LGS Sonrası Velilere Psikolojik Destek: "Rezil Olduk" Videosu Üzerine Değerlendirmeler
Hızlı Bakış
- LGS sonrası bir öğrencinin annesiyle yaşadığı gerginliği gösteren video, uzmanlar tarafından değerlendirildi.
- Uzmanlar, velilerin çocuklarının ruh sağlığına odaklanması ve sınavın hayatın sonu olmadığını vurguladı.
Yapay zekâ özeti
SOSYAL medyada anonim bir hesaptan paylaşılan ve kısa sürede binlerce kullanıcıya ulaşan bir video yayınlandı. Gelen tepkiler üzerine kısa süre sonra kapatılan hesaptan yayınlanan videoda, LGS’ye giren bir kız öğrenci, annesinin sınavın ardından kendisine yönelttiği sözleri kaydetti. Sadece sesi duyulan anne, kızına “Rezil ettin beni. Madem 5 yanlışın vardı neden iyi geçti dedin? 5 yanlış ne demek! Bu, hiçbir eğitim almayan ve çaba göstermeyen bir çocuğun alacağı sonuç. O kadar insan bizi aradı, başarılar diledi, kolay gelsin dedi. İnsan içine çıkacak hal bırakmadın. Gerçekten bana yazıklar olsun. Ne iyi bir evlat yetiştirebildim, ne iyi bir öğrenci yetiştirebildim. Rezil olduk” diyor.
Bu örneğin tekil olmadığını, LGS’nin ardından binlerce adayın evinde benzer konuşmaların gerçekleşebileceğini dile getiren Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali Eryılmaz şu değerlendirmeyi yaptı:
‘BEN DEĞERSİZİM’ DÜŞÜNCESİ
"Ne yazık ki toplumsal yapımızda ‘benim önemim ve değerim çevrenin beni onaylamasına bağlı’ düşüncesi var. Haliyle çevre onaylamayınca, ‘ben değersizim’ duygusu oluşabiliyor. LGS sonrasında ebeveynler, öncelikle çocuklarını karşılarına alıp onlara ne hissettiklerini sormalı. Ardından onlarla kendi duygularını da sakince paylaşabilirler. Böylece sınav sonrasında tüm aile bireyleri, birbirinin ne hissettiğini fark eder. Ardından bu duyguları neden yaşadıklarını konuşmalılar. Son olarak da bu duygu ve düşünceleri kabul edip bundan sonra ne yapmaları gerektiği hakkında sohbet etmeliler. Sonuç ne olursa olsun aileler çocuklarına, ‘bundan sonrası için hayatında yeni bir düzen oluştur, örneğin odanı düzenle’ gibi tavsiyelerde bulunarak onların gelecek için yeni adımlar atmasını sağlamalı.
SINAV HAYATIN SONU DEĞİL
Ayrıca ebeveynler, bunun yalnızca bir sınav olduğunu ve hayatın sonu olmadığını çocuklarına sıklıkla hatırlatmalı. Bu tarz sınavlara yalnızca bir deneyim gözüyle bakılmalı. Aileler ve çocuklar, bu deneyimin ardından ‘ne öğrendik’ sorusunu kendilerine sormalı ve ona göre devam etmeli. Diğer yandan bu video yalnızca çocukların değil, velilerin de bu süreçte ne kadar yıprandığının bir örneği. Ancak bilinmeli ki, sınav artık bitti. Bu nedenle aileler çocuklarını şimdi ve geleceğe odaklanma konusunda teşvik etmeliler.”
HER ÇOCUK FARKLI
Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurten Sargın ise ebeveynlerin bu süreçte çocuklarına nasıl yaklaşması gerektiğini sosyal medyadaki video örneği üzerinden şu sözlerle anlattı:
“Videodaki annenin çevresi için yaşadığını, çocuğunun ruhsal durumunu anlamadığını, sınav sonrası sürecin önemli ve ciddi olduğunu kavramadığını söylememiz mümkün. Her çocuk aynı başarıya sahip olamaz ve tüm sorulara doğru yanıt da veremez. Çünkü her çocuk farklı ilgi alanlarına ve yeteneklere sahip. Aileler de çocuklarını bu doğrultuda desteklemeli. Bunu ebeveynlerin anlaması gerekiyor.
BAŞARI DEĞİL RUH SAĞLIĞI ÖNEMLİ
Ebeveynler çocuklarının akademik başarısının çok önemli olduğunu düşünüyor ama bundan daha önemlisi onların ruh sağlığı. Çocukların ruh sağlığını düzeltmek onların sınavı kazanmasından daha zor. Başarılı çocuk yetiştirmek adına artık ne yazık ki değerleri olmayan çocuklar yetiştiriyoruz.
‘VİTRİN ÇOCUKLAR’ YETİŞTİRİYORUZ
Çok önemli bir konu da kendi yaşamımızdaki hayal kırıklıklarımızı çocuklarımıza yansıtmamak. Çocuklar bizim yarım kalan hikayemizi tamamlayacak insanlar değiller, onların kendi yolculukları var. Çocuklara nesne yani onların kendilerine ait duygu ve düşünceleri yok gibi davranıyoruz. Onları ebeveynliğimizin vitrini gibi görebiliyoruz. Ancak bu doğru değil.”
BÜYÜK BİR SINAV BUNLARI KAZANDIRABİLİR
Prof. Dr. Ali Eryılmaz’a göre LGS sonrası doğru ebeveyn davranışlarının şu 3 kazanımı sağlayabilir.
1) Aileler bu durumun kabul edilebilir olduğunu düşünerek gerekçe üretmeliler. Örneğin, ‘1 milyon çocuk bu yarışa giriyor ve elbette hepsi iyi puanlar alamayabilir’, ‘sorular gerçekten zordu’ ya da ‘çocuğun denemelerdeki performansı onun gerçekten anlama kabiliyetinin geliştiği anlamına gelmez’ şeklinde düşünebilirler.
2) Bu sonucu daha kötü durumlarla karşılaştırmalılar. Mesela çocuk, LGS hazırlık sürecinde yaşadığı yoğun kaygı nedeniyle depresyona girebilirdi ya da tüm soruları yanlış yanıtlayıp daha kötü bir sonuç elde edebilirdi.



