Dernière minute
BRAcidente na PA-150 em Tailândia deixa dois mortos e dois feridosESGuardia Civil busca autor de atropello mortal de joven noruega en MijasESCierran parque en Sevilla Este tras hallar bombones envenenados y químicosARنتنياهو: التفوق الجوي لإسرائيل ركيزة للأمن القومي.. وفرنسا تبرر الضربات الأميركية على إيرانARخبراء: روسيا تنشئ نظام تلقين عقائدي عسكري للأطفال الأوكرانيين قد يرقى لجريمة ضد الإنسانيةBRAMAPIL Táxi Aéreo confirma acidente fatal com piloto e passageiraSERäddningsplan för Volkswagen presenterad – fabriker kan stängasCRYPTO-ENNew Hampshire Executive Council Rejects $100 Million Bitcoin-Backed BondKR영국 노동당 대표 경선, 앤디 버넘 단독 출마 초읽기KR오스트리아·中 연구팀 "부패 식물 주변 pH 기울기 감지해 성장 방향 전환"BRAcidente na PA-150 em Tailândia deixa dois mortos e dois feridosESGuardia Civil busca autor de atropello mortal de joven noruega en MijasESCierran parque en Sevilla Este tras hallar bombones envenenados y químicosARنتنياهو: التفوق الجوي لإسرائيل ركيزة للأمن القومي.. وفرنسا تبرر الضربات الأميركية على إيرانARخبراء: روسيا تنشئ نظام تلقين عقائدي عسكري للأطفال الأوكرانيين قد يرقى لجريمة ضد الإنسانيةBRAMAPIL Táxi Aéreo confirma acidente fatal com piloto e passageiraSERäddningsplan för Volkswagen presenterad – fabriker kan stängasCRYPTO-ENNew Hampshire Executive Council Rejects $100 Million Bitcoin-Backed BondKR영국 노동당 대표 경선, 앤디 버넘 단독 출마 초읽기KR오스트리아·中 연구팀 "부패 식물 주변 pH 기울기 감지해 성장 방향 전환"
Newsgather
BackDışlayıcı Mimarlık: Kentin Sessiz ve Acımasız Dili
Dışlayıcı Mimarlık: Kentin Sessiz ve Acımasız Dili
En développement
Cumhuriyet4 g önceOther5 dk okumaTürkiye

Dışlayıcı Mimarlık: Kentin Sessiz ve Acımasız Dili

L'essentiel

  • Dışlayıcı mimarlık, kamusal alanları evsizler, göçmenler ve hayvanlar gibi belirli grupların kullanımına kapatmak için tasarlanmış nesneler ve yüzeylerle karakterize edilir.
  • Londra, Hong Kong, Tokyo, Boston, Lyon, Singapur ve Türkiye'deki İstanbul ve Ankara gibi şehirlerde bu uygulamalara rastlanmaktadır.

Résumé généré par IA

Pourquoi c'est important

Dışlayıcı mimarlık, kamusal alanları belirli grupların kullanımına kapatmak amacıyla tasarlanmış nesneler ve yüzeylerdir. Temel amaç, evsizleri, göçmenleri ve kentteki hayvanları uzaklaştırmaktır.

Taille de police

Özlem Yalım

Günümüzde epey tartışmaya açık mesleki pratiklerden biri olsa da mimarlık dünyanın en köklü profesyonel alanlarından. Onu insan, mekân, zaman, doğa, kültür ve teknoloji arasındaki ilişkiyi kuran barınma, anlam üretme ve bir tür yaşamı örgütleme pratiği olarak tanımlarız. Ancak bugün size mimarinin en sessiz ve en acımasız dilinden söz edeceğim: Dışlayıcı mimarlık! (hostile architecture)

Dışlayıcı mimariyi, kamusal alanı belirli canlıların ve davranışların kullanımına kapatmak için tasarlanmış nesneler ve yüzeyler olarak tanımlayabiliriz. Görünüşte estetik veya işlevsel gerekçelerin sunulduğu bu yaklaşımda asıl amaç başta evsizleri, göçmenleri ve daha geniş perspektifte de kentte yaşayan hayvanları o yapıdan uzaklaştırmaktır. Bunun için kullanılan tasarım biçimi bedeni rahatsız etmek, engellemek üzerine kurgulanıyor.

UZANMAK YASAK!

Bu tasarım dili için en kült örnek Londra’nın Camden banklarıdır. 2012’de “suç ve asosyal davranışı caydırmak” için özel olarak tasarlanan bu beton blokun üzerine oturabilirsiniz ama uzanamazsınız. Eğimi, çıkıntıları ve keskin köşeleriyle bedeni rahatsız edici çizgilere sahiptir.

Hong Kong ve Tokyo’da metro istasyonlarındaki banklar tek kişilik olarak bölünmüştür, aralardaki çıkıntılar uzanmayı fiziksel olarak olanaksız kılar.

Yine Londra’da ve Mumbai’de kapı eşiklerine, havalandırma ızgaralarına çakılan metal dikenler de aynı şekilde insanların sokakta uyumasını engellemek için konumlanır. Bu dikenler 2014’te büyük kamuoyu tepkisiyle karşılaşmıştı ve aktivistler bunları çiçeklerle, çimentoyla, hatta yastıklarla örtmüşlerdi.

Boston ve Lyon’da ise daha şiddetli bir direniş yaşanmış, insanlar banklardaki ayırıcı kolçakları sökerek banka “uyunabilirliğini” geri vermişti.

ABD’de bazı kentlerde çöp kutularının ağzı bilerek küçük olarak üretilir, böylece büyük eşyalar saklanamaz. buna güvenlik önlemi olarak da bakabiliriz. Tabii bu durumda dışlanan “kötü niyetli” insanlardır.

‘AMAÇ DIŞI’ KULLANIMA ENGEL

Parklara konan dev saksılar ve diğer unsurlar buralarda çadır kurulacak veya insanların gruplar hlinde toplanmasını sağlayacak her düz yüzeyi ve geniş aralığı ortadan kaldırır, özellikle otokrat rejimlerde kent meydanları pek de sevilmez.

Bazı yapıların peyzaj tasarımlarında otomatik olarak çalışan sprinklerler (yağmurlama başlığı), gölgelikte uyuyanları ıslatmak için programlanır. Singapur ve birçok Avrupa kentinde kaykay yapılmasını önlemek için merdiven kenarlarına, korkuluklara küçük metal çıkıntılar yerleştirilir; bunlara “skate stopper” deniyor ve bu kez hedef evsizler veya göçmenler değil, gençliğin kamusal alanı “amaç dışı” kullanması olarak ortaya çıkıyor.

TÜRKİYE’DE DE VAR

Türkiye de bu tasarım dilinden uzak değil. İstanbul’da metro ve metrobüs istasyonlarındaki banklar kolçaklarla bölünmüş bir tasarıma sahip. Amaç aynı. Otobüs duraklarında oldukça dar banklar veya eğik oturma yüzeyi kullanılmış olması veya hiç bank olmaması beklemeyi kısa ve rahatsız bir eyleme dönüştürüyor. Yine asıl amaç burada uzanmayı, uyumayı engellemek.

Köprü altları ve altgeçitler, dik eğimli zeminler, sivri taş döşemeler veya metal bariyerlerle “kullanılamaz” hale getiriliyor. Resmi gerekçe çoğunlukla “güvenlik” veya “temizlik” oluyor, asıl hedef ise barınacak yer arayan insanları, hatta hayvanları o mekânlardan uzaklaştırmak... Metal bariyerler demişken, özellikle trafiğin yoğun olduğu bölgelerde belki de başka hiçbir ülkede göremeyeceğiniz demir parmaklıklarla yayaları kent dolaşımından alıkoyma alışkanlığı istanbul’un en yaygın dışlayıcı mimarlık örneklerinden. Karaköy hattı ve meydanında bu uygulamanın en vahşi örneği ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Kentin bu bölgesi yayalar için adeta yaşanmaz kılınmış.

Ankara’da Kızılay gibi yoğun toplanma noktalarında banklar zaman zaman kaldırılıyor ve yerine metal bariyer veya saksı diziliyor, bu uygulama sırf evsizleri değil yine toplanmayı, beklemeyi, gösteri yapılmasını da hedef alan daha geniş bir kontrol mantığının parçası.

Taksim Meydanı’nın yıllar içinde geçirdiği “yeniden düzenlemeler” de benzer bir okumaya açık: Oturma birimlerinin azalması, meydanı geçiş alanına indirgeyip toplanmayı güçleştiren bir tasarım kararı olarak da görülebilir. Gerçi burasının baştan tasarlanmayarak öylece kendi haline bırakılmış olması zaten başlı başına bir tasarım sorunu.

Bu örneklerin yalnızca kamusal alanda var olduğunu düşünmemeliyiz. Sözgelimi kafelerde bütün gün oturup -yeme-içme yapmadan veya az harcama yaparak- zaman geçiren müşterier için sandalyelerin rahatsız tercih edildiğini, piriz yerlerinin bulunmadığını hatta aydınlatma armatürlerinin bilinçli olarak göz alıcı olarak konumlandığını biliyoruz.

Dışlayıcı mimarlıkta sorun estetikten çıkıyor, doğrudan siyasete ve ekonomiye bağlanıyor. Kenti “kimin için” tasarlıyoruz sorusu öylece havada asılı kalıyor. Kentin göz alıcı bir meydanı veya turistik merkezi değeri yüksek bir “marka”ya dönüştüğünde, oradan ilk silinen şey en güvencesiz insanların var olma hakkı ne yazık ki.

Kentsel tasarımda bugünlere dek uygulanan tasarım anlayışında konaklama değil dolaşım, dinlenme değil tüketim teşvik ediliyordu. Neyse ki artık bu eğilim insanlık refahına değişiyor.

Söz konusu tasarım yaklaşımı yoksulluğu görünmez kılmanın en ucuz yolu. Sorunu çözmek yerine sorunu taşıyan varlığı gözden kaçırmak, ortamdan uzaklaştırmak… Oysa kent, herkesin aynı anda hak sahibi olduğu bir ortak yaşam alanıdır. Tasarımın asıl sınavı, en güçsüz muhatabını nasıl karşıladığında olmalı. Bir bankın kolçağı belki küçük bir ayrıntı gibi görünüyor ama orada, kentin kime ait olduğuna ilişkin çok büyük bir tasarım kararı gizli.

Questions ouvertes

  • Kent tasarımı kimin için yapılmalıdır?
  • Yoksulluğu görünmez kılmak yerine nasıl çözülür?

Sujets liés

This article was originally published by Cumhuriyet.

Articles liés

Plus sur ce sujetdışlayıcı mimarlık