Newsgather
BackNazım Hikmet Vakfı'ndan Küba'ya Dayanışma Mektubu
Nazım Hikmet Vakfı'ndan Küba'ya Dayanışma Mektubu
En développement
Cumhuriyet20.05.2026Monde2 dk okumaTürkiye

Nazım Hikmet Vakfı'ndan Küba'ya Dayanışma Mektubu

L'essentiel

  • Nazım Hikmet Vakfı, Küba'ya uygulanan ambargoyu insanlık suçu olarak nitelendirerek dayanışma mektubu gönderdi.
  • Mektupta, Küba halkının bağımsızlık mücadelesinin yanında olunduğu vurgulandı.

Résumé généré par IA

Pourquoi c'est important

Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Küba halkına yönelik ABD ambargosu ve yaptırımlarının insanlık suçu olduğunu belirterek dayanışma mektubu gönderdi. Mektupta, Küba'nın yaşadığı ekonomik zorlukların emperyalist kuşatmanın bir sonucu olduğu vurgulandı.

Taille de police

Türkiye’nin ve dünya edebiyatının ölümsüz ismi Nazım Hikmet'in mirasını yaşatan Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, ABD öncülüğündeki emperyalist kuşatma altında zor günler geçiren Küba halkı ile anlamlı bir köprü kurdu. Vakıf yönetimi, Küba’nın ulusal şairi Nicolás Guillén’in adını taşıyan vakfa resmi bir dayanışma mektubu göndererek Küba halkının bağımsızlık ve onur mücadelesinin yanında olduklarını ilan etti.

"AMBARGO BİR POLİTİKA TERCİHİ DEĞİL, İNSANLIK SUÇUDUR"

Nazım Hikmet Vakfı Yönetimi imzasıyla yayımlanan mektupta, Küba’nın bugün yaşadığı ekonomik ve lojistik darboğazın rastlantısal olmadığı, halkın iradesini kırmaya yönelik sistematik bir saldırı olduğu vurgulandı. Mektupta ABD yaptırımlarına yönelik şu sert ifadeler yer aldı:

“Bugün Küba’nın karşı karşıya olduğu darboğazı, uzun yıllardır sürdürülen ve bugün daha da sertleştirilen emperyalist kuşatmanın, halkların iradesine yönelmiş sistematik saldırısının yeni bir uzantısı olarak kabul edilemez buluyoruz. ABD’nin bölgeyi yeniden dizayn etme girişimleri, başta Venezuela olmak üzere Latin Amerika’da halkçı iradelere yönelmiş müdahalelerle birleşirken, Küba’ya uygulanan ambargo ve yaptırımlar bir ‘politika tercihi’ değil, açık bir insanlık suçu ve kolektif cezalandırma pratiğidir.”

"BİR HALKI KARANLIKTA BIRAKMAK İNSANLIK ONURUNU HEDEF ALMAKTIR"

Son aylarda Küba genelinde haftalarca süren elektrik kesintilerine, gıda ve ilaç tedarikinde yaşanan büyük aksamalara dikkat çekilen metinde, sivil yaşamın doğrudan hedef alındığı belirtildi:

“Bir halkı karanlıkta bırakmak, yaşamın en temel koşullarını kesintiye uğratmak, sağlık, gıda ve enerjiye erişimi sistematik biçimde zorlaştırmak; yalnızca o ülkeyi değil, insanlık onurunu da hedef almaktır. Haftalar süren elektrik kesintileri ve ağırlaşan yaşam koşulları, emperyalizmin doğrudan sivil yaşamı hedef alan sömürgeci politikalarının somut sonucudur. Ancak tarih bize defalarca halkların iradesinin kuşatma altına alınsa da zorbalıkla teslim alınamadığını da göstermiştir.”

İKİ ÖLÜMSÜZ ŞAİRİN DOSTLUĞU DİRENİŞTE YAŞIYOR

Mektubun en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Nazım Hikmet ile Nicolás Guillén’in tarihsel bağlarına yapılan vurgu oldu. İki usta edebiyatçının dostluğunun sadece sanatsal değil, ideolojik bir siper arkadaşlığı olduğu hatırlatılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Nazım Hikmet ile Nicolás Guillén’in dostluğu, şiirin ötesinde, emperyalizme karşı ortak bir vicdanın ve direncin ifadesidir. Bu dostluk, bugün de halkların birbirine uzattığı dayanışma eli olarak yaşamaktadır. Bu nedenle, Küba halkına yönelen her türlü baskıyı ve ambargoyu en güçlü biçimde kınıyor; bunun yalnızca Küba’ya değil, tüm insanlığa yönelmiş bir hak ihlali olduğunu vurguluyoruz. Küba’nın onurlu direnişini selamlıyor, bu direnişin yalnız olmadığını bir kez daha ifade ediyoruz.”

Questions ouvertes

  • ABD'nin Küba'ya yönelik yaptırımlarının geleceği ne olacak?
  • Uluslararası toplum bu duruma nasıl tepki verecek?
  • Nazım Hikmet Vakfı'nın bu dayanışma girişimi Küba halkı üzerinde nasıl bir etki yaratacak?

Sujets liés

This article was originally published by Cumhuriyet.

Articles liés

Arktik: NATO'nun Yeni Stratejik Merkezi ve Türkiye'nin Rolü
En développement·1 dk önce

Arktik: NATO'nun Yeni Stratejik Merkezi ve Türkiye'nin Rolü

NATO'nun uzun süredir göz ardı ettiği Arktik bölgesi, iklim değişikliği ve artan küresel güç rekabetiyle stratejik önem kazanıyor. Enerji kaynakları, ticaret yolları ve askeri unsurlar bölgeyi küresel mücadelenin merkezine taşıyor. Türkiye'nin Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliklerine desteği, bu yeni güvenlik kuşağının inşasında stratejik bir vizyonerlik gösteriyor.

Sabah Ekonomi
Plus sur ce sujetnazım hikmet