Başkan Erdoğan AK Parti'nin 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuştu
L'essentiel
- Başkan Erdoğan, AK Parti'nin 33.
- İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 86 milyon vatandaşın ortak vatana sahip olduğunu vurguladı.
- Başörtüsünün bu toprakların normali olduğunu belirterek, "Bu yeni normal de değildir.
Résumé généré par IA
Pourquoi c'est important
Başkan Erdoğan, AK Parti'nin 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda partililere seslendi. Konuşmasında ülkenin birliği, beraberliği ve başörtüsü meselesine değindi.
Son dakika haberi... Başkan Recep Tayyip Erdoğan AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuşuyor.
Başkan Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:
Ülkemizin dört bir yanında AK Parti'nin Türkiye sevdasını bir madalya gibi taşıyan tüm arkadaşlarıma sevgilerimi gönderiyorum. Değerli fikir ve önerilerinizle toplantımıza katkılar sunacağına inanıyorum. Partimizin kuruluşundan itibaren yatay ve dikey iletişim kanallarını açık tutmaya özel önem verdik. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik. Hareketimizin istikbali için en doğru siyaset ne ise ortak akılla onu bulmanın ve uygulamanın gayretinde olduk. Birlikte tespit ettiğimiz hedefler doğrultusunda omuz omuza vererek yolumuza kararlılık ile devam ettik. İnşallah 33. Toplantımızda da aynısını yapacağız. Dostane bir atmosferle gündemimizdeki konuları etraflıca ele alacağız.
"86 MİLYON HEP BİRLİKTE ORTAK VATANA SAHİBİZ"
25 yıldır yorulmadan ülkemize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Biz millet olarak öyle rastgele bir araya gelmiş tarih yolculuğu içinde tesadüfen karşılaşmış bir topluluk değiliz, biz birbirine yabancı ve tahammül etmek zorunda olan topluluk ve millet de değiliz, 86 milyon hep birlikte ortak tarihe ve kadere ortak bir vatana sahibiz. Bu ülkede hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki, üvey evlat değildir. Hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir. Bu milletin asli unsurudur ve öz evladıdır.
"BAŞÖRTÜSÜ BU TOPRAKLARIN NORMALİDİR"
Bu ülkede kadınlar yüzyıllar boyunca hür iradeleriyle örtündüler, ama siz örtünmeyi yasaklarsanız, bu milletin öz kültürü olan giyim kuşamı, tesettürü yasaklarsanız, yazmaya, çarşafa hor bakarsanız normal olana karşı çıkmış olursunuz. Milletin huzurunu kaçırırsınız, biz on yıllar boyunca tesettür mücadelesi verirken, bir ayrıştırmanın peşinde değildik, biz sadece normalleşmenin eşitliğin adaletin kaynaşmanın kucaklaşmanın peşindeydik. Cahil bazı fosiller çıkıyor başörtülüye kin kusuyor. Nesli tükenmekte olan bu numuneler güya kadınlara ders veriyor. Türkiye bu meseleyi geride bırakmıştır. Türkiye, normalleşmiştir, bu meselede eşitlik ve adalet çizgisine gelmiştir. Türkiye olması gereken ama on yıllar boyunca geciktirilen makul zemine ulaşmıştır, artık şunu anlamayanların da anlaması gerekir: Başörtüsü marjinal ve anormal değildir, belli bir tarikatin cemaatin veya ideolojinin sembolü hiç değildir. Yazması, tülbenti, ve diğerleriyle başörtüsü bu toprakların normalidir. Ve inşallah ebediyen de normali olacaktır. Bakın bu; yeni normal de değildir. Bu tüm zamanların normalidir. Önümüze çıkan her meselede ilkemiz budur. Biz 86 milyon hepimizin, başka yurdumuz ve vatanımız yok. Biz burada hep birlikteyiz, biriz, beraberiz, son nefesimize kadar da inşallah birlikte olacağız.






