tarafından karşılanamadığı durumlarda Merkez Bankası'nın devreye girmesi zaten yasal gereklilikti. Merkez'in bu talebi karşılamaması durumunda ülkenin temerrüde düşmesi tehlikesi ise öyle ucuz siyaset malzemesi yapılacak cinsten değildi!

Questions ouvertes

  • Videodaki iddiaların hukuki dayanağı nedir?
  • CHP'nin ifade özgürlüğü ihlali argümanı neden kabul edilmedi?

Sujets liés

This article was originally published by Sabah Gündem.

Articles liés

Avrupa Ordusu Fikri ve Türkiye'nin NATO Üyeliği Mücadelesi
En développement·28 dk önce

Avrupa Ordusu Fikri ve Türkiye'nin NATO Üyeliği Mücadelesi

İkinci Dünya Savaşı sonrası Batı Avrupa'da Sovyet tehdidine karşı savunma yapılanması arayışları, Avrupa Konseyi bünyesinde "Avrupa ordusu" fikrini doğurdu. Winston Churchill'in öncülük ettiği bu fikir, Fransa'nın Almanya'yı yeniden silahlandırma konusundaki çekinceleri ve Türkiye ile Yunanistan'ın dışlanmasıyla karmaşıklaştı. Türkiye, Atlantik Paktı'na dahil olma arzusuyla bu sürece dahil olmaya çalışırken, sonunda NATO'ya Yunanistan ile birlikte kabul edildi. Avrupa Savunma Topluluğu Antlaşması ise Fransa'nın reddiyle başarısız oldu.

NTV Gündem
Milli Savunma Bakanı Güler'den Türk-Amerikan İlişkileri ve Savunma Sanayii Vurgusu
En développement·24 dk önce

Milli Savunma Bakanı Güler'den Türk-Amerikan İlişkileri ve Savunma Sanayii Vurgusu

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türk-Amerikan ilişkilerinin savunmadan enerjiye birçok alanda geliştiğini belirtti. İkili ticaret hacminin 2025'te 35 milyar dolara ulaşmasını beklediklerini, 100 milyar dolarlık hedef için somut adımlar gerektiğini vurguladı. Savunma sanayiinde ortak üretim, Ar-Ge ve teknoloji transferi konularında ABD'li firmalarla iş birliğine hazır olduklarını söyledi.

Hürriyet Gündem
Milli Savunma Bakanı Güler'den ABD'ye Savunma Sanayii İş Birliği Çağrısı
En développement·10 dk önce

Milli Savunma Bakanı Güler'den ABD'ye Savunma Sanayii İş Birliği Çağrısı

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türk-Amerikan ilişkilerinin savunma sanayii başta olmak üzere birçok alanda geliştiğini belirterek, "Savunma sanayisinde ortak üretim, Ar-Ge ve teknoloji transferi dahil birçok başlıkta ABD'li firmalarla iş birliğine hazırız." dedi. Güler, Türkiye'nin savunma sanayisindeki ilerlemesine dikkat çekerek, "Artık Türkiye küresel bir tedarikçi olma yolundadır." diye konuştu.

Habertürk Gündem
Plus sur ce sujetAnayasa Mahkemesi