Dernière minute
Newsgather
RetourÇanakkale Savaşı'ndan Kalan Hafıza: 27. Alay Komutanı'nın Torununun Evinde
Çanakkale Savaşı'ndan Kalan Hafıza: 27. Alay Komutanı'nın Torununun Evinde
Monde
Cumhuriyet25/04/2026Monde4 min de lectureTürkiye

Çanakkale Savaşı'ndan Kalan Hafıza: 27. Alay Komutanı'nın Torununun Evinde

Binbaşı Halis Bey'in 25 Nisan sabahı çizdiği kroki, torunu Serdar Halis Ataksor'un evinde nesiller arası köprü oldu

L'essentiel

  • Çanakkale Savaşı'nın 27.
  • Alay Komutanı Gazi Binbaşı Halis Bey'in torunu Serdar Halis Ataksor'un evi, tarihin arşiv belgelerinden ziyade kişisel hafıza ile yaşatıldığı bir mekan.
  • Ataksor, dedesinin 25 Nisan sabahı çizdiği krokiyi, fotoğraf albümlerini ve sararmış belgeleri gösterirken, kuşaklar arası aktarımın önemini vurguluyor: "Çanakkale ruhunu doğru kaynaklardan öğrensinler.

Résumé généré par IA

Taille de police

25 Nisan sabahı... Çanakkale'de kara harekâtının başladığı o saatler, arşivlerde rakamlarla, raporlarla, haritalarla anlatılır. Ama bazen bir savaş, bir evin içinde, bir masanın üzerinde duran eski bir kâğıtta daha yakından hissedilir.

27. Alay Komutanı Gazi Binbaşı Halis Bey'in torunu Serdar Halis Ataksor'un evindeyim. Kapıdan içeri girer girmez bir arşive değil, bir hafızaya adım atıyor insan. Duvarlarda fotoğraflar, çekmecelerde sararmış belgeler, bir vitrinde özenle korunmuş nesneler... Her biri bir hikâyenin kapısını açıyor.

Binbaşı Halis Bey

Gösterdiği ilk şey, dedesinin 25 Nisan sabahı çizdiği bir kroki. “Mavi alan düşmanın karaya çıktığı yer,” diyor. Parmağıyla işaret ediyor: “Burası da bizim mukavemetimiz...” Bir subayın hem savaşan hem kaydeden zihnini gösteriyor adeta.

Kâğıda eğiliyorum. “Dokunabilir miyim” diye soruyorum. İzin veriyor. O an, tarih bir anlatı olmaktan çıkıyor, somut bir şeye dönüşüyor. Bir sabahın telaşını hissediyorum.

Fotoğraf albümünü açıyoruz. Sayfalar arasında ilerledikçe zaman da geriye doğru akıyor. Bir karede, 25 Nisan sabahı cepheye ilk giden askerler var. “Yaralı olanlar...” diyor. Bir başka fotoğrafta 27. Alay'ın subay kadrosu. İsimler tek tek sayılıyor ama yüzler daha çok şey anlatıyor.

Bir çekmeceden çıkarılan çizim, Halis Bey'in Mustafa Kemal portresi. “Asker kişiliğinin ötesinde sanatkâr bir karakteri de var” diyor Ataksor.

KUŞAKTAN KUŞAĞA

Söyleşi ilerledikçe hikâye genişliyor ama hep bir mesafe kalıyor. Anlatılanların çoğu doğrudan değil, kuşaklar arasında aktarılan parçalar: “Babamdan dinledim” diyor. “O da babaannemden...”

Bu kopukluk, aslında anlatının en gerçek yeri. Çünkü Çanakkale, biraz da eksik hatırlanan, parçalar halinde taşınan bir hafıza.

25 Nisan sabahına dair anlattıkları, resmi tarihin bildiği çerçeveyi doğruluyor: 27. Alay, Anzak çıkarmasına koyan birliklerden biri. Halis Bey, cepheye ilerlerken ağır yaralanıyor, günler sonra yeniden birliğinin başına dönüyor.

Ama bu bilgiler, evin içindeki atmosferde başka bir ağırlık kazanıyor.

Ataksor'un gençlere bir mesajı var: “Çanakkale ruhunu doğru kaynaklardan öğrensinler. Hurafelere değil, belgelere baksınlar.”

Ama bu evden çıkarken akılda kalan, bir mesajdan çok bir his belki de. Bir sabahın, bir insanın ve geride bıraktığı izlerin peşinden gitme hissi.

Sujets liés

This article was originally published by Cumhuriyet.

Articles liés

İsrail'in Gazze Saldırıları Devam Ediyor: Can Kaybı ve Yaralılar Arttı
En développement·il y a 2 heures

İsrail'in Gazze Saldırıları Devam Ediyor: Can Kaybı ve Yaralılar Arttı

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine yönelik saldırılarını sürdürüyor. Es-Sabra Mahallesi'nde 1, Selahaddin Caddesi'nde 1 kişi hayatını kaybederken, Nusayrat Kampı, Ebu Arif Caddesi, Alem ve Ebu Humeyd Kavşakları, Muhaberat ve Mezbaha bölgeleri ile El-Hadbe bölgesinde çok sayıda Filistinli yaralandı. Ateşkese rağmen devam eden saldırılarda toplamda 1214 kişi öldü, 3977 kişi yaralandı.

Habertürk Dünya
1 min de lecture
Plus sur ce sujetçanakkale