NATO Genel Sekreteri Rutte'den Türkiye'ye Övgü: Savunma Sanayii Vurgusu
L'essentiel
- NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye'nin ittifak için önemini vurgulayarak, güçlü ordusu ve savunma sanayii altyapısıyla öne çıktığını belirtti.
- 7 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek Savunma Sanayii Forumu'nun önemine değinen Rutte, Türkiye'nin terörizmle mücadeledeki rolünü de takdir etti.
Résumé généré par IA
Pourquoi c'est important
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye'nin ittifak için taşıdığı stratejik önemi ve savunma sanayiindeki kabiliyetlerini övdü. 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde verilen bu mesajlar, Türkiye'nin ittifaktaki konumunu pekiştiriyor.
NATO'nun 7-8 Temmuz'da düzenleyeceği Ankara Zirvesi'ne sayılı günler kala NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye'ye dair önemli mesajlar verdi. İşte Rutte'nin Anadolu Ajansı'nın sorularına verdiği yanıtlardan satırbaşları:
Türkiye, NATO açısından son derece önemli bir ülke. Kurucu üyeler arasında yer almasa da ittifakın kuruluşundan yalnızca 3 yıl sonra, 1952'de NATO'ya katıldı. Dolayısıyla neredeyse en başından beri ittifakın bir parçası. Bugün de NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip. Türk Silahlı Kuvvetleri son derece iyi donanımlı ve iyi eğitimli. Bunun yanı sıra, yaklaşık 3 bin şirketten oluşan devasa bir savunma sanayii altyapısına sahip olmanız da önemli bir avantaj.
Büyük, orta ve küçük ölçekli bu şirketler inovasyona büyük önem veriyor; en yeni teknolojileri geliştiriyor ve örneğin Ukrayna savaşında sahadan edinilen dersleri savunma sanayii üretimine yansıtıyor. Bu da Türkiye'nin savunma sanayiini son derece güçlü kılıyor. İşte bu nedenle NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu'nu 7 Temmuz'da Ankara'da düzenleme konusunda son derece kararlıydık. Amacımız elbette yalnızca Türkiye'nin değil, NATO'nun genel savunma sanayii kapasitesini de ortaya koymak.
Ancak böyle bir foruma Türkiye'nin ev sahipliği yapması son derece isabetli bir tercih. NATO, 360 derecelik bir güvenlik perspektifiyle hareket ediyor, yani tehditlere her yönden bakıyoruz. Terörizm de bu 360 derecelik yaklaşımın önemli bir parçası. Türkiye'nin siyasi ve askeri liderliğinin bu konuda bize sağladığı değerlendirmeler ve bilgiler, ittifakın tamamının güvenliğinin korunması açısından kritik önem taşıyor. AA
DÖNÜŞEREK GÜÇLENDİK
Sovyetler Birliği tehdidine karşı 1949'da 12 ülkeyle kurulan NATO, 77 yıl sonra 32 üyesiyle dönüşerek ve güncel sınamalara karşı uyarlanarak dünyanın en uzun ömürlü askeri ittifakı olarak yoluna devam ediyor. Türkiye 1952'de NATO'ya dahil oldu. İttifakın en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye, NATO içinde jeostratejik konumu, askeri kapasitesi, bölgesel nüfuzu, savunma sanayii alanındaki kabiliyetleri, etkin diplomasisi, lider kapasitesi ile harekât ve misyonlarına sağladığı katkılarla dikkati çekiyor. Külfet paylaşımını yalnızca yetenek gelişimi ve savunma harcamalarında değil, aynı zamanda barış ve istikrara somut katkılarda bulunarak bölgesel sahiplenme ilkesiyle sürdüren Türkiye, NATO'nun harekât ve misyonlarına en fazla katkı veren ülkelerden biri olarak ön plana çıkıyor.
ASELSAN'I GÖRMEK ÇOK ETKİLEYİCİYDİ
ASELSAN'ı nisan ayında ziyaret ettim. Bu şirketi yakından görmek gerçekten çok etkileyiciydi. Ayrıca ASELSAN'ın Türkiye'deki çok sayıda şirketle nasıl işbirliği içinde çalıştığını, Türk savunma sanayiiinin Avrupa'nın dört bir yanında ve ABD'li şirketlerle nasıl ortaklıklar geliştirdiğini görmek de son derece etkileyiciydi. Türkiye'nin ABD'de yatırım yapması, ABD'li ve Avrupa'nın diğer ülkelerindeki şirketlerin de Türkiye'ye yatırım yapması güçlü bir işbirliğini ortaya koyuyor. Buna ihtiyacımız var, çünkü caydırıcılığımızın temelini bu oluşturuyor.
Questions ouvertes
- Zirvede savunma sanayii işbirliklerine dair somut adımlar atılacak mı?
- Türkiye'nin NATO misyonlarına katkısı nasıl daha da artırılabilir?





