عاجل
TRDiyarbakır ve Çanakkale'de İki Ayrı Deprem Meydana GeldiTRİran Saldırısı Sonrası Bahreyn'de Uyarı Sirenleri ÇaldıTRİran-ABD Gerginliği: Tahran'da Silahlı Gösteriler ve Artan TehditlerTRKuveyt Hava Savunması İran İHA Saldırısına Karşı EtkinTRHudeyde'de Hava Saldırısı: Husiler ve Arap Koalisyonu Arasında Artan GerilimTRNablus'un Güneybatısında Filistinli Köyüne Saldırı: Ev ve Araçlar Ateşe VerildiTRGülistan Doku soruşturmasında Handan Sonel ve Mehmet Aca tutuklandıTRSağlık Bakanı Memişoğlu: Trabzon Şehir Hastanesi kasım sonunda ilk hastasını alacakTRBatı Zavtar'a ailelerin kısa süreli dönüşüne izin verildiTRÖzel Sektör Öğretmenleri Sendikası, ertelenen toplantının yeniden planlandığını duyurduTRDiyarbakır ve Çanakkale'de İki Ayrı Deprem Meydana GeldiTRİran Saldırısı Sonrası Bahreyn'de Uyarı Sirenleri ÇaldıTRİran-ABD Gerginliği: Tahran'da Silahlı Gösteriler ve Artan TehditlerTRKuveyt Hava Savunması İran İHA Saldırısına Karşı EtkinTRHudeyde'de Hava Saldırısı: Husiler ve Arap Koalisyonu Arasında Artan GerilimTRNablus'un Güneybatısında Filistinli Köyüne Saldırı: Ev ve Araçlar Ateşe VerildiTRGülistan Doku soruşturmasında Handan Sonel ve Mehmet Aca tutuklandıTRSağlık Bakanı Memişoğlu: Trabzon Şehir Hastanesi kasım sonunda ilk hastasını alacakTRBatı Zavtar'a ailelerin kısa süreli dönüşüne izin verildiTRÖzel Sektör Öğretmenleri Sendikası, ertelenen toplantının yeniden planlandığını duyurdu
Newsgather
رجوعAfrika'da Artan Askeri Darbeler ve Yönetim Krizleri: Mali ve Gine Örnekleri
Afrika'da Artan Askeri Darbeler ve Yönetim Krizleri: Mali ve Gine Örnekleri
يتطور
AA Güncel6‏/7‏/2026العالم14 د قراءةTürkiye

Afrika'da Artan Askeri Darbeler ve Yönetim Krizleri: Mali ve Gine Örnekleri

نظرة سريعة

  • Afrika kıtasında, özellikle Batı Afrika'da 2020'den bu yana artan askeri darbeler ve yönetim krizleri, demokratik yapıların kırılganlığını ve orduların siyasetteki artan rolünü gözler önüne seriyor.
  • Mali ve Gine'deki darbeler, bu eğilimin önde gelen örnekleri olarak öne çıkıyor.

ملخص مُنشأ بالذكاء الاصطناعي

حجم الخط

Afrika kıtası, son yıllarda art arda yaşanan askeri darbeler, başarısız darbe girişimleri ve güvenlik krizleri nedeniyle yeniden siyasi istikrarsızlık tartışmalarının odağına yerleşti. Özellikle Batı Afrika’da 2020’den itibaren başlayan askeri müdahaleler zinciri, bölgedeki demokratik yönetimlerin kırılganlığını ortaya koyarken, orduların siyasette yeniden belirleyici aktör haline geldiği yorumlarına yol açtı.

Süreç, 18 Ağustos 2020’de Mali’de askerlerin Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita yönetimini devirmesiyle yeni bir boyut kazandı. Mali’de başlayan askeri yönetim dönemi, sonraki yıllarda Gine, Burkina Faso, Nijer ve Gabon gibi ülkelerde gerçekleşen darbelerle kıta genelinde yayılan bir güvenlik ve yönetim krizine dönüştü. Bazı ülkelerde ordular yönetime doğrudan el koyarken, bazı ülkelerde ise başarısız darbe girişimleri ve iç çatışmalar yaşandı.

Anadolu Ajansı, Afrika kıtasındaki darbeler ve darbe girişimlerini bölgesel yansımalarıyla odağına aldı.

Kıtada son dönemde artan askeri müdahalelerin arkasında terör örgütleriyle mücadelede yaşanan başarısızlıklar, ekonomik sorunlar, yüksek enflasyon, siyasi elitlere yönelik toplumsal tepki, devlet kurumlarına duyulan güvenin de kaybolmasına neden oldu. Özellikle Sahel bölgesinde faaliyet gösteren silahlı grupların oluşturduğu güvenlik tehdidi, orduların yönetime müdahalesi için gerekçe olarak kullanıldı.

Afrika Birliği, Birleşmiş Milletler (BM) ve Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) gibi uluslararası ve bölgesel kuruluşlar darbeleri kınayarak anayasal düzene dönüş çağrısı yapsa da, birçok ülkede geçiş süreçleri uzadı ve askeri yönetimler sivillere iktidarı devretme konusunda beklenen adımları atmadı.

Öte yandan son yıllarda yaşanan gelişmeler Afrika’da demokratikleşme sürecini sekteye uğrattığı gibi aynı zamanda küresel güçlerin de kıta üzerindeki siyasi ve askeri nüfuz mücadelesini yeniden görünür hale getirdi.

Darbeler ülkesi: Mali

Batı Afrika ülkesi Mali, 19. yüzyılın sonuna doğru Fransız idaresi altına alınırken, 1959'da Mali Federasyonu olarak bağımsızlığını kazandı. Bir yıl sonra, 1960'ta ise bağımsız Mali Devleti oldu. Bağımsız yeni devlette uzun süre tek partili dönem ve Batı ile barışık sosyalizm hüküm sürdü.

Ülkede 1968'de darbeyle göreve gelen Albay Musa Traore, 1991'de gerçekleştirilen darbenin ardından görevi Amadou Toumani Toure'ye devretti ve yönetim yeni bir anayasa hazırladı. Çok partili sisteme kavuşan Mali devleti, demokratik standartlara kavuşturulmaya çalışıldı.

Nisan 2012'de ülkede cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılması öngörülürken, 22 Mart 2012'de Mali ordusundan Yüzbaşı Amadou Haya Sanogo ve çevresindeki askerler, ülkenin kuzeyindeki örgütlere karşı mücadelede kendilerine yeterli destek verilmediği gerekçesiyle dönemin Cumhurbaşkanı Toure'yi devirerek yönetimi ele geçirdi.

Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) önderliğinde 6 Nisan 2012'de darbecilerle ECOWAS arasında yönetimin sivillere devredilmesini öngören bir çerçeve anlaşması imzalandı. Dönemin Mali Ulusal Meclis Başkanı Dioncounda Traore, geçiş dönemi cumhurbaşkanı olarak atanırken, bu süreçte merkezi yönetim zayıfladı.

Geçiş döneminde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucu İbrahim Boubacar Keita ikinci turda cumhurbaşkanı seçildi ve 4 Eylül 2013'te görevine başladı. 2013'de yapılan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri sonucunda, kurumsal ve anayasal krizi aşan Mali'de, ilk turu Temmuz 2018’de, ikinci turu 2 Ağustos 2018'de düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimlerini ise yeniden Keita kazandı.

Mali'de 2020 yılında yeni darbe girişimi

Mayıstan bu yana muhalif grupların Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita'nın istifası için eylemler düzenlediği Mali'de sabah saatlerinde Başkent Bamako'ya 15 kilometre mesafedeki Kati bölgesinde bulunan Soundiata garnizonunda askeri hareketlilik yaşandı.

Çok sayıda muhalif siyasi parti ve sivil toplum örgütünün başını çektiği M5 RFP platformunun liderlerinden bazıları da eylemciler arasında yer aldı.

Ayrıca kent sakinlerinden bazılarının da askerlere sarıldığı, yoldan geçen askeri araçları alkışladığı ve destek sloganları attığı görüldü.

Cumhurbaşkanı alıkonuldu

Olayların ardından Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita'nın alıkonulduğu öğrenildi. Yerel güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Keita, yerel saatle 16.30 civarında askerler tarafından Bamako'daki konutundan alındı. Keita'nın nereye götürüldüğü bilinmiyor.

Hükümetin resmi Facebook hesabından yapılan ve Başbakan Cisse imzası taşıyan açıklamada, Bamoko’da sadece iki askeri birlikte yaşanan askeri hareketliliğin dikkatle takip edildiği belirtilerek, "Konuşarak çözemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz yok." ifadesine yer verildi.

Mali’deki darbenin perde arkası

Son üç aydır süren sokak gösterileri ve muhalefet ile hükümet arasında devam eden gerginliklerin ardından Mali ordusu içinden bir grup asker, 18 Ağustos’ta yönetime el koyarak Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita’yı istifa etmeye mecbur bıraktı. Muhalefetin bir süredir istifasını istediği Keita, televizyonların karşısına çıkarak “kan dökülmesini istemediği için” istifa ettiğini belirterek meclisin ve hükümetin feshedildiğini söyledi.

Son bir yıldır ülkeyi iyi yönetemediği için eleştirilen Keita, yolsuzluk, akraba çevresini çeşitli görevlere getirmek, seçimlere hile karıştırmak ve ekonomik kriz karşısında başarısız kalmakla suçlanıyordu.

Mali’de Keita yönetimine karşı bölünmüş muhalefet son üç ayda ülkenin kanaat önderlerinden olan eski Yüksek İslam Konseyi Başkanı İmam Mahmud Dicko’nun girişimleriyle ortak bir mücadelede birleşmişlerdi.

İmam Dicko öncülüğünde Haziran ve Temmuz aylarında hükümete karşı geniş katılımlı gösteriler olmuş, en az 11 gösterici hayatını kaybetmiş, 100’ün üzerinde gösterici de yaralanmıştı.

Ayrıca 5 bin kadar Fransız askeri, G5 Sahel Gücü, 10 binden fazla personelle sahada olan BM misyonununa rağmen güvenlik sorunlarının artış göstermesi Keita yönetimini sarsıyordu.

Mali’deki siyasi krizi, ne Cumhurbaşkanı Keita’nın başbakanı geçici olarak görevden alması ne seçimlerin sonucunda verdiği kararla sert eleştirilere maruz kalan Anayasa Mahkemesi’nin feshedilmesi ne de Gana, Senegal, Nijerya devlet başkanlarının çabası sona erdirebildi, aksine daha da derinleştirdi. Çünkü muhalefet, Keita başta olmak üzere Başbakan Boubou Cisse’nin görevi bırakmasını istiyor, ülkenin kötüye gidişinden her ikisini de sorumlu tutuyordu.

Keita’nın 2013’de göreve gelmesinden beri Mali’nin göreceli bir şekilde siyasi istikrarı sağladığı iddia edilse de, ekonomik durumu iyileştirme ve kuzeyde devam eden iç çatışmaları sona erdirmede başarılı olduğunu söylemek zor. Düşük bir seçmen katılımı ile seçilmesi, Anayasa Mahkemesi’nin geçici sonuçlara göre seçilemeyen Keita’ya yakın 30 milletvekilinin seçildiğini duyurması, terör örgütleri tarafından kaçırılan bir muhalefet liderinin kurtarılması için çaba sarf etmeyişi bardağı taşıran son damla olmuştu.

Pandemi dolayısıyla birçok Malili işini kaybetmiş, ekonomik zorluklar içerisinde yaşayan halk daha da fakirleşmişti. Korona salgını dolayısıyla gelen yardımların nasıl kullanıldığı ve kimlere dağıtıldığı konusunda hükümetin şeffaf hareket etmemesi, artık Keita yönetiminin yolun sonuna geldiğinin de işaretiydi.

İmam Mahmud Dicko, 19 Ağustos’ta tüm Malilileri gösterilere çağırmış, devlet başkanı ve hükümetin sonunun geleceğini iddia etmişti. İmam Dicko ve muhalefet bu büyük gösterinin hazırlığını yaparken, asker erken davranarak 18 Ağustos’ta başkent Bamako’ya yaklaşık 15 km uzaklıktaki Kati garnizonundan hareket ederek darbe girişimini başlattı.

Öte yandan darbenin Fransa tarafından ya da Fransa’ya karşı yapıldığını söylemek için çok erken. Yalnız doğru olan şu ki, Fransa darbe yapılacağını biliyordu ve önlemini almıştı. Darbeden birkaç gün önce Fransa üslerindeki askeri hareketlilik dikkat çekiciydi.

Mali’de, Fransa ve ABD’nin yanı sıra Almanya ve Rusya, hatta son zamanlarda Çin’in artan siyasi ve ekonomik varlığı söz konusu. Darbecilerden henüz 20’li yaşların ortalarındaki Malik Diaw’ın bir süre Rusya’da askeri eğitim aldığı, iki hafta öncede Rusya’ya ziyarette bulunduğu iddia ediliyor. Gösterilerde Rusya’ya ve Putin’e göndermeler yapılması da bu iddiaların dikkate alınması gerektiğini gösteriyor. Darbecilerin en yaşlılarından olan General Fanta Dembele’nin Almanya ile ilişkileri olduğu söyleniyor. Fakat bunlar şimdilik birer iddiadan ibaret.

Ordunun bütün unsurlarının darbeyi yaparken birlikte hareket etmedikleri, daha sonra uzlaşmaya vardıkları görülüyor. Kati karargâhında, darbenin silahlı çatışma ile başladığı, darbeyi başlatan iki farklı grubun olduğu, bir de darbe karşıtı grubun olduğu tutuklanan askerlerden anlaşılıyor. Darbenin yapıldığı Salı günü Malik Diaw ve Sadio Camara öne çıkarken bir gün sonra Assimi Goita kendini darbeyi gerçekleştiren cunta lideri olarak tanıttı. Burada darbe devam ederken ikinci bir darbe mi yapıldı sorusu akla geliyor. Assimi Goita’nın da İmam Mahmud Dicko ile yakın olduğu hatta öğrencisi olduğu söyleniyor. 2012’de Tuareglerin isyanı sırasında Azavad Kurtuluş Hareketi tarafından esir alındığı ve bu esaretten İmam Dicko’nun yardımıyla kurtulduğu biliniyor.

Fransa'nın Mali’de kaybedeceği çok şey var. Maden yataklarından enerji santrallerine birçok yatırımı var. Fransa mevzi kaybetmemek için askeri darbenin hiçbir şekilde kendi aleyhine dönmesine izin vermemeye çalışacaktır.

Mali’deki darbeden etkilenecek ülkeler

Mali’deki askeri darbeden etkilenecek ülkeler arasında Nijer, Burkina Faso, Gine, Fildişi Sahili, hatta Benin olacaktır. Sahel ülkelerinin güvenliği daha da tehlikeye girmiştir. Burkina Faso ve Nijer de bu güvensizlik ve istikrarsızlık ortamından etkilenen ilk ülkeler olacaktır. Darbe başkent Bamako’da yapılsa da, sesi Burkina Faso ve Nijer sınırından duyulacaktır.

Fildişi Sahili ve Gine’de de devlet başkanlarının üçüncü defa aday olmak istemeleri yüzünden Mali’dekine benzer gösteriler yaşanmakta. Bu ülkelerde de darbe yaşanması ve geniş halk hareketlilikleri görülme ihtimali bulunuyor. Mali’de ateşlenen darbe fitili diğer ülkelerdeki darbeseverleri de harekete geçirebilir.

Mali’deki eş zamanlı saldırılar

Son olarak bu yıl içinde Mali ordusu, "terörist grupların" başkent ile ülkedeki farklı askeri noktalara saldırı düzenlediğini açıkladı.

Mali ordusundan yapılan açıklamada, kimliği belirsiz "terörist grupların" başkent ile ülkenin iç kesimlerindeki çeşitli askeri noktalara saldırı düzenlediği belirtildi.

Açıklamada, çatışmaların sürdüğü ifade edildi.

Yerel basındaki haberlere göre başkent Bamako’daki ülkenin ana havalimanı yakınlarında da silah sesleri duyuldu.

Görgü tanıkları ve sahadaki gazetecilere göre, Mali’nin ana askeri kampı yakınları ve ülkenin çeşitli noktalarından patlama ile yoğun silah sesleri geldi.

Mali Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Assimi Goita, 25 Nisan'da eş zamanlı başlayan saldırıların ardından durumun kontrol altına alındığını söyledi.

Goita, devlet televizyonu ORTM üzerinden yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, başkent Bamako, Kati, Kona, Mopti, Gao ve Kidal'ı hedef alan saldırıları "son derece ciddi bir an" olarak nitelendirerek, bu saldırıların koordineli ve planlı şekilde gerçekleştirildiğini belirtti.

Silahlı kuvvetler ve güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesi sayesinde saldırganlara şiddetli bir darbe indirildiğini ifade eden Goita, saldırıların amacının söz konusu bölgelerde yaygın bir şiddet ortamı oluşturmak olduğunu söyledi.

Goita, sahadaki unsurların soğukkanlılığı ve komuta zincirinin korunması sayesinde saldırganların planının bozulduğunu ve çok sayıda saldırganın etkisiz hale getirildiğini belirtti.

Afrika'nın altın zengini ve genç nüfuslu ülkesi Mali

Ticaret Bakanlığının verilerine göre, 2018 yılı itibarıyla ülkenin 19,5 milyona yakın nüfusunun yüzde 47,69'u 0-14, yüzde 19'u 15-24, yüzde 26,61'i 25-54 ve yüzde 3,68'i 55-64 yaş aralığında bulunuyor.

Mali'de Fransızca resmi dil olmakla birlikte, Bambara, Soninke, Fulani ve Songhai gibi çeşitli etnik diller de konuşuluyor. Ülkede yerel inançlar varlığını sürdürse de nüfusun yüzde 90'ı Müslümanlardan oluşuyor.

Ülkede yaklaşık 25 farklı etnik grup bulunuyor. Bunlardan Bambara, nüfusun 33'ünü oluştururken, Malinke, Soninke, Mande, Peul, Voltaic, Songhai, Tuareg ve Moor diğer büyük etnik gruplar olarak öne çıkıyor.

Mali'nin kuzeyinde Sahra Çölü bulunması sebebiyle nüfusun yüzde 70'i ülkenin güneyinde, Nijer ve Senegal nehirlerine yakın verimli bölgelerde yaşıyor.

Gine'de iktidar darbeyle devrildi

Gine tarihinde ilk kez demokratik yollarla iktidara gelen Cumhurbaşkanı Alpha Conde 5 Eylül 2021’de darbeyle devrildi.

Gine'deki darbenin lideri konumundaki Yarbay Mamady Doumbouya'nın darbe sonrası okuduğu bildiride, ülkenin "sözde elitlerden, adam kayırma ve adaletsizlikten çok çektiğini" belirterek Gine'nin uçuruma yuvarlanmaması için Ulusal Birlik ve Kalkınma Komitesi olarak sorumluluk aldıklarını duyurması ve darbe sonrası sokaklardaki bazı vatandaşların destek görüntüleri yayıldı.

Gine'de Cumhurbaşkanı Alpha Conde'yi alıkoyduğu belirtilen bir grup asker, devlet televizyonu RTG'de darbe bildirisi okudu.

Gine'de Özel Kuvvetler Birliklerinin (GFS) başındaki Mamady Doumbouya ve beraberindeki bir grup asker, RTG'de canlı yayına çıktı.

Doumbouya, anayasayı, hükümeti, kurumları feshettiklerini ve en kısa sürede halkın da katılımıyla yeni bir anayasa hazırlayacaklarını belirtti.

Hava ve kara sınırlarının kapatıldığını kaydeden Doumbouya, en kısa sürede bir geçiş hükümeti oluşturmak için çalışmalara başlayacaklarını söyledi.

Doumbouya, gün içinde Twitter'da paylaşılan videosunda, Conde'nin ellerinde olduğunu söylemişti.

Birliğinin Savunma Bakanlığından ayrılarak bağımsız hale gelmesini isteyen Doumbouya'nın bir süredir hükümetle bazı sorunlar yaşadığı biliniyordu.

Doumbouya, Fransız Yabancı Lejyonunda bir süre görev yaptıktan sonra 2018'de Conde tarafından oluşturulan GFS'nin başına getirilmişti.

Darbeyi gerçekleştiren askerlerin oluşturduğu Ulusal Birlik ve Kalkınma Komitesinden (CNRD) yapılan açıklamada, vali ve kaymakamların görevlerinin bölge komutanları tarafından devralındığı kaydedildi.

Açıklamada, Alpha Conde hükümetinin tüm unsurları ve kurum temsilcilerinin, 6 Eylül Pazartesi yerel saat ile 11.00'de cumhurbaşkanlığı sarayına çağrıldığı ve toplantıya katılmamanın CNRD'ye isyan olarak kabul edileceği bildirildi.

Memurlara, pazartesi itibarıyla işlerine gitmesi çağrısında bulunulan açıklamada, 20.00 itibarıyla ikinci bir emre kadar tüm ülkede sokağa çıkma yasağı uygulandığı da duyuruldu.

Açıklamada, Cumhurbaşkanı Alpha Conde'nin durumunun iyi old

مواضيع ذات صلة

This article was originally published by AA Güncel.

أخبار ذات صلة

BM Genel Sekreteri Guterres, Kızıldeniz'deki Husi Saldırılarından Derin Endişe Duyuyor
يتطور·قبل 16 ساعة

BM Genel Sekreteri Guterres, Kızıldeniz'deki Husi Saldırılarından Derin Endişe Duyuyor

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarının yeniden başlamasından derin endişe duyduğunu açıkladı. Bu saldırıların bölgesel gerilimi artırma, Yemen'i çatışmaya çekme ve barış umutlarını baltalama riski taşıdığı belirtildi. Guterres, saldırıların derhal durdurulması ve seyrüsefer özgürlüğünün yeniden tesis edilmesi çağrısında bulundu.

AA Dünya
1 د قراءة
المزيد حول هذا الموضوعaskeri darbe