Newsgather
BackHaaretz'e göre Türkiye'nin İsrail'e karşı çıkışları yeni bölgesel düzen işareti
Haaretz'e göre Türkiye'nin İsrail'e karşı çıkışları yeni bölgesel düzen işareti
En développement
Milliyet Son Dakika11.06.2026Monde2 dk okumaTürkiye

Haaretz'e göre Türkiye'nin İsrail'e karşı çıkışları yeni bölgesel düzen işareti

L'essentiel

Haaretz analizine göre, Türkiye'nin İsrail'e yönelik sert söylemleri, sadece siyasi bir çıkış değil, aynı zamanda Ankara'nın Orta Doğu'da yeni bir bölgesel düzen ve güvenlik mimarisi inşa etme çabasının göstergesi.

Résumé généré par IA

Pourquoi c'est important

Haaretz gazetesinde yer alan bir analize göre, Türkiye'nin İsrail'e karşı son dönemdeki sert çıkışları, sadece siyasi bir söylemden ibaret olmayıp, Türkiye'nin Orta Doğu'da yeni bir bölgesel düzen tasavvurunun işareti olarak görülüyor. Bu analiz, Ankara'nın diplomatik ve güvenlik mimarisinde artan rolünü vurguluyor.

Taille de police

MİLLİYET.COM.TR / İsrail basınının önde gelen gazetelerinden Haaretz’de yer alan analize göre, Türkiye’nin soykırımcı İsrail’e karşı son dönemdeki çıkışları yalnızca siyasi söylem değil, aynı zamanda Türkiye merkezli yeni bir bölgesel düzen tasavvurunun işareti olarak okunuyor.

‘TÜRKİYE’NİN ERTESİ GÜN PLANI’

Analizde, Ankara’nın Orta Doğu’daki diplomatik ve güvenlik mimarisinde giderek daha belirleyici bir rol üstlendiği vurgulanırken “Erdoğan’ın Lübnan ve İsrail arasındaki müzakerelere yönelik yaklaşımı, Türkiye’nin bölgesel denklemlerde artan ağırlığını ortaya koyan başlıklar arasında gösteriyor. Ankara’nın ‘ertesi gün’ planı çerçevesinde Suriye ve Lübnan ekseninde daha bütüncül bir bölgesel vizyon geliştirmeye çalışıyor ve Orta Doğu’da güvenlik mimarisinin yeniden şekillenmesinde aktif rol alıyor” denildi.

‘STRATEJİK MESAJ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmaları da bu çerçevede değerlendiren Haaretz, “Erdoğan, Türkiye’nin bölgesel pozisyonunu güçlendirmeye dönük stratejik mesajlar veriyor” dedi.

Analizde, Türkiye’nin “kardeşlik coğrafyası” vurgusunun yalnızca kültürel bir söylem olmadığı, Ankara’nın Kafkasya’dan Orta Doğu’ya uzanan geniş bir etki alanı inşa etme hedefiyle uyumlu olduğu öne sürüldü. Bu yaklaşımın, siyasi ve güvenlik ilişkilerini daha geniş bir perspektif üzerinden yeniden tanımlamayı amaçladığı ifade edildi.

‘DENKLEMİN EN ÖNEMLİ AKTÖRLERİNDEN’

Öte yandan analizde Türkiye’nin Suriye’deki etkin rolüne geniş yer verildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara’nın yönetimiyle kurulan yakın ilişkiler çerçevesinde, Şam’daki siyasi sürecin istikrar kazanmasına ve bölgesel güvenlik dengelerinin güçlenmesine katkı sunduğu belirtildi.

İsrail ve Lübnan arasındaki olası bir anlaşmanın bölgesel yansımaları da analizde ele alınırken “Bu tür anlaşmaların Suriye ve çevre ülkelerin güvenlik mimarisiyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Türkiye de bu süreçte bölgesel koordinasyonun denkleminin en önemli aktörlerinden biri” denildi.

‘KAPSAMLI DENGE MEKANİZMASI’

Erdoğan’ın bu denklemde yalnızca İsrail-Lübnan hattına değil, genel olarak Orta Doğu’daki yeni güvenlik mimarisine yönelik mesajlar verdiği belirtilirken “Ankara, bölgesel istikrarın tekil anlaşmalarla değil, kapsamlı bir denge mekanizmasıyla sağlanması gerektiğini savunuyor” değerlendirmesinde bulunuldu.

Haaretz’de yer alan yorumlarda, bölgedeki ülkelerin dış politika çeşitliliğini artırma eğiliminde olduğu ve Türkiye’nin bu yeni dönemde daha etkin diplomatik kanallar geliştirdiği ifade edildi.

Türkiye’nin bölgedeki stratejisinin yalnızca Suriye ve Lübnan ekseniyle sınırlı olmadığı da vurgulanırken “Ankara, Orta Doğu’da oluşan yeni güç dengelerinde daha yapıcı ve belirleyici bir rol üstlenmeyi hedefliyor” denildi.

‘NATO’NUN KALBİ’

Analizde ayrıca Türkiye’nin NATO içindeki konumuna da değinildi. Ankara’nın, ittifak içindeki bu yılki zirveyle birlikte “ittifakın kalbi” konumuna geldiği ayrıca stratejik rolünü sürdürürken aynı zamanda bölgesel iş birliği alanlarını genişletmeye yönelik diplomatik girişimlerde bulunduğu belirtildi.

'DİKKATLİ OLUNMALI'

Son olarak analizde “Türkiye’nin bölgesel gelişmelerde giderek daha merkezi bir aktör haline geliyor ve Orta Doğu’daki yeni güvenlik ve diplomasi denkleminde önemli bir yer edindiğini ortaya koyuyor. Buna karşı dikkatli olunmalı” yorumunda bulunuldu.

À surveiller

Perspective IA — des possibilités, pas des certitudes

  • Türkiye, Orta Doğu'da daha belirleyici bir diplomatik ve güvenlik aktörü haline gelecek.

    Très probable · Moyen terme

  • Bölgesel ülkeler dış politika çeşitliliğini artıracak ve Türkiye ile daha fazla diplomatik kanal geliştirecek.

    Probable · Moyen terme

Questions ouvertes

  • Türkiye'nin yeni bölgesel düzen tasavvurunun somut adımları nelerdir?
  • İsrail'in bu duruma karşı stratejisi ne olacak?
  • NATO'nun Türkiye'nin bu bölgesel rolüne tepkisi ne olacak?
  • Suriye ve Lübnan'daki istikrar çabaları ne kadar başarılı olacak?

Sujets liés

This article was originally published by Milliyet Son Dakika.

Articles liés

Srebrenitsa'da 8.372 Boşnak erkeğin katledildiği soykırımın izleri sürüyor
En développement·21 dk önce

Srebrenitsa'da 8.372 Boşnak erkeğin katledildiği soykırımın izleri sürüyor

Bosna Savaşı'nda BM "güvenli bölge" statüsündeki Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995'te işgal edildi. Bosnalı Sırp birlikleri, kadın ve çocukları ayırarak en az 8.372 Boşnak erkeği sistematik şekilde katletti. Uluslararası mahkemelerce soykırım olarak tanınan bu olayda, suçun izlerini gizlemek amacıyla toplu mezarlara gömülen kurbanların kimlik tespiti 31 yıldır sürüyor.

AA Dünya
Plus sur ce sujetTürkiye