Newsgather
Geri"Türkiye, bu coğrafyada üretimin ve sanayinin hamisi olma sorumluluğu taşıyor"
"Türkiye, bu coğrafyada üretimin ve sanayinin hamisi olma sorumluluğu taşıyor"
HABER
Habertürk Ekonomi05.05.2026Business3 dk okumaTürkiye

"Türkiye, bu coğrafyada üretimin ve sanayinin hamisi olma sorumluluğu taşıyor"

Neden Önemli?

Nisan ayında Türkiye imalat sanayii PMI verisi 45,7'ye gerileyerek ikinci çeyreğe yavaşlamayla başladığını gösterdi. Bu yavaşlama eğilimi 25 aya ulaştı ve üretimdeki düşüş salgın sonrası en belirgin daralma hızlarından birini sergiledi. Katılımcılar, Orta Doğu'daki çatışmaların, tedarik zinciri aksamalarının ve maliyet baskılarının bu zayıflamada etkili olduğunu belirtti.

Yazı boyutu

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin nisan ayında 45,7’ye gerilemesinin, imalat sanayinin ikinci çeyreğe kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret ettiğini belirtti. PMI verisine göre sektördeki yavaşlama eğilimi 25’inci aya ulaşırken; üretimdeki düşüş, salgın sonrası dönemin en belirgin daralma hızlarından birine işaret etti.

Bahçıvan değerlendirmesinde, anket katılımcılarının önemli bir bölümünün zayıflamada Orta Doğu’daki çatışmaların etkisine dikkat çektiğini, tedarik zincirlerinde aksamalar ve maliyet baskılarının belirginleştiğini vurguladı.

“Bugün sanayi cephesindeki zayıflama ile fiyat istikrarı hedefi etrafındaki zorlukların aynı anda yaşanması, ekonomide denge kurmanın ne kadar hassas bir noktaya geldiğini gösteriyor” diyen Bahçıvan, enflasyonla mücadelenin önemine de dikkat çekti:

“Enflasyonla mücadeleyi son derece önemli ve vazgeçilmez görüyoruz. Fiyat istikrarı olmadan sanayicimizin uzun vadeli yatırım planı yapması, finansmana sağlıklı erişmesi ve rekabet gücünü koruması mümkün değildir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, dezenflasyon sürecinin başarısı için üretim ayağının da güçlendirilmesi gerektiği açıktır.

Üretim cephesinde yaşanan yavaşlama ile maliyet baskılarının eş zamanlı seyretmesi, ekonomi politikalarının sanayiyi, istihdamı ve ihracatı koruyan tamamlayıcı adımlarla desteklenmesini zorunlu kılmaktadır. Enflasyonla mücadele ile üretimin korunması birbirinin alternatifi değil; aynı programın iki tamamlayıcı ayağı olarak değerlendirilmelidir.

Kalıcı fiyat istikrarına giden yol, üretim kapasitesini zayıflatmadan; verimlilik, teknoloji, finansmana erişim ve öngörülebilirlik başlıklarında sanayicinin desteklenmesinden geçmektedir.”

Bahçıvan, Orta Vadeli Program’ın mevcut şartlar karşısında üretim hayatının ihtiyaçlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

Orta Vadeli Program’ın (OVP) temel hedefi olan dezenflasyon ve finansal istikrar yönündeki kararlılığı değerli buluyoruz. Ancak ortaya çıkan yeni koşullar; programın üretim hayatını destekleyecek tamamlayıcı adımlarla güçlendirilmesini artık kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu güncellemenin, üretim paydaşlarıyla istişare içinde ve sahadaki gerçeklik dikkate alınarak yapılacağına inanıyoruz.

Bahçıvan, üç yıldır uygulanan istikrar yaklaşımına en güçlü desteğin üretim kesiminden geldiğini hatırlatarak, sanayinin bu desteği sürdürebilmesi için zamanlamanın kritik olduğunu ifade etti:

“Sanayimizin yeniden ivme kazanabilmesi için; finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet baskılarının hafifletilmesi ve öngörülebilirliğin artırılması büyük önem taşıyor. Aynı zamanda teknolojik dönüşümü hızlandıracak, verimliliği yükseltecek ve yüksek katma değerli üretimi teşvik edecek yapısal adımların gecikmeden devreye alınması gerekiyor.”

“Bölgesel riskler artarken Türkiye’nin üretim rolü daha da stratejik”

Bahçıvan, küresel ve bölgesel gelişmelerin hızla değiştiği bir dönemde Türkiye’nin üretim kapasitesinin yalnızca ekonomik açıdan değil, stratejik açıdan da kritik olduğunu vurguladı:

“Bölgesel gerilimlerin tedarik zincirlerini ve maliyetleri etkilediği bu dönemde, Türkiye’nin bu coğrafyada üretimin güvenli limanı olma rolü daha da güçleniyor. Türk sanayisinin rekabet gücünü korumak ve artırmak; bugünün şartlarında stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir.”

İSO olarak her zaman çözümün parçası olduklarını vurgulayan Bahçıvan, “Üretimi merkeze alan, uzun vadeli kalkınma hedefleriyle uyumlu ve reel sektörü güçlendiren yeni bir politika çerçevesinin oluşturulmasını kritik görüyoruz. İSO olarak ilgili tüm paydaşlarla birlikte çalışmaya hazırız” dedi.

Bahçıvan, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

“Ekonomi yönetimimizin bu süreci hızlı ve kararlı adımlarla tamamlayacağına, dezenflasyon hedefinden sapmadan sanayimizin rekabet gücünü koruyacak destek mekanizmalarını gecikmeden devreye alacağına güvenimiz tamdır. Türkiye’nin bu coğrafyada üretimin güvenli limanı olma rolünü güçlendirmesi hem ekonomik hem de stratejik bir zorunluluktur.”

Bundan Sonra Ne Olabilir?

Yapay zekâ öngörüsü — kesinlik taşımaz

  • Orta Vadeli Program'a üretim hayatını destekleyecek tamamlayıcı adımlar eklenecek.

    Muhtemel · Orta vadede

  • Sanayicinin finansmana erişimi kolaylaştırılacak, maliyet baskıları hafifletilecek ve öngörülebilirlik artırılacak.

    Olası · Orta vadede

Açık Sorular

  • Orta Vadeli Program'ın üretim hayatını destekleyecek güncellemeleri ne zaman devreye alınacak?
  • Maliyet baskılarının hafifletilmesi için hangi somut adımlar atılacak?
  • Finansmana erişimin kolaylaştırılmasına yönelik politikalar nelerdir?
  • Teknolojik dönüşümü hızlandıracak yapısal adımlar ne zaman hayata geçirilecek?

İlgili Konular

Bu haber ilk olarak şurada yayınlandı: Habertürk Ekonomi.

İlgili Haberler