Özgür Özel, Altan Öymen'i Anma Töreninde Konuştu: "Saraçhane'yi Unutmayacağım"
Hızlı Bakış
- CHP Grup Başkanı Özgür Özel, eski Genel Başkan Altan Öymen'in birinci ölüm yıldönümü anma törenine katıldı.
- Özel, Öymen'in Kıbrıs Barış Harekâtı'ndaki anılarını ve Saraçhane'deki duruşunu anarak, onun iyimserliğini ve inancını sürdüreceklerini belirtti.
Yapay zekâ özeti
Neden Önemli?
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, CHP eski Genel Başkanı Altan Öymen'in birinci ölüm yıldönümünde Zincirlikuyu'daki kabri başında düzenlenen anma törenine katıldı. Özel, Öymen'in siyasi duruşunu ve iyimserliğini vurguladı.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, CHP eski Genel Başkanı gazeteci-yazar Altan Öymen’inin birinci ölüm yıldönümünde Zincirlikuyu’daki kabri başında düzenlenen anma törenine katıldı. Törene İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Özgür Özel döneminin CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Altan Öymen’in kızı Aslı Öymen, CHP’li bazı milletvekilleri ve belediye başkanları, parti üyeleri ve Öymen’in sevenleri katıldı. Programda Kuran’ı Kerim tilavetinin ardından dualar edildi. Altan Öymen’in mezarına karanfil bırakan Özel, özetle şunları söyledi:
SARAÇHANE’Yİ UNUTMAYACAĞIM
“Altan Öymen olmayınca telefonun ucunda bazı şeyler artık kime sorulacak? Bazı detaylar kimden öğrenilecek? O ismi kim hatırlayacak? O işin esas doğrusunu kime güvenerek, kimden dinleyebiliriz? Gerçekten bu soruların cevabı yok artık. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50’nci yılında, 20 Temmuz 2024’te onunla Kıbrıs’ta olmak ve o günleri ondan dinlemek, bütün törenlere birlikte iştirak etmek, hastalığına rağmen çok önemliydi. Hepimizin en çok ihtiyacı olduğu zamanda Saraçhane’de o otobüsün üstünde, 1.5 saat o soğukta dimdik ayakta duruşunu, selamlamadan sonra aşağı davet ettiğimizde inmemesini, konuşurken bir sandalye getirilmeye çalışıldığında da ‘Genel Başkan konuşurken oturulmaz, ayakta dinlenir’ deyişini, yemek siparişi verirken bile ‘Parti disiplini’ deyip o sıraya uymaya çalışmasını, esprilerini, sıcaklığını asla unutmayacağız.
BUGÜNLERİ GÖRSE ÜZÜLÜRDÜ
Bugünleri görse üzülürdü, gördüğü kısmına çok üzüldü. Sonra daha kötü şeyler oldu. Ama ben ondan bir şey öğrendiysem iflah olmaz bir iyimser olmayı öğrenmişimdir. Şartlar ne kadar kötü olursa olsun hep bir çıkış yolu bulunacağına, bu zor günlerin açılacağına, bir şekilde kendi deyimiyle ‘hep güneşin doğacağına, dünyanın hiç karanlıkta kalmadığı gibi her sabah doğan güneşle ve kötülüğün hiç kazanmadığı gibi iyilerin kazanacağına’ hep inanırdı. O inancı taşıyoruz. Hepimiz bir gün çekip gideceğiz. Altan Öymen gibi gitmeyi, arkasından söylenen sözlerle ve bıraktığı anılarıyla, bıraktıkları eserleriyle ki ailesiyle, öğrencileri ile meslekten ve bizim gibi siyasetten öğrencileriyle, çıraklarıyla anılmak hepimize nasip olsun. Onu tanımış olmak büyük bir onurdu, büyük bir gururdu. Hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum.”






