YSK, CHP'nin itirazını reddetti: Mutlak butlan kararına tedbir talebi reddedildi
L'essentiel
- CHP'nin, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 'mutlak butlan' kararına yönelik ihtiyati tedbir talebi YSK tarafından oybirliğiyle reddedildi.
- YSK, tedbir kararının kesin nitelikte olduğunu belirtti.
Résumé généré par IA
Pourquoi c'est important
CHP, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 'mutlak butlan' kararına karşı hem Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nde hem de YSK'da itirazda bulundu. YSK, konuyu görüşmek üzere toplandı ve CHP'nin talebini oybirliğiyle reddetti.
Mutlak butlanla ilgili CHP kurmayları karara hem Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi'nde hem de Yüksek Seçim Kurulu'nda (YSK) itiraz etti.
YSK, konuyu görüşmek üzere 17:30'da toplandı. YSK, CHP'nin başvurusunu reddetti.
YSK Başkanı Serdar Mutta, CHP'nin talebinin oybirliğiyle reddedildiğini bildirdi. Kararın ayrıntılı gerekçesi daha sonra açıklanacak.
Mutta kararın gerekçesine dair ‘’İhtiyati tedbire yönelik tüm talep ve kararların istinaf aşamasında kesinleşmesi hususları gözetildiğinde Dairemizce verilen ihtiyati tedbir kararının kesin nitelikte bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin ihtiyati tedbire itiraz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.'' dedi.
YSK'YA İTİRAZ DİLEKÇESİNİN İÇERİĞİ
CHP, itiraz dilekçesinde söz konusu tedbir kararının madden ve hukuken icrasının imkansız olduğu belirtmişti. Ayrıca 21 Eylül 2025 tarihli CHP 22. Olağanüstü Kurultayı, 24 Eylül 2025 tarihli İstanbul Olağanüstü İl Kongresi, 19 Ekim 2025 tarihli CHP İstanbul 39. Olağan İl Kongresi ve 28-30 Kasım 2025 tarihli 39. Olağan Kurultayı sonucunda düzenlenen mazbataların geçerli olduğunun tespiti talep edildi.
Dilekçede, bu ihtiyati tedbir kararının uygulanabilir nitelikte olmadığı vurgulandı. Ayrıca YSK’nın daha önce İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin İstanbul il kongresi ve ilçe kongrelerine ilişkin tedbir kararları karşısında verdiği tam kanunsuzluk başvurularına verdiği kabul kararlarına atıf yapıldı.
Dilekçede şu ifadelere yer verildi:
“Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı, seçim yargısı gözetiminde yapılmış ve ilçe seçim kurullarınca kesinleştirilmiş seçimleri ve mazbataları yok saymaktadır. Ancak Anayasa’nın 79. maddesi uyarınca, 22. Olağanüstü Kurultay, İstanbul Olağanüstü İl Kongresi, İstanbul 39. Olağan İl Kongresi ve 39. Olağan Kurultay’da yapılan seçimlerin iptali mümkün değildir; bu kurultay ve kongreler sonucunda verilen mazbatalar iptal edilemez.”
DİJİTAL ORTAMDAN BAŞVURU YAPILDI
Yüksek Seçim Kurulu önünden son gelişmeleri aktaran NTV muhabiri Sibel Can, başvurunun fiziksel olarak yapılmasının planlandığını ancak süreç içerisinde yaşanan gelişmeler nedeniyle başvurunun dijital ortamda yapılmasının kararlaştırıldığını bildirmişti.
CHP'NİN TEDBİR İTİRAZINA MAHKEMEDEN RET
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararının ardından ihtiyati tedbir kararına ilişkin itirazı karara bağladı.
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin ihtiyati tedbire yönelik itiraz talebinin reddine oy birliğiyle karar verildi.
Kararda; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "İhtiyati Tedbir Kararına Karşı İtiraz" başlıklı 394’üncü maddesi ile “Temyiz Edilemeyen Kararlar” başlıklı 362’nci maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığı belirtildi.
Daire, istinaf mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir kararlarına yönelik ayrıca bir itiraz müessesesi bulunmadığını, verilen kararın kesin nitelikte olduğunu kaydetti.
Kararda, “Dairemizce verilen ihtiyati tedbir kararının kesin nitelikte bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin ihtiyati tedbire itiraz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.” ifadelerine yer verildi.
Ayrıca ihtiyati tedbir kararlarının uygulanmasının, itiraz sürecini durdurmayacağına ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine atıf yapıldı.
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen kararın, 22 Mayıs tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak alındığı belirtildi.
Questions ouvertes
- Kararın ayrıntılı gerekçesi ne zaman açıklanacak?
- CHP bu karara karşı başka bir yasal yola başvuracak mı?
- Bu kararın parti içi ve genel siyasi etkileri neler olacak?


