Son Dakika
CN国家发改委紧急安排1亿元支持广西台风灾后应急恢复RUРоссиянин впал в кому после ДТП во Вьетнаме, близкие собирают средства на лечениеINTLMelbourne Footballer Dies After On-Field Head Clash and FallRUСловакия поддержит итоги саммита НАТО, но откажется от финансовой военной помощи УкраинеITNipote di Raúl Castro pronto a negoziare con TrumpTRİzmir'de Geri Dönüşüm Fabrikasında Yangın: Gökyüzü Dumanla KaplandıARالصحافة البرازيلية تصف الهزيمة أمام النرويج بـ "الصدمة الجديدة" وتفتح ملف الفشل أمام الأوروبيينESFrancia enfrenta una prematura temporada de incendios tras ola de calorAUChina warns Australia over Pacific military alliance with FijiCN河南夏收结束,秸秆去哪儿了?离田利用率低成难题CN国家发改委紧急安排1亿元支持广西台风灾后应急恢复RUРоссиянин впал в кому после ДТП во Вьетнаме, близкие собирают средства на лечениеINTLMelbourne Footballer Dies After On-Field Head Clash and FallRUСловакия поддержит итоги саммита НАТО, но откажется от финансовой военной помощи УкраинеITNipote di Raúl Castro pronto a negoziare con TrumpTRİzmir'de Geri Dönüşüm Fabrikasında Yangın: Gökyüzü Dumanla KaplandıARالصحافة البرازيلية تصف الهزيمة أمام النرويج بـ "الصدمة الجديدة" وتفتح ملف الفشل أمام الأوروبيينESFrancia enfrenta una prematura temporada de incendios tras ola de calorAUChina warns Australia over Pacific military alliance with FijiCN河南夏收结束,秸秆去哪儿了?离田利用率低成难题
Newsgather
GeriReflü Hastası Dünya Genelinde 825 Milyonu Aştı
Reflü Hastası Dünya Genelinde 825 Milyonu Aştı
Sağlık
Cumhuriyet20.04.2026Sağlık3 dk okumaTürkiye

Reflü Hastası Dünya Genelinde 825 Milyonu Aştı

Uzman uyarıyor: Sessiz reflü kanser riskini artırıyor

Hızlı Bakış

  • Güncel verilere göre reflü dünya genelinde 825 milyondan fazla kişiyi etkiliyor.
  • Uzmanlar, hastalığın sadece mide yanmasıyla ilişkilendirilmesinin yanılgı olduğunu belirtiyor.
  • Sessiz reflü olarak adlandırılan durumda hiçbir belirti görülmeyebilir ve bu durum tanıyı geciktirebiliyor.

Yapay zekâ özeti

Neden Önemli?

Reflü, mide içeriğinin ve asidin yemek borusuna geri kaçmasıyla oluşan bir hastalık. Normalde mide ile yemek borusu arasında bulunan kapakçık sistemi bu geçişi engeller ancak bu yapı zayıfladığında ya da gevşediğinde asit yukarı doğru çıkarak yemek borusunda tahrişe neden olur. Dünya genelinde yetişkinlerin yaklaşık %10-20’sinde reflü görülüyor.

Yazı boyutu

Güncel küresel verilere göre reflü, dünya genelinde 825 milyondan fazla kişiyi etkiliyor. Uzmanlar, bu yaygın hastalığın çoğu zaman sadece mide yanmasıyla ilişkilendirilmesinin önemli bir yanılgı olduğunu belirtiyor. Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Salih Boğa, reflünün bazen hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini ve bu durumun tanıyı geciktirebildiğini söylüyor.

Reflü, mide içeriğinin ve asidin yemek borusuna geri kaçmasıyla oluşan bir hastalık. Normalde mide ile yemek borusu arasında bulunan kapakçık sistemi bu geçişi engeller. Ancak bu yapı zayıfladığında ya da gevşediğinde, asit yukarı doğru çıkarak yemek borusunda tahrişe neden olur. Prof. Dr. Salih Boğa, “Bu kapakçık sistemi her zaman aynı şekilde çalışmaz. Kilo artışı, yanlış beslenme alışkanlıkları ve bazı anatomik faktörler reflüyü tetikleyebilir” diyerek hastalığın çok yönlü nedenlerine dikkat çekiyor.

HER HASTADA FARKLI BELİRTİLER GÖRÜLEBİLİR

Reflü denildiğinde akla ilk gelen mide yanması olsa da tablo her zaman bu kadar net değil. Dünya genelinde yetişkinlerin yaklaşık %10-20’sinde reflü görülüyor ancak belirtiler kişiden kişiye değişiklik gösterebiliyor. Bazı hastalarda ağıza acı su gelmesi, geğirme ve mide rahatsızlığı ön plandayken; bazılarında ses kısıklığı, kronik öksürük ya da boğazda takılma hissi görülebiliyor. Daha dikkat çekici olan ise “sessiz reflü” olarak adlandırılan durum. “Bazı hastalar, hiçbir klasik şikayeti tariflemez. Diş problemleri, ağız kokusu ya da sürekli boğaz temizleme ihtiyacı da reflü kaynaklı olabilir” diyen Prof. Dr. Salih Boğa, bu nedenle hastalığın gözden kaçabileceğini vurguluyor.

TANIDA ÖLÇÜME DAYALI YÖNTEMLER ÖNE ÇIKIYOR

Reflü tanısı yalnızca hastanın şikayetlerine bakılarak konulmuyor. Endoskopi önemli bir araç olsa da her zaman kesin sonuç vermeyebiliyor. Bu noktada kapsül pH metre yöntemi kullanılabiliyor. Yaklaşık 1 cm’lik bir cihazın yemek borusuna yerleştirilmesiyle yapılan bu ölçüm, 48 saat boyunca asit seviyesini izliyor. Hastanın günlük yaşamına devam etmesi sayesinde gerçekçi veriler elde ediliyor. Prof. Dr. Salih Boğa, “Şikayet olmasa bile ölçümlerde yüksek asit kaçağı saptanabilir. Bu da bize sessiz reflüyü tanıma imkanı verir” ifadelerini kullanıyor.

Reflünün yalnızca yaşam kalitesini etkileyen bir rahatsızlık olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı, “Uzun süreli asit maruziyeti, yemek borusunda hasara yol açabiliyor. Zaman içinde Barrett özofagus olarak bilinen ve kanser gelişimi açısından dikkatle izlenmesi gereken hücresel değişimlere neden olabiliyor. Araştırmalar, kronik reflünün yemek borusu kanseri riskini artırabildiğini ortaya koyuyor. Bu yüzden amacımız sadece şikayetleri baskılamak değil, yemek borusunu korumak. Bu açıdan da erken tanı kritik bir rol oynuyor” açıklamasını yapıyor.

ENDOSKOPİK TEDAVİLER ÖNE ÇIKIYOR

Reflü tedavisinde ilk adım yaşam tarzı değişiklikleriyle atılıyor. Kilo kontrolü, geç saatlerde yemek yememek ve tetikleyici gıdalardan kaçınmak bu sürecin temelini oluşturuyor. Bunun yanında asit baskılayıcı ilaçlar da yaygın bir şekilde kullanılıyor. Her hastanın bu yöntemlerden yeterli fayda görmeyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Salih Boğa, “Bu durumda daha ileri seçenekleri tercih etmek gerekir. Tedavi planı, hastanın şikayetlerine değil, ölçüm sonuçlarına ve anatomik yapısına göre belirlenir” diyor.

Günümüzde cerrahiye alternatif olarak geliştirilen endoskopik yöntemler, reflü tedavisinde önemli bir yer tutuyor. Bu işlemler ağız yoluyla uygulanıyor ve kesi gerektirmiyor. Anti reflü mukozektomi (ARM) olarak adlandırılan yöntem, yemek borusunun alt kısmındaki dokunun belirli bir bölümünün çıkarılması esasına dayanıyor. İyileşme sürecinde oluşan sıkılaşma sayesinde kapak mekanizması destekleniyor. Bir diğer yöntem olan EsophyX ile endoskopik fundoplikasyon ise mide girişindeki yapıyı yeniden şekillendirerek asit kaçışını azaltmayı hedefliyor. Prof. Dr. Salih Boğa, “Bu yöntemler doğru hastada uygulandığında uzun vadeli fayda sağlayabilir. Ancak karar mutlaka detaylı değerlendirme sonrası verilmelidir” diyor ve bilimsel ölçümlemenin önemine dikkat çekiyor: “Reflü, her zaman belirgin şikayetlerle ortaya çıkmayabilir. Sessiz ilerleyen vakalar gözden kaçabilir ve uzun vadede ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle tanı sürecinde yalnızca belirtilere değil, bilimsel ölçümlere dayalı değerlendirme yapılması büyük önem taşıyor.”

Açık Sorular

  • Tüm reflü hastalarında Barrett özofagus gelişimi nasıl önlenebilir
  • Hangi hastaların endoskopik tedavilerden daha fazla fayda göreceği
  • Sessiz reflünün tam prevalansı nedir

İlgili Konular

Bu haber ilk olarak şurada yayınlandı: Cumhuriyet.

İlgili Haberler

Yazın En Sık Yapılan 10 Beslenme Hatası ve Öneriler
Sağlık·3 sa önce

Yazın En Sık Yapılan 10 Beslenme Hatası ve Öneriler

Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla iştah azalır ve vücut daha fazla su kaybeder. Bu dönemde yapılan en sık beslenme hataları arasında yetersiz su içmek, öğün atlamak, şekerli gıdaları aşırı tüketmek, gazlı içecekler ve ağır yemekler yer alır. Uzmanlar, bol su içmeyi, hafif ve dengeli öğünler tercih etmeyi, sebze-meyve tüketimini artırmayı ve protein alımını ihmal etmemeyi öneriyor.

Cumhuriyet
Bu konuda daha fazlareflü