Son Dakika
RUДвижение поездов на участке Сокольнической линии метро Москвы остановленоCN泰國曼谷酒吧大火釀27死 倖存者:燈一黑就逃不掉DEUS-Militär erklärt nächtliche Angriffe auf Iran für beendetAUThe End of Bazball: A Complex Legacy for Brendon McCullum and EnglandARوفاة الأمير الوالد الشيخ حمد بن خليفة آل ثاني وإدانة الاعتداءات الإيرانية على دول المنطقةCN立法院審查電信管理法修正草案,擬放寬星鏈來台限制CN14國重申南海仲裁效力 中國擴權主張無法律依據 南韓缺席引質疑CN大買家強調食用油買氣未受影響,膳馨集團暑假家庭客訂位增CN姆巴佩與亞馬爾4強正面對決 紀錄與榮耀之爭CRYPTO-FRBulgarian national sentenced to over 10 years in prison for crypto money launderingRUДвижение поездов на участке Сокольнической линии метро Москвы остановленоCN泰國曼谷酒吧大火釀27死 倖存者:燈一黑就逃不掉DEUS-Militär erklärt nächtliche Angriffe auf Iran für beendetAUThe End of Bazball: A Complex Legacy for Brendon McCullum and EnglandARوفاة الأمير الوالد الشيخ حمد بن خليفة آل ثاني وإدانة الاعتداءات الإيرانية على دول المنطقةCN立法院審查電信管理法修正草案,擬放寬星鏈來台限制CN14國重申南海仲裁效力 中國擴權主張無法律依據 南韓缺席引質疑CN大買家強調食用油買氣未受影響,膳馨集團暑假家庭客訂位增CN姆巴佩與亞馬爾4強正面對決 紀錄與榮耀之爭CRYPTO-FRBulgarian national sentenced to over 10 years in prison for crypto money laundering
Newsgather
GeriUluslararası Af Örgütü 2025/26 Raporu: Küresel İnsan Hakları Düzeni Çöküşün Eşiğinde
Uluslararası Af Örgütü 2025/26 Raporu: Küresel İnsan Hakları Düzeni Çöküşün Eşiğinde
Acil
Cumhuriyet21.04.2026Dünya4 dk okumaTürkiye

Uluslararası Af Örgütü 2025/26 Raporu: Küresel İnsan Hakları Düzeni Çöküşün Eşiğinde

144 ülkeyi kapsayan raporda ABD, İsrail ve Rusya'nın uluslararası hukuku ihlal eden politikaları nedeniyle dünyanın tehlikeli bir döneme girdiği vurgulandı.

Hızlı Bakış

  • Uluslararası Af Örgütü'nün 2025/26 raporu, güçlü devletlerin uluslararası hukuku ve insan haklarını sistematik olarak hedef aldığına dikkat çekiyor.
  • İsrail'in Gazze'deki eylemleri, ABD ve Rusya'nın hukuk mekanizmalarını zayıflatması küresel istikrarı tehdit ediyor.

Yapay zekâ özeti

Neden Önemli?

Uluslararası Af Örgütü, her yıl dünyanın insan hakları karnesini yayımlayarak devletlerin uluslararası hukuka uyumunu denetlemektedir.

Yazı boyutu

Uluslararası Af Örgütü, dünyanın en kapsamlı insan hakları raporunu duyurdu. 144 ülkenin değerlendirildiği, 406 sayfalık Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2025/26 raporunda, özellikle ABD, İsrail ve Rusya’nın etkisiyle 2025’e uluslararası hukuka yönelik saldırgan girişimlerin damga vurduğu vurgulandı.

Raporda İsrail’in ateşkese rağmen hukuk dışı yerleşimler ve yardım engellemeleriyle soykırıma devam ettiğine; Lübnan, İran gibi ülkelerde de saldırılarını genişlettiğine dikkat çekildi. Devletlerin, soykırımı durdurmak veya dünyada uluslararası hukuk suçlarını körükleyen sorumsuz silah ve teknoloji transferlerine son vermek için somut adımlar atmadığı belirtildi.

Uluslararası Af Örgütü bugün yayımladığı raporda, güçlü devletlerin ve şirketlerin çok taraflılığa, uluslararası hukuka ve insan haklarına saldırıları nedeniyle dünyanın tehlikeli yeni bir dönemin eşiğinde olduğu uyarısı yaptı. Raporda, devletlerin, uluslararası kuruluşların ve sivil toplumun bu yeni düzenin yerleşmesini engellemek için taviz politikalarını reddetmesi ve saldırılara kolektif olarak direnmesi gerektiği belirtildi. “Çağımızın en zorlu dönemiyle karşı karşıyayız. İnsanlık, ulus ötesi hak karşıtı hareketler ile hukuksuz savaşlarla ve açıkça ekonomik şantajla egemenliğini dayatmaya kararlı olan yırtıcı devletlerin saldırıları altında” diyen Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, özetle şunları kaydetti:

“Bu dönemin temel farkı şu: En güçlü aktörler kontrol, cezasızlık ve kâr amacıyla doğrudan insan haklarının ve uluslararası kural esaslı düzenin temellerine saldırıyor. Orta Doğu’da giderek şiddetlenen çatışmalar, bu kural tanımazlığın sonucu. ABD-İsrail’in BM Şartı’na aykırı olarak başlattığı, İran’ın gelişigüzel misillemelerini tetikleyen saldırılarının ardından çatışmalar hızla sivillere ve sivil altyapıya yönelik açık bir savaşa dönüştü ve bölgede zaten derin acılar çeken insanların ızdırabını artırdı. Çatışmalar artık dünyanın dört yanındaki ülkeleri de sararak her yerde halkları etkiliyor ve milyonlarca insanın geçim kaynaklarını tehdit ediyor.

2025 raporu, şu anki çöküşü belgelerken, bunun 2026’da ve sonrasında insan hakları, küresel istikrar ve milyonlarca insanın hayatı açısından yol açacağı yıkıcı sonuçları ortaya koyuyor… Dünya liderleri, fazlasıyla teslimiyetçi davrandı. Sessizlikleri ve eylemsizlikleri affedilemez. Saldırganlara taviz vermek, hepimizi yakıp gelecek nesillerin de geleceğini mahvedecek yangına körükle gitmek demek… Rapor, devletleri, taviz politikalarından derhal vazgeçmeye, korkuyu yenmeye, sözleriyle ve eylemleriyle saldırgan bir dünya düzeninin kuruluşuna karşı koymaya çağırıyor… 2026, eyleme geçtiğimiz ve tarihin yalnızca bize dayatılan bir şey olmadığını, onu bizim yazdığımızı gösterdiğimiz yıl olsun. İnsanlık adına tarih yazmanın zamanı şimdidir.”

2009’DAN BU YANA EN YÜKSEK YIKIM VE ZORLA TAHLİYE YAŞANDI

Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2025/26 raporundan öne çıkan bazı tespitler:

-İsrail, Ekim 2025’teki ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze’de soykırımına ve tüm Filistinlilere yönelik apartheid sistemine devam etti. Gazze’nin neredeyse tüm konutlarını, tarihi binalarını ve sivil altyapısını imha etti; 2 milyon Filistinlinin çoğu hukuka aykırı şekilde yerinden edildi. Doğu Kudüs dahil işgal altındaki Batı Şeria’daki yasadışı yerleşimlerin genişlemesini hızlandırdı. 2025 itibarıyla bölgede 849 kontrol noktası ve yol engeli tespit edildi. İsrail yetkilileri, yerleşimcilerin cezasızlıkla Filistinlilere saldırmalarına daha fazla izin verdi; 2025’in ilk 10 ayında 1.600’den fazla şiddetli yerleşimci saldırısı kaydedildi. 2009’dan bu yana en yüksek yıkım ve zorla tahliye sayıları rapor edildi. Gazze’de 2025’te 26 bin 791 Filistinli öldürüldü, 64 bin 65 kişi yaralandı. 2025 ortası itibarıyla yarım milyondan fazla Filistinli kıtlık seviyesinde açlık riskiyle karşı karşıyaydı. Yalnızca temmuz ayında 13 bin çocuğun akut yetersiz beslenme nedeniyle hastanelerde tedavi altına alındığı rapor edildi. İsrail yetkilileri, Filistinlilere yönelik keyfi gözaltı ve tutukluların işkenceye maruz bırakılması da dahil şiddet eylemlerinden övgüyle söz etti. İsrail aynı zamanda Lübnan, İran, Katar, Suriye ve Yemen’de askeri saldırılar düzenledi, siviller öldürüldü veya yaralandı.

-ABD, İsrail ve Rusya, uluslararası hesap verebilirlik mekanizmalarını, özellikle de Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni (UCM) daha da zayıflattı. Trump yönetimi, UCM çalışanlarına, mahkemeyle işbirliği yapan kuruluşlara ve İşgal Altındaki Filistin Toprağı’na İlişkin BM Özel Raportörü’ne yaptırım uygularken, Rusya mahkemeleri UCM yetkilileri hakkında yakalama kararları çıkardı. Birçok devlet Roma Statüsü’nden, misket bombalarını ve anti-personel mayınlarını yasaklayan sözleşmelerden çekildi veya çekilme niyetini açıkladı.

-ABD, Karayipler ve Pasifik’te tekneleri bombalayarak 150’den fazla kişiyi yargısız infaz etti ve Ocak 2026’da Venezuela’ya bir saldırı düzenledi.

-Brezilya Rio de Janeiro’da sivil ve askeri polis, “favela” denilen yoksul mahallelerde uyuşturucuyla mücadele operasyonu düzenledi; çoğu Siyah ve yoksulluk içinde yaşayan 120’den fazla kişi öldürüldü, çok sayıda yargısız infaz bildirildi.

-2026 başında ABD ve İsrail’in BM Şartı’nı ihlal ederek İran’a karşı hukuksuz güç kullanımı, İran’ın İsrail’e ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine karşı misilleme saldırılarını tetikledi. İsrail, Lübnan’daki saldırılarını artırdı. ABD’nin İran’da bir okula yönelik hukuksuz saldırısında 100’den fazla çocuğun öldürülmesinden tüm tarafların enerji altyapısını hedef alan yıkıcı saldırılarına kadar, çatışmalar milyonlarca sivilin hayatını tehlikeye attı. Halihazırda istikrarsız bir bölgede ve ötesinde sivillere ve çevreye geniş çaplı, öngörülebilir ve uzun vadeli zarar verme tehdidi oluşturarak enerji, sağlık, gıda ve suya erişimi olumsuz etkiledi.

-Afganistan’da Taliban, kadınların okula gitmesini, çalışmasını ve serbestçe seyahat etmesini yasaklayarak saldırgan politikalarını tırmandırdı.

-Suriye’de mezhep temelli öldürmeler yaşanırken, bu konuda adalet sağlanamadı.

-Birleşik Krallık’ta yetkililer, özellikle İsrailli silah üreticilerini hedef alan protesto ağı Palestine Action’ı aşırı geniş terörle mücadele yasaları kapsamında yasaklı örgüt ilan etti ve 2.700’den fazla kişiyi gözaltına aldı. Yüksek Mahkeme Şubat 2026’da kararı hukuksuz buldu ama hükümet, temyize başvurdu.

-Türkiye’de İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından yüzlerce barışçıl protestocu gözaltına alındı. İmamoğlu, 400’den fazla kişiyle sözde yolsuzluk suçlamaları nedeniyle siyasi güdümlü bir davada yargılanıyor.

Bundan Sonra Ne Olabilir?

Yapay zekâ öngörüsü — kesinlik taşımaz

  • Uluslararası Ceza Mahkemesi üzerindeki diplomatik baskıların artması.

    Muhtemel · Aylar içinde

  • Orta Doğu'daki çatışmaların enerji fiyatları üzerinde baskı oluşturması.

    Muhtemel · Haftalar içinde

Açık Sorular

  • Uluslararası toplumun bu rapor sonrası atacağı somut yaptırım adımları neler olacak?
  • Ekrem İmamoğlu davasının Türkiye'nin uluslararası hukuk nezdindeki konumu üzerindeki etkileri nasıl şekillenecek?

İlgili Konular

Bu haber ilk olarak şurada yayınlandı: Cumhuriyet.

İlgili Haberler

Bu konuda daha fazlauluslararası af örgütü