CHP'li Murat Bakan'dan İçişleri Bakanı'na: 'Neyi kurdunuz?'
L'essentiel
- CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, İçişleri Bakanlığı'nın 15 Temmuz genelgesinde yer alan 'kurucu dönüm noktası' ifadesine tepki gösterdi.
- Bakan, Türkiye Cumhuriyeti'nin 29 Ekim 1923'te Atatürk önderliğinde kurulduğunu hatırlatarak, 15 Temmuz'un kuruluşu koruduğunu belirtti.
- Bakan, polisin fazla mesai alacakları ve çalışma koşulları gibi sorunlara değinerek, bakanın gündeminde tarih yazma hevesi olduğunu savundu.
Résumé généré par IA
Pourquoi c'est important
CHP'li Murat Bakan, İçişleri Bakanlığı'nın 15 Temmuz genelgesindeki 'kurucu dönüm noktası' ifadesine karşı çıkarak, Cumhuriyet'in kuruluş tarihinin ve iradesinin belli olduğunu vurguladı. Bakan, polisin ve jandarmanın özlük hakları konusunda da bakanlığa eleştiriler yöneltti.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihinin ve kurucu iradesinin belli olduğunu belirterek, Cumhuriyet’in Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde, Kurtuluş Savaşı ve milletin iradesiyle 29 Ekim 1923’te kurulduğunu vurguladı.
Bakan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"İçişleri Bakanlığı’nın 81 il valiliğine gönderdiği 15 Temmuz genelgesinde, 15 Temmuz’un 'dünya demokrasi tarihine kurucu ve sarsılmaz bir dönüm noktası olarak kazındığı' ifade edilmektedir. Sayın Bakan’a soruyoruz: Neyi kurdunuz? Bu devletin kuruluşu bellidir. Türkiye Cumhuriyeti; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının önderliğinde, Kurtuluş Savaşı ve milletin iradesiyle 29 Ekim 1923’te kurulmuştur. Kurucu irade tektir, millidir ve tartışmaya kapalıdır. Kurucu önder Atatürk’tür. 15 Temmuz gecesi milletimiz, tanklara ve uçaklara karşı Cumhuriyet’i savundu. Anayasal düzeni savundu. Yani 15 Temmuz yeni bir şey kurmamış; 1923’te kurulanı korumuştur. 15 Temmuz’a 'kuruculuk' atfetmek, Cumhuriyet’in kuruluşunu paranteze almak, tarihimizi 2016’dan başlatan ikinci bir hikaye yazmaya heveslenmek demektir.
Milli Eğitim Bakanı’nın 'neyden kurtulduk' diyerek Kurtuluş Savaşı’nı müfredattan çıkarma girişiminin hemen ardından gelen bu ifade, devletin resmi dilinde kurucu hafızanın adım adım aşındırıldığını göstermektedir. Buna izin vermeyeceğiz. Mülki İdareden gelen Sayın Bakan’dan beklentimiz açıktı: Teşkilatı bilen bir isim olarak Bakanlığı daha iyi çalışan bir kurum, ülkeyi daha güvenli bir yer haline getirmesi. Üstelik Sayın Bakan bir polis babasıdır. Bu yönü ile bizim nezdimizde kendinden önceki tüm bakanlardan pozitif olarak ayrışmaktadır. Polisin, jandarmanın çilesini evladı sebebiyle bizzat yaşamış bir isimden beklenti, bugüne kadar bu koltukta oturan bütün bakanlardan çok daha fazlaydı. İşte tam da bu yüzden, polisin ve jandarmanın özlük hakları konusunda atılmayan her adım, geçen her gün bu hayal kırıklığını biraz daha derinleştirmektedir.
"SAYIN BAKAN’IN GÜNDEMİNDE POLİSİN ÖDENMEYEN FAZLA MESAİSİ YOK, GENELGELERE TARİH YAZMA HEVESİ VAR"
Sayın Bakan’ın gündeminde polisin ödenmeyen fazla mesaisi yok, genelgelere tarih yazma hevesi var. Gündeminde jandarmanın ağır çalışma koşulları yok; odalara asılacak semboller var. Oysa İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan kişinin asli görevi bellidir: Polisimizin fiilen çalıştığı her saatin karşılığının ödenmesi. Haftalık çalışma sürelerinin insani sınırlara çekilmesi; art arda gelen nöbetlerin, iptal edilen izinlerin, görev yerinde geçen bayramların son bulması. Her biri teşkilat için ayrı bir yara olan polis intiharlarının nedenlerinin dürüstçe araştırılması ve önlenmesi. Jandarma personelinin ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi. Polisin sendika hakkının nihayet tanınması.
Sayın Bakan’a hatırlatmak isteriz: Bir İçişleri Bakanı’nı kalıcı kılan, koltukta oturduğu sürenin uzunluğu değildir. Kalıcılık; polisin alın terinin karşılığını ödemekle, dağda kar altında görev yapan jandarmanın hakkını teslim etmekle, bu ülkeyi her yurttaş için daha güvenli ve daha özgür bir yer haline getirmekle kazanılır. Duvara asılan fotoğraflarla, genelgeye sıkıştırılan tarih tezleriyle değil. Cumhuriyet’in kurucu değerlerini, Atatürk’ün mirasını ve kolluk kuvvetlerinin haklarını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih yazmaya heveslenenlere de tarihin nasıl yazıldığını 1923’ü kuranlardan öğrenmelerini tavsiye ederiz.
Questions ouvertes
- 15 Temmuz'un 'kurucu dönüm noktası' olarak nitelendirilmesinin amacı nedir?
- Polis ve jandarmanın özlük hakları konusunda atılacak somut adımlar nelerdir?




