Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Doğurganlıkta varoluşsal tehdit
Hızlı Bakış
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye'de doğurganlık oranlarındaki düşüşün varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu açıkladı.
- 12 ilde 6.530 hanede yapılan araştırmaya göre, gençlerin %40'ı evlenmeyi düşünmüyor ve ortalama canlı doğum sayısı yarı yarıya azaldı.
Yapay zekâ özeti
Neden Önemli?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TÜİK ve Enstitü Sosyal işbirliğiyle yapılan aile araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırma, 12 ilde 6.530 haneye ulaşarak 10.408 kişiyle yüz yüze görüşme yapıldı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Enstitü Sosyal işbirliğiyle gerçekleştirilen aile araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Sonuçlar üzerine değerlendirmelerde bulunan Bakan Göktaş, doğurganlıkta varoluşsal bir tehditle karşı karşıya olduğumuzu söyledi.
Farklı sosyoekonomik özelliklere sahip 12 ilde yürütülen çalışmada, 6 bin 530 haneye ulaşıldı, 10 bin 408 kişiyle yüz yüz görüşme yapıldı.
Türk toplumunun aile kavramına değer vermeye devam ettiğinin görüldüğü araştırmada, yeni nesilde evlilik fikrine karşı ciddi bir mesafe oluştuğu ortaya çıktı.
ARAŞTIRMA SONUÇLARI
Evlilik süresi 20 yıl olarak ölçüldü.
Ortalama canlı doğum sayısı, yarı yarıya geriledi.
Gençlerin yüzde 40'ı evlenmeyi düşünmüyor.
Katılımcıların yüzde 90'ından fazlası çocuk sahibi olmanın "aile olma duygusunu pekiştirdiğini" savunuyor.
Açık Sorular
- Gençlerin evlilik fikrine karşı mesafeli olmasının nedenleri nelerdir?
- Doğurganlık oranlarındaki düşüşü tersine çevirmek için ne gibi politikalar planlanmaktadır?
- Evlilik süresinin 20 yıl olarak ölçülmesinin toplumsal anlamı nedir?
- Çocuk sahibi olmanın aile olma duygusunu pekiştirdiğine inananların oranı neden bu kadar yüksek?





