Ürdün'ün çağrısıyla Müslüman ülkelerden Mescid-i Aksa zirvesi
Yahudi yerleşimcilerin Mescid-i Aksa baskınları ve tarihi statükonun aşındırılması endişesi Ürdün'ü harekete geçirdi; aralarında Türkiye'nin de bulunduğu ülkeler olağanüstü toplandı.
Hızlı Bakış
Yahudi yerleşimcilerin Mescid-i Aksa baskınları ve İsrail'in ihlalleri üzerine Ürdün'ün çağrısıyla aralarında Türkiye'nin de bulunduğu Müslüman ülkeler olağanüstü toplandı.
Yapay zekâ özeti
Neden Önemli?
Mescid-i Aksa, 1967'den beri Ürdün'e bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi tarafından yönetilmektedir. Güvenlik ise İsrail kontrolündedir.
İSRAİL’in işgali altındaki Doğu Kudüs’te yer alan Mescid-i Aksa’da Yahudi yerleşimcilerin düzenlediği baskınlar Ürdün’ü harekete geçirdi. İsrail’in Aksa yerleşkesini her an ele geçirebileceğine dair ciddi bir tehdit bulunduğunu ve bunun dini çatışmayı tetikleyebileceğini belirten Amman yönetimi, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Müslüman ülkeleri olağanüstü bir toplantıda buluşturdu. Toplantıdan çıkan bildiride “İsrail’in Kudüs’teki ihlallerini belgelemek için bir mekanizma konusunda anlaşıldığı” belirtildi.
İSRAİL AŞINDIRIYOR
Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa, 1967’den bu yana uygulanan tarihi statüko kapsamında Ürdün’e bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi tarafından yönetiliyor. Mevcut düzen, yerleşkenin idaresini Vakıflar İdaresi’ne bırakırken, güvenlik ise İsrail’in kontrolünde bulunuyor ve yerleşkede yalnızca Müslümanların ibadet etmesine izin veriliyor. Son dönemde polis korumasında düzenlenen yerleşimci baskınlarının artması ve aşırı sağcı İsrailli yetkililerin de bu baskınlara katılması tarihi statükonun Tel Aviv tarafından fiilen aşındırıldığı yönündeki endişeleri güçlendirdi.
DURMAYA NİYETLERİ YOK
Kudüs Valiliği’nin verilerine göre yalnızca temmuz ayında 9 bin 848 yerleşimci Aksa’ya girerken, 23 Temmuz’da aralarında bakanlar ve milletvekillerinin de bulunduğu 4 bin 248 kişinin katıldığı baskın son yılların en büyüklerinden biri oldu. Yahudilerin gelecek ay kutlayacağı Roş Aşana, Yom Kipur ve Sukot bayramlarının ardından İsrail’in ekim ayında sandık başına gidecek olması da, seçim atmosferinde aşırı sağcı İsrailli yetkililerin yerleşkeye yönelik ziyaretlerini artırabileceği ve bunun da yerleşimci baskınlarını daha da yoğunlaştırabileceği endişesi yaratıyor.
ÜRDÜN’DEN ACİL ÇAĞRI
Ürdün ise İsrail’in bölgeyi her an ele geçirebileceğine ilişkin ciddi bir tehdit bulunduğu uyarısıyla önceki gün harekete geçti. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanlarını olağanüstü toplantıya çağıran Amman yönetimi, İsrail’in son dönemdeki uygulamalarının dini bir çatışmayı tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Dün düzenlenen zirvenin ardından yayımlanan ortak bildiride ise, bakanların “Kudüs’te ve buradaki İslami ve Hıristiyan kutsal yerlerinde İsrail’in ihlallerini belgelemek ve ortaya çıkarmak için kalıcı bir mekanizma kurulması konusunda anlaştıkları” belirtildi.
TEK MESELE AKSA DEĞİL
Öte yandan Ürdün’ün kaygıları Aksa ile sınırlı değil. İsrail’in Batı Şeria’da attığı adımların Filistinlilerin kitlesel olarak Ürdün’e sürülmesine zemin hazırlayabileceğinden endişe eden Amman yönetimi, böyle bir senaryoyu “kırmızı çizgi” olarak görüyor. Amman, yeni bir kitlesel göçün ülkenin halihazırda ABD’nin askeri varlığı nedeniyle sallantıda olan siyasi ve demografik dengesini sarsmasından kaygı duyuyor. İngiliz The Guardian’a göre, daha önce Filistin’den Ürdün’e sığınanların ve onların çocuklarının oluşturduğu nüfus, bugün 11.5 milyonluk ülke nüfusunun yarısından fazlasını oluşturuyor.
Bundan Sonra Ne Olabilir?
Yapay zekâ öngörüsü — kesinlik taşımaz
İsrail'in ekim ayındaki seçim sürecinde yerleşke ziyaretlerinin artması
Muhtemel · Aylar içinde
Açık Sorular
- Kurulan belgeleme mekanizması somut olarak ne zaman faaliyete geçecek?
- İsrail hükümeti olağanüstü toplantı bildirisene nasıl yanıt verecek?




