Dernière minute
TRsoL Haber'in X Hesabı Erişime Engellendi, Yeni Hesap DuyurulduTR36. NATO Zirvesi Öncesi Güvenlik Hazırlıkları DeğerlendirildiTRMicrosoft, 4.800 Çalışanını İşten ÇıkarıyorTRAK Parti Genel Sekreteri İnan'dan Açıklama: "Hiçbir Hesabı Türkiye'nin Çıkarlarının Önüne Koymadık"TREkrem İmamoğlu'nun 3 davası sürdü: Özgür Özel Silivri'ye gittiTRAkbelen Direnişçisi Esra Işık'a 2 Yıl 1 Ay Hapis CezasıTRBursa'da Göçmen Kaçakçılığı Operasyonu: 10 Yabancı Uyruklu Çalışan Tespit EdildiTRİzmir merkezli 5 ilde sigorta dolandırıcılığı operasyonu: 48 gözaltıTRMihriban Yılmaz cinayetinde sanıklara ağırlaştırılmış müebbet istemiTRJordan Henderson Sakatlandı: Dünya Kupası'nda Oynaması İmkansız Hale GeldiTRsoL Haber'in X Hesabı Erişime Engellendi, Yeni Hesap DuyurulduTR36. NATO Zirvesi Öncesi Güvenlik Hazırlıkları DeğerlendirildiTRMicrosoft, 4.800 Çalışanını İşten ÇıkarıyorTRAK Parti Genel Sekreteri İnan'dan Açıklama: "Hiçbir Hesabı Türkiye'nin Çıkarlarının Önüne Koymadık"TREkrem İmamoğlu'nun 3 davası sürdü: Özgür Özel Silivri'ye gittiTRAkbelen Direnişçisi Esra Işık'a 2 Yıl 1 Ay Hapis CezasıTRBursa'da Göçmen Kaçakçılığı Operasyonu: 10 Yabancı Uyruklu Çalışan Tespit EdildiTRİzmir merkezli 5 ilde sigorta dolandırıcılığı operasyonu: 48 gözaltıTRMihriban Yılmaz cinayetinde sanıklara ağırlaştırılmış müebbet istemiTRJordan Henderson Sakatlandı: Dünya Kupası'nda Oynaması İmkansız Hale Geldi
Newsgather
BackKemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'deki Durumu: Bir Değerlendirme
Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'deki Durumu: Bir Değerlendirme
En développement
Cumhuriyet22.06.2026Politique5 dk okumaTürkiye

Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'deki Durumu: Bir Değerlendirme

L'essentiel

  • Yazar, CHP'nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun kurultay sonrası tutumunu eleştiriyor.
  • Kılıçdaroğlu'nun seçim yenilgilerini kabullenmeyip partinin tarihine iftira attığını, yargı kararlarını sahiplenerek hukuksuz bir şekilde koltuğunda kalmaya çalıştığını savunuyor.
  • Değişim arzusunun seçmeni harekete geçirdiğini ve CHP'nin 47 yıl sonra yeniden birinci parti olmasını sağladığını belirtiyor.

Résumé généré par IA

Pourquoi c'est important

Yazar, Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanlığı'ndan ayrılmasının ardından parti içindeki durumu ve Kılıçdaroğlu'nun tutumunu eleştirmektedir. Kılıçdaroğlu'nun kurultay sonucunu kabullenmeyip partinin tarihine yönelik iddialarda bulunduğu ve yargı kararlarını kullanarak koltuğunda kalmaya çalıştığı iddia edilmektedir.

Taille de police

Mutlak butlan kararı ile CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’ndan söz ediyorum. Bir dönem Meclis’te birlikte çalışmış olmaktan doğan bir hukukumuz olan Kemal Bey’i Sözcü TV’de izlerken her kademede görev yapmış 56 yıllık bir partili ve 54 yıllık bir hukukçu olarak onun adına büyük üzüntü duydum ve ister istemez “Değer mi Kemal Bey” dedim. Bu nasıl bir görev bilincidir anlamak çok zor.

13 yıl 170 gün CHP Genel Başkanlığı yapan ve bu süreçte yerel/ genel seçim ve referandumlarla birlikte 13 seçim kaybeden Kılıçdaroğlu, AKP’ye ve Erdoğan’a karşı kaybettiği bu seçimlerin hiçbirini dert etmezken 38. kurultayda Özgür Özel’e karşı genel başkanlığı kaybetmesini asla hazmetmedi, kabullenemedi. “Kurultayda şaibe oldu, delegeler parayla satın alındı” diyerek partisinin şanlı tarihine suç atmaktan sakınmadı. CHP tarihini yaşayanlar ve okuyanlar iyi bilirler ki CHP’de bırakın kurultay sonucunu, bir ilçe kongresi sonucunu bile bu yöntemlerle değiştirmek, etkilemek mümkün değildir. Tüm başarısızlıklarına karşın kendisini 13 yıl başında taşımış ve son olarak cumhurbaşkanı adaylığı ile onurlandırmış CHP’ye yapılan bu haksız iftira, kurucu partimizin tarihine de kurucu iradeye de tüm CHP’lilere de yapılmış bir hakarettir ve asla doğru değildir.

SEÇMENİN TUTUMU

Hem partinin içinde hem de sahada olan biri olarak yakından tanığıyım ki 38. kurultayı Özgür Özel’e kazandıran uyduruk ve sonucu etkilemekten uzak para pul hikâyeleri değil, parti tabanındaki ve seçmendeki değişim arzusu ve başarıya olan açlıktır. O kurultay öncesi sahada bizzat tanık oldum ki seçmen, “Kılıçdaroğlu’nun kalması durumunda artık sandığa gitmeyeceğini ve oy vermeyeceğini” açık açık söylüyordu. İşte gençliği ve değişimi temsil eden Özgür Özel’e seçimi kazandıran, kurultaya yansıyan bu havaydı. O kurultayda oy kullanan tüm delegeler, örgüt yöneticileri, milletvekilleri, parti meclis üyeleri ve belediye başkanlarının tamamı Kılıçdaroğlu zamanında seçilmiş veya atanmış kişilerdi. Ancak değişim rüzgârının önünde hiçbir güç duramazdı, nitekim duramadı ve 13 yıldır partiyi yöneten başarısız genel başkan kaybetti. Değişim rüzgârına Özgür Özel’in çalışkanlığı da eklenince 2024 yerel seçimlerinde başarı geldi. CHP 47 yıl aradan sonra yeniden birinci parti oldu ve belediyelerin çoğunu kazandı.

CHP’li belediyelerin ülke genelindeki, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’daki, Özgür Özel’in genel başkan olarak girdiği ilk seçimindeki büyük başarısı iktidarı ve Erdoğan’ı rahatsız etti. Ekrem İmamoğlu’nun aday olması durumunda Cumhurbaşkanlığı’nı da kazanacak olduğunun görülmesi, İmamoğlu’nu da CHP’li belediyeleri de parti yöneticilerini de iktidarın hedefi yaptı. İktidar yargıyı araçsallaştırarak özellikle CHP’li belediyelere üst üste operasyonlar düzenledi ve tutuklamalar gerçekleştirildi.

HANGİ ARINMA?

Burada hazin olan; geçmişte AKP yargısına dönük en ağır eleştirileri yapan, yargının yansız ve bağımsız olmadığını, iktidarın göz kırpmasıyla harekete geçtiğini sık sık dile getiren ve bunun için Ankara’dan İstanbul’a “hak, hukuk, adalet” diyerek 450 km yürüyen Kılıçdaroğlu’nun, kurultayı kaybettikten sonra bu yargı kararlarını sahiplenmesi, bu yargı kararlarından biri olan yetkisiz bir mahkemece verilen tamamen hukuksuz “mutlak butlan” kararıyla seçimde kaybettiği koltuğa kayyımvari oturmayı içine sindirmesidir. Bu yalnızca “hırsla” açıklanacak bir durum değildir. Toplumun çok ezici bir çoğunluğu bunu bir “proje” olarak görüyor ve Kılıçdaroğlu’nun iktidarın yanında konumlandığını düşünüyor. Nitekim söz konusu televizyon söyleşisinde de bu tespitler gazeteciler tarafından yüzüne karşı da söylendi. Ayrıca, hangi arınmadan söz ediyor Kemal Bey? İlk genel başkan seçildikten sonra, bugün de çok yakın destekçisi olan ve yargının yargı olduğu dönemde, Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “evrakta sahtecilik” suçundan 2.5 yıl hapis cezası almış birini parti meclis üyeliğine, milletvekilliğine seçtiren, dahası örgütten sorumlu genel başkan yardımcılığına ve sonrasında genel sekreterliğe getiren Kılıçdaroğlu değil mi, nasıl unutur? Şimdi çıkmış, kesinleşmiş bir mahkeme kararı yokken, yargı süreçleri devam ederken partili arkadaşlarını suçluyor ve iktidarın ağzıyla konuşuyor, doğrusu hiç yakışmıyor.

YANLIŞ YOLDAN DÖNÜLMELİ!

CHP’de milletvekili ve senatör olarak görev yapmış 307 parti emektarı, parti içi tartışmalara son verilmesi, parti bütünlüğünün korunması ve yükseliş ivmesinin sürdürülmesi için 45 gün içinde “derhal” kurultaya gidilmesi çağrısında bulundu ancak butlan yönetimi buna kulaklarını tıkadı. İstifalarla parti meclisi üye sayısı düştüğü için parti tüzüğü gereği 45 gün içinde kurultaya gidilmesi gerekirken bu da dikkate alınmadı. Son olarak 850 seçilmiş kurultay delegesinin kurultay talep eden imzaları genel merkeze teslim edilmesine karşın, Kılıçdaroğlu yine televizyon söyleşisinde, tedbir nedeniyle olağanüstü kurultayı toplamayacaklarını ancak olağan kurultay sürecini başlatacaklarını söyledi. Ülkemizin en önde gelen 32 anayasa hukukçusu ortak açıklama yaparak “tedbir” kararının kurultayın toplanmasına engel olmayacağını açıkladılar. İhraçlar, görevden almalar gibi yapmak istediği her şeyi yapan ama iş, önceliği ve aciliyeti olan kurultay toplamaya gelince “tedbir” mazeretine sığınan butlan yönetiminin bu tavrı hem iyi niyetli değil hem de hukuka uygun değildir.

Kılıçdaroğlu genel başkan seçildiğinde “laikliğe aykırı eylemlerin odağı olmaktan” yüce divanda mahkûm olmuş bir iktidar partisinin varlığına karşın “Türkiye’de laiklik tehlikede değil” dedi, “Helalleşme yolculuğuna çıkıyorum” diyerek paylaştığı videoda bugün sığındığı parti tarihini suçlayıp “Toplumda derin yaralar açtık” dedi, durmadı, “Artık 1930’ların partisi değiliz” dedi, “Anayasaya aykırı ama dokunulmazlıkların kaldırılması teklifine evet diyeceğiz” dedi.

Ekmeleddin İhsanoğlu’nu partinin yetkili kurullarında konuşmadan aday gösterdi, üstelik “Tıpış tıpış oy vereceksiniz” dedi. Ön seçim sözü vererek genel başkan oldu ancak bu sözünü de yerine getirmedi. 2010 referandumunda oy bile kullanamadı. 17 Nisan referandumunda mühürsüz oy pusulalarına itiraz etmedi. Aday olduğu 2023 cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turu öncesi “altılı masa” bileşenlerinden ve CHP’nin yetkili kurullarından habersiz olarak bir siyasi parti genel başkanı ile “gizli protokol” imzaladığı ortaya çıktı. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Nefret objesi oldu ve bu konuda herkesi açık ara geride bıraktı. Ülkemizin en değerli, en seçkin ve saygın sanatçıları, ozanları kendisine bestelerini, şarkılarını, türkülerini yasakladılar. Bir daha düşünmeli ve bu yanlış yoldan hemen dönmeli, partimizi 45 gün içinde kurultay iradesine teslim etmelidir. Aksi halde emin olun ki, bu zillete değmez Kemal Bey!

AV. M. ZİYA YERGÖK

SODEP, SHP, CHP Adana Eski İl Başkanı, Eski Adana Baro Başkanı

À surveiller

Perspective IA — des possibilités, pas des certitudes

  • Kılıçdaroğlu'nun partiyi kurultay iradesine teslim etmesi.

    Probable · En quelques jours

Questions ouvertes

  • Kılıçdaroğlu'nun yargı kararlarını sahiplenmesinin ardındaki gerçek motivasyon nedir?
  • CHP'de parti içi bölünmeler ne kadar derinleşecek?
  • İktidarın CHP'li belediyelere yönelik operasyonları devam edecek mi?

Sujets liés

This article was originally published by Cumhuriyet.

Articles liés

Plus sur ce sujetKemal Kılıçdaroğlu