Aşırı Sağcı Yahudiler Polis Korumasında Filistinlilere Ait Dükkanlara Saldırdı
Hızlı Bakış
- İşgal altındaki Doğu Kudüs'te aşırı sağcı Yahudiler, İsrail polisi koruması altında Filistinlilere ait dükkanlara saldırdı, eşyalara zarar verdi.
- Saldırılar, 14 Mayıs'taki provokatif 'Bayrak Yürüyüşü' sonrası artan gerilimin bir parçası.
Yapay zekâ özeti
Neden Önemli?
Doğu Kudüs'te 14 Mayıs'taki provokatif "Bayrak Yürüyüşü" sonrası gerilim artmıştı. Yürüyüş sırasında aşırı sağcı İsrailliler Filistinlilere, esnafa ve gazetecilere yönelik saldırılar düzenlemiş ve ırkçı sloganlar atmıştı. İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemişti.
Aşırı sağcı fanatik Yahudiler, İsrail polisi koruması altında işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesindeki El-Vad Caddesi'nde Filistinlilere ait dükkanlara saldırdı, bazı eşyalara zarar verdi.
Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliği Medya Ofisi’nden yapılan açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden onlarca İsraillinin, El-Vad Caddesi’nden geçişleri sırasında Filistinlilere ait iş yerlerine saldırdığı ve eşyalara zarar verdiği belirtildi.
Açıklamada, saldırının İsrail polisinin koruması altında gerçekleştirildiği vurgulandı.
Kudüs Valiliği tarafından yayımlanan görüntülerde, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, İsrail polisi koruması altında dükkanlara saldırdığı ve kışkırtıcı sloganlar attığı görüldü.
Fanatik Yahudilerin, Arap karşıtı sloganlar attığı ve kışkırtıcı marşlar söylediği aktarıldı.
Doğu Kudüs’te, 14 Mayıs’ta İsrail’in Doğu Kudüs’ü işgali dolayısıyla düzenlenen provokatif “Bayrak Yürüyüşü” sonrasında gerilim artmıştı.
Aynı gün İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Mescid-i Aksa’ya baskın düzenlemiş ve Harem-i Şerif’te İsrail bayrağı açmıştı. İsrail polisi de Eski Şehir bölgesini tamamen kapatmıştı.
Yürüyüş sırasında aşırı sağcı İsraillilerin Filistinli sakinlere, esnafa ve gazetecilere yönelik saldırılar düzenlediği, ayrıca “Araplara ölüm” çağrısı içeren ırkçı sloganlar attığı belirtilmişti.
Söz konusu gelişmeler, Filistin ve Arap çevrelerinde geniş çaplı kınamalara yol açarken, Kudüs’ün tarihi ve hukuki statüsüne ilişkin tehlikeli sonuçlar doğurabileceği yönünde uyarılara neden olmuştu.
Filistinliler, Doğu Kudüs’ün gelecekte kurulacak bağımsız ve egemen Filistin devletinin başkenti olması gerektiğini talep ederken, İsrail ise Kudüs’ün tamamını “ebedi başkent” olarak gördüğünü ifade ediyor.
İsrail’in bu yaklaşımı uluslararası toplum tarafından kabul edilmiyor.
Açık Sorular
- Saldırılarda yaralanan veya gözaltına alınan oldu mu?
- İsrail polisi saldırılara ne ölçüde müdahale etti?
- Saldırılar sonrası Filistinlilerden veya uluslararası toplumdan ne gibi tepkiler geldi?
- Bu tür saldırıların gelecekte tekrarlanma olasılığı nedir?



