MHP Lideri Bahçeli'den 23 Nisan Mesajı ve Okullardaki Şiddet Olaylarına Tepki
Bahçeli, 23 Nisan'ın tarihsel önemine vurgu yaparken, okullardaki şiddet olaylarını ve dijital kuşatmayı 'milli beka meselesi' olarak nitelendirdi.
Hızlı Bakış
- MHP lideri Devlet Bahçeli, 23 Nisan'ın 106. yıl dönümünü kutlayarak TBMM'nin kurucu iradesine vurgu yaptı.
- Bahçeli, okullardaki şiddet olaylarını ve çocukların dijital dünyadaki risklerini ele alarak, bu durumu milli bir beka meselesi olarak tanımladı.
Yapay zekâ özeti
İşte MHP lideri Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:
Sözlerimin başında 106. seneyi devriyesini idrak edeceğimiz 23 Nisan'ın aziz hatırasını hürmetle selamlıyorum.
Mondros’un ardından dalga dalga gelen işgaller, Sevr’de hukuki kılıfa büründürülmek istenen tasfiye tasavvuru ve Anadolu’nun dört bir yanında hissedilen kuşatma iklimi, hamiyetperver milletimizi yalnız mukavemete çağırmamış, aynı zamanda kendi kaderini kendi iradesiyle tayin edecek yeni bir meşruiyet zeminini inşa etmeye sevk etmiştir.
23 Nisan'ı sadece bayram günü olarak anmak onun tarihini daraltır. 23 Nisan kriz karşısında dağılmadan düşünebilme iradesidir. 23 Nisan toplumsal acıyı kurucu bir siyasal akla dönüştürebilme kabiliyetidir.
TBMM'nin açılışı, emperyalizmin istikametini bozan, üzerinde güneş batmayan sözde imparatorluklara diz çöktüren, vesayet dayatmasına ve esaret zincirlerine Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yol başlığında başkaldıran bir milletin kendi mukadderatına bizzat hakim olduğu kutlu dönüm noktasıdır. Ankara’da yanan meşale, karanlığı yaran millî uyanışın, esareti reddeden kararlılığın ve Anadolu’da hayat bulacak bir şahlanışın adı olmuştur.
Çocuk bir okulun öğrencisi olduğu kadar devletin insan mayasıdır. Çocuk toplumun ahlaki seviyesini gösteren en berrak aynadır. Bir milletin çocuklarına bakışı kendi devletine bakışıdır.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan hadiseler vicdanlarda yaralar açmıştır. Yalnızca ceza alanının konusu değildir, çok yönlü ele alınmalı. Dijitalleşmenin her geçen gün daha da yaygınlaştığı günümüz dünyasında çocukların ekran süresinin artması, akran zorbalığının arkadaş grupları ve sohbet grupları çocuklarımızın ruh sağlığını örselemektedir. Onları sanal dünyaya mahkum etmektedir.
Dijital mecraların, sohbet odalarının masum bir haberleşme alanı olmaktan çıktığı, haya yoksunlarının ellerinde suç ve suçluyu övmenin bir ifsat hattına dönüştüğü artık inkar edilemez bir hakikattir. Karşımızdaki tehlike, suçu meşrulaştıran dijital bir bozgunculuk iklimidir.
Çözüm yalnızca okul kapısında bekleyecek güvenlik görevlisi değildir. Mesele daha vahimdir. Biz bu meselenin üstünü örtenlerden değil, kökünü kazıyanlardan olacağız. Aile çocuğun ilk mektebidir, okul çocuğun ikinci evidir. Bağ zayıflarsa çocuk yalnızlaşır. Yalnızlaşan çocuk sosyal medya kalabalığında arar. Hayat sevgisi yerine şiddet merakı bulabilir.
Öğretmeni sıradanlaştıran bir anlayışın eğitim anlayışı ölü doğmuştur. Öğretmeni zayıflayan bir milletin geleceği güçlü olamaz. Ailelerin desteklenmesi de aynı derecede hayatidir. Aileyi güçlendirmek, okul-aile-devlet işbirliğini güçlendirme gerekir.
Bizim talebimiz açıktır. Sebepler sonuna kadar araştırılmalıdır. Okul güvenliğini, çocuklarımızın ruh sağlığını sağlayacak kalıcı tedbirler vakit kaybetmeden alınmalıdır. Araştırma komisyonu kurulması isabetli bir adımdır. Evlatlarımız istikbalimizdir. İstikbalimiz her türlü polemiğin üzerindedir.




