Özgür Özel'e 'İktidarı Vermezler' Mesajı ve Tarihsel Direniş
Hızlı Bakış
- Ana muhalefet lideri Özgür Özel'e, Türkiye'nin ikinci büyük partisi kimliğiyle yetinmesi gerektiği yönünde "iktidarı vermezler" mesajları iletildiği belirtiliyor.
- Makale, bu tür siyasi müdahale girişimlerinin geçmişte hep ters teptiğini örneklerle açıklıyor ve mevcut iktidarın CHP'yi zayıflatma çabalarına rağmen direnenlerin kazanacağını öne sürüyor.
Yapay zekâ özeti
Neden Önemli?
Ana muhalefet lideri Özgür Özel'e, Türkiye'nin ikinci büyük partisi kimliğiyle yetinmesi ve iktidarı zorlamaması yönünde mesajlar iletildiği belirtiliyor. Özel, bu durumu grup toplantısında dile getirerek, iktidarın muhalefeti zayıflatma çabalarına karşı tarihsel direniş örneklerini hatırlattı.
Ana muhalefet lideri Özgür Özel’in önceki günkü grup konuşmasında ayrıca yazı konusu yapılabilecek pek çok değerlendirme vardı. Bunlardan biri Özel’e Türkiye’nin ikinci büyük partisinin genel başkanı kimliğiyle yetinmesi, daha ötesini zorlamaması için yapılan dokundurmalardı!
Özel konuşmasında bu konuya ayrı bir bölüm ayırdı. Ankara’da durmasının, genel merkezin dışına pek çıkmamasının daha “doğru” olacağı kendisine iletilmiş. Halk diliyle söylemek gerekirse, “Sana uygun görülene razı ol, yoksa senin için de iyi olmaz” denmiş.
Dillendirilmemesi gerektiğini düşündüğümüz kimi fısıltı gazetesi manşetleri şöyle:
- Bunlar iktidardan gitmez.
- Yüzde kaç oy alırlarsa alsınlar iktidarı devretmezler.
- Artık devlet oldular, iktidarı başka bir partinin alması mümkün değil! Bunların dillendirilmesinin demokrasi açısından uygun olmadığını bir kez daha vurgulayalım. Çünkü sandığa olan güveni zayıflatır. Seçmenin en azından bir bölümü, “Ne olursa olsun iktidar değişmeyecekse niye sandığa gideyim” diye düşünebilir!
***
Özgür Özel’in bu hassas konuyu, “iktidar iktidar” seslerinin yükseldiği grup toplantısında dile getirmesi üzerine biz de hem tarihsel süreç içinde hem de güncel gelişmeler ışığında işleyelim diye düşündük...
23 Mart 2025’te Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra iktidar şöyle düşündü:
CHP’yi yolsuzluklarla anılan bir parti yaparız. Hem İmamoğlu’nu hem Özel’i aşağı çekeriz.
Öyle olmadı. CHP, bir yılı aşkın süredir hemen hemen bütün anketlerde birinci parti olarak yerini aldı. İşte bu süreçte, “Özgür Özel’e iktidarı vermezler” mesajı inişli çıkışlı kamuoyuna verildi.
CHP’nin “birinciliği” devam edince butlan devreye sokuldu. Konunun bu yanını iki aydır işliyoruz, işlemeye de devam edeceğiz.
Konuyu dağıtmayalım, soralım:
- Yargı darbeleri ya da askeri darbeler sürecinde siyasete yön verme girişimleri nasıl sonuçlandı?
Önce yanıtı verelim:
Hep ters tepti!
Sonra sağ-sol demeden kısa ayrıntılar verelim:
1960 sonrası Bayar ve Menderes’in Demokrat Parti’sinin bir daha iktidar olmaması hedefiyle çok şey yapıldı. Ağır yargılamalar ve idamlar dahil.
Ne oldu?
1965 seçimlerinde Demokrat Parti’nin ardılları Adalet Partisi şemsiyesiyle yüzde 52.82 oy aldı!
12 Mart 1971 cuntası solu adeta “yasadışı” ilan etti. Toplum katında da şu yükseltildi:
Ortanın solu Moskova’nın yolu!
Ne oldu?
Kendi içinde de büyük değişim yaşayan Ecevit liderliğinde CHP, 1977 seçimlerinden yüzde 41’le birinci parti oldu!
1980 askeri darbesinden sonra demokrasiye geçilirken darbeciler “halkın oy vereceği” partiyi kurdurdu: Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP)! Güçlü siyasetçilerin tümüne yasak geldi.
Ne oldu?
ANAP yüzde 45’le birinci, dayatılan parti yüzde 23’le üçüncü oldu!
28 Şubat sürecinde de Erbakan’ın Refah Partisi kapatıldı. Hedef bu hareketin bir daha ülke yönetiminde olmamasıydı. Yerine kurulan Fazilet Partisi de kapatılma sürecine girince Milli Görüş ikiye bölündü; AKP ve SP...
Ne oldu?
AKP, yüzde 34.28’le Meclis’in yüzde 65’ine hâkim olarak iktidara geldi.
***
Bugüne gelirsek...
Ekrem İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı, Özgür Özel liderliğindeki CHP’yi birinci parti yani iktidar yapmamak için her şeyi yapıyorlar!
O kadar ki CHP’yi kapatmaktan beter hale getirdiler. CHP’nin ruhuna soykırım uygulamaya giriştiler. CHP’nin başına adeta “himayeyi” kabul eden bir yönetim gelmesini sağladılar. CHP’nin iç kavgalarının hiç bitmeyeceği bir yargı kurgusu oluşturdular.
Siyasi tarihimizde görülmemiş günlerden geçiyoruz!
Devleti ele geçirebilirsiniz ama milletin tümünü asla!
Ne olacak?
Direnenler kazanacak!
Tarihe bakışınızı değiştirebilirsiniz ama tarihin akışını değiştiremezsiniz!
Açık Sorular
- İktidarın CHP'yi zayıflatma yönündeki somut adımları neler olacak?
- "Butlan" sürecinin detayları ve etkileri ne olacak?
- Muhalefet bu baskılara karşı nasıl bir strateji izleyecek?


