Yorgancılık Sanatı Yok Oluyor: Usta Erkan Genç'ten Uyarılar
L'essentiel
- Yorgancı ustası Erkan Genç, el yapımı yorgan sanatının yok olmak üzere olduğunu belirtiyor.
- Seri üretim taleplerini reddeden Genç, yün ve pamuk gibi doğal malzemelerin önemini vurgulayarak sentetik elyafın zararlarını anlatıyor.
Résumé généré par IA
Pourquoi c'est important
Yorgancı ustası Erkan Genç, el yapımı yorgan sanatının yok olmak üzere olduğunu ve bu zanaatı sürdüren kimsenin kalmadığını belirtiyor. Büyük firmalardan gelen seri üretim taleplerini reddediyor çünkü bu tür bir üretim için yeterli usta bulunmuyor. Genç, yün ve pamuk gibi doğal malzemelerin önemini vurgularken, sentetik elyafın sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.
Bazıları diyor ki ‘Ben istemiyorum’. İstese de dikecek kimse yok zaten. Kim dikecek ki, şu dikişi yapacak yorgancı yok. Kilis yorganları var şimdi hazır iş. Şeye benzetiyorum ben onları, döner yemeye gidiyorsun ama tavuk döner yiyorsun et değil. Parayla da bunu diktiremeyecek, bulamayacak. Yani bu sanatı bulamayacak. Bu ince dikiş. Bunu yapacak yorgancı yok. Tabi üzülüyorum sanat gidiyor diye. Ben elimden geldiği kadar yaptırmaya, yaşatmaya çalışıyorum. Benden başka da kaldığını bilmiyorum. Yok zannediyorum” ifadelerini kullandı.
Büyük firmalardan zaman zaman kendisinden seri üretim için talepte bulunulduğunu ancak bunun da mümkün olmadığını söyleyen Erkan Genç, “Müşteri geldi, Almancı, Belçikalı falan. Almanya'dan hatta yakın zamanda önemli firmalardan biri geldi, ‘Aydan bin tane, iki bin tane dik’ dedi. Dedim ki ‘Ben uğraşamam onunla. Kimse de uğraşmaz. Bitti o iş. Makinede yaptırın’ dedim. ‘Yok el işi istiyoruz’ dediler. El işine dönüş var ama kim yapacak? Elinde sanatı var, terzilik gibi. Mesela burada bir sürü terzi var ama benim bildiğim iki üç tane terzi var. Ama sorsan 20 tane var. Bu da öyle. Adı yorgan” dedi.
“Kesinlikle elyaf yok, öyle bir şey tavsiye edemem. Çünkü onu tavsiye edenin aklından zoru olması lazım. Yün, pamuk doğal neyse odur. İnsanoğluna en yakın olan şey yün. Şimdiki yünler zaten makinede yıkanıyor. Gerçek yün yani yıkanıyor. Atıyorsun makineye, yorgan programında yıkanıyor. Elyafa benziyor ama yün. Yeni nesle bunu tavsiye ederim. Yine yaylı yataklarda yatsın ama üstüne mutlaka incecik işte yorgan gibi yünden, bu yünden örtsün. Bu taranmış yünden. Bunun tozu yok, çöpü yok, kokusu yok, hiçbirisi yok. Bir doktora yaptım. Şimdi bir de üroloji doktoru istiyor. ‘Yün yorgan yap’ diyorlar, doğallığı arıyorlar.
Elyaf petrol, petrolden yapılan madde. Yani plastik. Onu örtünüyorsun, onun üstüne yatıyorsun. Bir de şöyle bir şey var, şimdi belki çok tuhaf gelecek insanlara. Yün ısıtır değil mi? Hayır. Şimdi insan vücudu 36 derece. Isıtsa durabilir misin? O zaman o ne yapıyor? Yün vücuttaki ısıyı muhafaza ediyor, dışarıdaki soğuğu engelliyor. Seni ısıtmıyor, koruyor. Öyle olsa koyunların hepsi ölürdü. Ama elyaf öyle değil. Elyaf terletir, baş ağrısı yapar, hafiftir. Şimdiki yünler de hafif, benim yorganım yüzüyle beraber içinde 2,5 kilo yün var. Bu yünü kullanacaksın, temiz. Yün ve pamuktan vazgeçmeyin mümkünse.”
Questions ouvertes
- Sanatın tamamen yok olmasını engellemek için ne gibi adımlar atılabilir?
- Genç'ten başka bu sanatı yaşatmaya çalışan usta var mı?
- Doğal malzemelerle üretilen yorganların maliyeti nedir?
- Sentetik elyafın sağlık üzerindeki spesifik etkileri nelerdir?


