İstanbul Barometresi: Yaşam Maliyeti Tüketim Alışkanlıklarını Değiştiriyor
Araştırma, sürdürülebilir tüketim farkındalığının düşük olduğunu, ancak hayat pahalılığının insanları daha bilinçli veya zorunlu olarak daha az tüketmeye ittiğini gösterdi.
Hızlı Bakış
- İstanbul Barometresi Nisan 2026 araştırması, sürdürülebilir tüketim farkındalığının düşük olduğunu ortaya koydu.
- Ancak yaşam maliyetlerindeki artış, tüketicileri daha bilinçli olmaya veya zorunluluktan daha az tüketmeye yöneltti.
- İsrafta zaman ve kaynaklar öne çıkarken, gıda israfında olumlu eğilimler gözlendi.
Yapay zekâ özeti
Neden Önemli?
İstanbul Planlama Ajansı'nın Nisan 2026 tarihli İstanbul Barometresi araştırması, kentteki sürdürülebilir tüketim algısını ve ekonomik koşulların tüketim davranışları üzerindeki etkisini inceledi. Araştırma, yaşam maliyetlerindeki artışın tüketim alışkanlıklarını nasıl şekillendirdiğini ortaya koydu.
İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından hazırlanan İstanbul Barometresi Nisan 2026 araştırması, kentte sürdürülebilir tüketim algısı ve ekonomik koşulların tüketim davranışlarına etkisini ortaya koydu. Araştırma, yaşam maliyetlerindeki artışın tüketim alışkanlıklarını doğrudan değiştirdiğini gösterdi.
SÜRDÜRÜLEBİLİR TÜKETİM FARKINDALIĞI DÜŞÜK SEVİYEDE
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 67,1’i “sürdürülebilir tüketim” kavramını daha önce hiç duymadığını belirtti.
Kavramın tanımı yapıldığında ise katılımcıların yüzde 46,3’ü sürdürülebilir tüketimi yaşamlarına yakın bulduğunu ifade etti.
Sürdürülebilir tüketimi en iyi tanımlayan ifadeler arasında:
Çevreye zarar vermeyen ürünleri tercih etmek (yüzde 32,7)
Uzun ömürlü ürün alıp tamir etmek (yüzde 30,3)
Daha az harcayıp tasarruf etmek (yüzde 27,5)
Yerel ve mevsimsel gıda tüketmek (yüzde 20)
yer aldı.
HAYAT PAHALILIĞI TÜKETİM ALIŞKANLIKLARINI DEĞİŞTİRDİ
“Yaşam maliyetlerindeki artış tüketim alışkanlıklarınızı nasıl değiştirdi?” sorusuna katılımcıların yüzde 34,5’i “daha bilinçli tüketime yöneldim, daha az alıyor, daha iyi seçiyorum” yanıtını verdi.
Katılımcıların yüzde 22’si sürdürülebilirliğin ikinci plana düştüğünü ve fiyat odaklı kararların öne çıktığını belirtirken, yüzde 21,8’i daha az tüketimin zorunluluktan kaynaklandığını ifade etti.
Tüketim alışkanlıklarının değişmediğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 15,7 oldu.
İSRAF ALGISINDA ZAMAN VE KAYNAK ÖNDE
Katılımcılara yöneltilen “Gündelik hayatta en çok hangi konuda israf ettiğinizi düşünüyorsunuz?” sorusunda en yüksek yanıt yüzde 29,5 ile “zaman israfı” oldu. Aynı oran “hiçbirini israf etmiyorum” yanıtında da görüldü.
Diğer israf kalemleri şu şekilde sıralandı:
Enerji: yüzde 12,3
Para: yüzde 11
Gıda: yüzde 10,8
Su: yüzde 10,3
Katılımcıların yüzde 29’u “gereğinden fazla kıyafet almak”, yüzde 20,8’i ise “tabakta yemek bırakmak” ifadelerini israf olarak tanımladı.
GIDA İSRAFINDA OLUMLU EĞİLİM
Araştırma, gıda israfında görece olumlu bir tabloya işaret etti. Katılımcıların yüzde 48,1’i ihtiyaç kadar alışveriş yaptığını belirtirken, yüzde 38,2’si artan yemekleri farklı şekilde değerlendirdiğini söyledi.
Yemek ve ekmeği çöpe attığını belirtenlerin oranı ise yüzde 8,5’te kaldı.
Market alışverişlerinde evden çanta veya pazar arabası götürenlerin oranı yüzde 60,6 olurken, poşet satın alanlar yüzde 39,4 seviyesinde kaldı.
TAMİR VE YENİDEN KULLANIM ALIŞKANLIĞI SÜRÜYOR
Araştırmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise tamir kültürünün devam etmesi oldu.
Bir ürün bozulduğunda katılımcıların:
Yüzde 48,7’si önce tamir ettirmeyi tercih ettiğini
Yüzde 35,3’ü kendisinin tamir etmeye çalıştığını belirtti.
Açık Sorular
- Sürdürülebilir tüketim farkındalığını artırmak için ne gibi adımlar atılabilir?
- Fiyat odaklı tüketim eğiliminin uzun vadeli ekonomik ve çevresel etkileri neler olacaktır?
- Zaman israfı algısının altında yatan temel nedenler nelerdir?


