CHP'de Kılıçdaroğlu Sonrası Parti İçi Çatışmalar ve Siyasi Tahminler
Hızlı Bakış
- CHP içinde yaşanan genel başkanlık tartışmaları ve olası ayrılıklar ele alınıyor.
- Kemal Kılıçdaroğlu'nun 13 seçim kaybettiği ancak bu süreçteki sorumluluğun sorgulandığı belirtiliyor.
- Ayrıca, İsrailli bir gazetecinin Trump'a sorduğu soru ve Orhan Pamuk'un dizi senaristliğine karar vermesi gibi çeşitli konulara değiniliyor.
Yapay zekâ özeti
Neden Önemli?
The article discusses internal political dynamics within the Republican People's Party (CHP) in Turkey, focusing on the aftermath of leadership challenges and election losses. It also touches upon international relations and cultural commentary.
Dün aradı.
Selam kelamdan sonra başladı anlatmaya:
*
- AŞTIM BEN: Ortadan gideyim top ayağıma gelir. Vallahi billahi böyle bir derdim yok. Bir hırsım yok benim. Onları aştım ben. Cumhuriyet tarihinin en büyük mitinglerini yaptım. Parti kurdum, parasız pulsuz çok kısa sürede partinin örgütlenmesini tamamladım. Beni bir yere getirsinler falan. Yok böyle derdim.
*
- İŞTE ÖNERİM: Benim bu millete karşı sorumluluğum var. Ben bu partinin abisi sayılırım. Ben diyorum ki: Tüzüğü değiştirelim, genel başkanı üyeler seçsin. Delege sisteminden kurtulalım. Delege sistemi, maalesef yozlaşma getiriyor. 2019’daki kurultayda bir delege beni aradı, “Ben senin için imza verdim, bana beş bin lira verdiler, imzamı çektim. İstersen bunu kamuoyuna açıklarım” dedi. Ben de “Oyunu parayla satan adamla benim işim olmaz” diyerek telefonu kapattım. Delege sistemine son verelim artık.
*
- KAVGA İSTEMİYORUM: Butlan olayına bakışım şu: Ben bu mahkeme kararını doğru bulmuyorum, içime sindiremiyorum. Kurultayla seçilmiş bir genel başkan var. Ancak ortada bir mahkeme kararı var. Ne yapacaksın? Mahkeme kararını tanımayacak mısın? İyi ama buna uymak zorunluluğu var. Benim durduğum yer şurası: Ben parti içinde kavga istemiyorum.
*
- ŞU YAPILSAYDI: Başka türlü davranılamaz mıydı? Mesela Özgür Özel, Grup Başkanı olarak grup toplantısını açsaydı. Açılış konuşmasında bir an önce partinin kurultaya gitmesi gerektiğini, mahkeme kararını doğru bulmadığını ama uymak zorunda olduğunu söyleyerek Kılıçdaroğlu’nu kürsüye davet etseydi. Çok daha farklı bir süreç işlemez miydi?
*
- HAİN MESELESİ: Bir de şunu söylemek istiyorum: FETÖ’cüler, CHP’nin tartışmasına müdahil oluyorlar. Geçmişte ‘Hain Muharrem’ diyorlardı. Şimdi başka hain buldular. Bu hain hep değişiyor. Ben FETÖ’cülerle ilişki içindeler demiyorum. Ben bunlardan uzak durmak lazım diyorum. Kardeşler arası ihtilafta bu FETÖ’cülerin ne işi var? Bunlara “bizden uzak durun” demek gerekir.
FİLMİN SONUNU SÖYLÜYORUM
BU filmin sonunda...
- CHP, Kemal Kılıçdaroğlu’na kalacak.
- Özgür Özel ve arkadaşları ayrı parti kuracak.
*
Bu sona ulaşıncaya kadar...
- Daha çok tüzük çarpışması çıkacak.
- Daha çok istifa resti çekilecek.
- Daha çok ihraç listesi yayımlanacak.
- Daha çok demeçler savaşı yaşanacak.
*
Benim açımdan durum şu:
*
Filmin sonu belli olduğu için...
Heyecanı da pek kalmadı.
13 SEÇİM KAYBEDİLİRKEN SEN NEREDEYDİN BİRADER
13 seçim boyunca Kemal Kılıçdaroğlu’nun çelik çekirdeğinde yer almış isimler, bugünlerde “Kemal Kılıçdaroğlu 13 seçim kaybetti” diye haykırıyorlar.
*
İyi de Kılıçdaroğlu 13 seçim kaybederken...
- Sen partinin en üst yönetiminde değil miydin?
- Kemal Kılıçdaroğlu’na “Sayın Genel Başkanım” çekmiyor muydun?
- Kararlara imza atıp stratejileri belirlemiyor muydun?
- Kampanya yapmıyor muydun, nutuk atmıyor muydun?
- “Kılıçdaroğlu Doktrini” diye kitap yazan kimdi?
*
13 seçimi Kemal Kılıçdaroğlu bir başına mı kaybetti?
Senin hiç mi sorumluluğun yoktu o kaybedişlerde?
13 seçim boyunca...
“Yeter artık. Ben bu işte yokum. Biz yapamıyoruz. İstifa ediyorum. Yapan gelsin” diyerek neden istifayı basmadın?
*
Kemal Kılıçdaroğlu’na herkes ağzını doldura doldura “13 seçim kaybettin” diyebilir.
Ama 13 seçim boyunca Kılıçdaroğlu’nun çelik çekirdeğinde yer almış senin gibi birinin en azından bu kadar pervasız, bu kadar rahat, bu kadar umursamaz biçimde “13 seçim kaybetti” dememen lazım.
*
Çünkü utanma duygusu, duyguların en önemlisidir.
İSRAİLLİ GAZETECİ AVUCUNU YALADI
İSRAİLLİ gazeteci, Trump’a soru sorma fırsatı yakalamış.
*
Sorduğu soru şu:
- Erdoğan, İsrail’i tehdit ediyor. İsrail ile Türkiye arasında savaş çıkma ihtimali var mı?
- Türkiye’ye F-35 satacak mısınız?
*
İstiyor ki Trump, Erdoğan ve Türkiye aleyhine konuşsun.
Ama konuşmuyor Trump.
Bir milyonuncu kez yaptığı gibi yine Erdoğan’ı övüyor da övüyor.
*
İsrailli gazetecinin yaşadığı hayal kırıklığı ne güzel bir hayal kırıklığıdır.
IVIR ZIVIR NOTLARI
- Zülfü, Selda, Suavi falan... Particiydiler, parti içi hizipçi oldular.
*
- Kabak tatlısına tahin dökenlerle hesaplaşmak istiyorum.
*
-Dilan Polat sessizliği diye bir şey varmış. Oh be.
Zülfü Livaneli - Selda Bağcan - Suavi
*
- Sabahın yedisinde maç izlemek için kahvaltı buluşmaları düzenlemek istiyorum.
*
- Orhan Pamuk dizi senaristi olmaya karar vermiş. Doğru karar! Diziden daha büyük yürünür.
Dilan Polat
Bundan Sonra Ne Olabilir?
Yapay zekâ öngörüsü — kesinlik taşımaz
CHP will remain with Kemal Kılıçdaroğlu.
Olası · Orta vadede
Özgür Özel and his associates will form a new party.
Olası · Orta vadede
Further internal party conflicts, resignations, expulsions, and public statements.
Çok muhtemel · Kısa vadede
Açık Sorular
- What will be the exact legal ramifications of the court's decision on the CHP's congress?
- Will Özgür Özel and his supporters indeed form a new political party?
- What is the true extent of FETÖ's alleged involvement or influence in Turkish politics?
- Will the F-35 sale issue between Turkey and the US be resolved?



