Son Dakika
RUАтака БПЛА на Ставропольский край: загорелся склад, есть пострадавшиеKRSouth Korea Activates KOSPI Buy-Side Sidecar Amid Sharp Tech-Fueled Market RiseITFunerali di Osvaldo Bagnoli a Verona: l'ultimo saluto al condottiero dello scudetto del 1985RUАэропорт Пулково возобновил прием и отправку рейсов после корректировки ограниченийRUIran Warns British Interests in Middle East Could Be Military Targets if UK Joins US WarARإيران: تفعيل الدفاعات الجوية وانفجارات متعددة وهجمات أميركية معلنةARمسؤولون سعوديون وإماراتيون يؤكدون على العلاقات الأخوية والشراكة الاستراتيجيةTRBM raporu: Küresel açlık azalıyor ancak ilerleme kırılganGLOBALUK Front Pages: Widdecombe Murder Details Emerge, Burnham's PM Pledges Face ScrutinyGLOBALLiverpool Manager Iraola Wants Mac Allister, Alisson to Stay, Seeks Defensive ReinforcementsRUАтака БПЛА на Ставропольский край: загорелся склад, есть пострадавшиеKRSouth Korea Activates KOSPI Buy-Side Sidecar Amid Sharp Tech-Fueled Market RiseITFunerali di Osvaldo Bagnoli a Verona: l'ultimo saluto al condottiero dello scudetto del 1985RUАэропорт Пулково возобновил прием и отправку рейсов после корректировки ограниченийRUIran Warns British Interests in Middle East Could Be Military Targets if UK Joins US WarARإيران: تفعيل الدفاعات الجوية وانفجارات متعددة وهجمات أميركية معلنةARمسؤولون سعوديون وإماراتيون يؤكدون على العلاقات الأخوية والشراكة الاستراتيجيةTRBM raporu: Küresel açlık azalıyor ancak ilerleme kırılganGLOBALUK Front Pages: Widdecombe Murder Details Emerge, Burnham's PM Pledges Face ScrutinyGLOBALLiverpool Manager Iraola Wants Mac Allister, Alisson to Stay, Seeks Defensive Reinforcements
Newsgather
GeriTürkiye'nin Afrika Politikası: Devlet Aklından Siyasi Tercihlere Geçiş
Türkiye'nin Afrika Politikası: Devlet Aklından Siyasi Tercihlere Geçiş
Siyaset
Cumhuriyet13.05.2026Siyaset3 dk okumaTürkiye

Türkiye'nin Afrika Politikası: Devlet Aklından Siyasi Tercihlere Geçiş

1990'lardan günümüze Türkiye'nin Afrika ile ilişkilerinin gelişimi, stratejik planlama ve sonrasındaki politika değişikliklerinin analizi.

Hızlı Bakış

  • Türkiye'nin 1990'lar ve 2000'lerin başında devlet aklıyla yürüttüğü stratejik Afrika açılımı, zamanla yerini kişisel siyasi tercihlere bırakmıştır.
  • Bu değişim, diplomatik başarıların azalmasına ve BM Güvenlik Konseyi adaylığının kaybedilmesine yol açmıştır.

Yapay zekâ özeti

Yazı boyutu

1990’lı yıllarda Dışişleri Bakanlığı, Afrika kıtasının gelecekte dünya ekonomisinde önemli rol oynayacağını görüyor, Çin’in kıtaya ilgisini yakından izliyordu. Ancak basında Afrika’nın önemini görmek istemeyenler yok değildi.

Başbakan Ecevit, 1998 yılında “Afrika’ya açılım eylem planı” açıkladı. Amaç, Sahra’nın Güneyindeki Afrika (SAGA) ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesiydi. 2005 yılına gelindiğinde, SAGA ülkeleriyle dış ticaretimiz yüzde 75 artışla, 9.6 milyar dolara ulaşmış, Türk yüklenici firmalarının yüklenimleri, yüzde 62 artmıştı.

2003 yılında, Türkiye’nin 2009-2010 için BM Güvenlik Konseyi (GK) geçici üyeliğine adaylığını açıklayan AKP hükümeti, 2005’i, “Afrika yılı” ilan etmişti. 53 devleti barındıran Afrika, oy deposu idi.

Ancak SAGA’daki 47 devletten sadece 7’sinde büyükelçiliğimiz vardı. Her biri 3 ila 7 ülkeye akredite bu büyükelçiliklerimizin ödenekleri, büyükelçilerin akredite oldukları ülkelere güven mektubu sunmak için gitmelerine bile yetmiyordu. Müsteşarın direncine rağmen Bakan Abdullah Gül’ün onayı ile SAGA’daki büyükelçiliklerimize, ek ödenek gönderildi. Kıtlık yaşayan bazı SAGA ülkelerine, Dünya Gıda Programı (WFP) üzerinden, 1.8 milyon dolar yardım yapıldı. WFP, 2005 yılında Türkiye’yi, “Büyük yardım yapan ülkeler” (Major Donors) listesine aldı ve teşekkür etti.

Dışişleri Bakanlığı’nın önerisiyle, SAGA ülkelerinde, Türkiye’ye görünürlük sağlayacak projelerde kullanılmak üzere, TİKA’ya 15 milyon dolar ödenek verildi. Ödeneğin kullanılması, TiKA Başkanı Hakan Fidan ve Dışişleri Bakanlığı ilgili genel müdürlerinden oluşan bir yönetim kurulunun onayına bağlanarak AKP’li vekillerden gelen talepler önlendi.

Dışişleri Bakanlığı’nın öncülüğünde, TASAM, birçok SAGA ülkesinin devlet ve hükümet başkanının katıldığı, 1. Afrika Kongresi; TUSKON ise Türkiye Afrika Dış Ticaret Köprüsü Toplantısı düzenleyerek ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulundular.

Türkiye, Afrika Birliği Örgütü’ne “gözlemci üye” kabul edildi. Afrika Kalkınma Bankası’na katıldı. SAGA ülkelerine büyükelçi düzeyinde “özel temsilciler” gönderilerek Türkiye’nin GK üyeliğine destek sağlandı. 2007 yılında, İstanbul’da, Cumhurbaşkanı Gül başkanlığında, SAGA ülkelerini de içeren, Gelişmekte Olan Ülkeler Toplantısı düzenlendi. 2008 ilkbaharında, İstanbul’da, Türkiye Afrika Forumu toplandı. Türkiye, Çin, AB ve Hindistan’dan sonra, Afrika ile forum düzenleyen 4. ülke oldu ve 2008 yılı sonbaharında yapılan seçimde, Afrika ülkelerinin tümünün oyunu alarak BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçildi.

Devlet aklıyla belirlenen ve yürütülen, başarısı kanıtlanmış Afrika politikası, Erdoğan’ın, Dışişleri Bakanlığı’nı dışlamasıyla rayından çıktı. Erdoğan’ın, 27-29 Mart 2006 tarihlerinde, Darfur sorunu ve Al Bahşir (Beşir) yönetimi nedeniyle dünyanın gözünde sorunlu ülke olan Sudan’a yaptığı ziyaret sırasında Hassan Al Turabi ile buluşması ve Arap Cancavid milislerin, yerli halka uyguladığı soykırıma rağmen, “Burada asimilasyon ve soykırım olmadığı düşüncesindeyim” sözleri, Afrika politikasının, devlet politikası olmaktan çıktığının ilk işaretini verdi. Bunu Erdoğan’ın, 2007 AB-Afrika Lizbon Zirvesi’nde, Cumhurbaşkanı Gül’ün de tepkisini çeken, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin mahkûm ettiği Beşir’i Türkiye’ye davet etmesi izledi.

Ocak 2007’de Afrika Birliği’nin Adis Ababa’da yapılan toplantısına katılan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ali Babacan’a, 15 SAGA ülkesinde büyükelçilik açılması talimatını verdi. Büyükelçilik açılması istenen ülkeler, Fethullah Gülen okullarının yoğun olduğu devletlerdi. Bakanlık, Afrika’da açılacak her büyükelçiliğin, Türkiye’den 10-15 milyon dolar yardım beklentisine yol açacağını da dikkate alarak sayının, ekonomik ilişkilere katkıda bulunacağı düşünülen 7-8 ilke ile sınırlı tutulması gerektiği düşüncesindeydi. Bu sayı bir süre korunduysa da sonra, çoğu yeterli personeli ve ödeneği olmayan çok sayıda büyükelçilik açıldı.

Türkiye, BM GK geçici üyeliğine 2015-2016 tarihleri için tekrar aday oldu. Afrika devletlerinin hemen hiçbirisinin oyunu alamadığı bu seçimi kaybetti.

Birkaç gün önce, Somali’ye yapılan yardımların, Türkiye’de bazı kişilere ve gruplara dolaylı kaynak aktarma olduğuna ilişkin haberleri görünce bunları hatırladım. Bir dış politika aracı olan yardımlar ancak kişilerin değil Türkiye’nin çıkarına hizmet ediyorsa doğrudur.

İlgili Konular

Bu haber ilk olarak şurada yayınlandı: Cumhuriyet.

İlgili Haberler

Bu konuda daha fazlaafrika