عاجل
ESIncendio forestal en el Valle del Tiétar y Sierra Oeste de Madrid: Evacuaciones masivas y lucha contra el fuegoESTadej Pogacar pulveriza el récord del Alpe d'Huez en un Tour de Francia marcado por la multitudESIncendios en Ávila, Madrid y Toledo: Evolución y datos clave según satélites de CopernicusESIncendio en el suroeste de Francia: más de 220.000 personas evacuadas y 42.000 hectáreas quemadasESIncidio en Gironda: Más de 200.000 evacuados y 42.000 hectáreas calcinadasESIncendios en España: Solidaridad y Unidad ante la CatástrofeESSánchez anuncia declaración de zonas gravemente afectadas por incendios tras superar las 150.000 hectáreas calcinadasESGiro inesperado en el caso Plus Ultra: dimisión de directivos y nuevas investigacionesESLa primera ministra japonesa Sanae Takaichi genera controversia con su post sobre exceso de trabajo y escaso sueñoESIncendios y olas de calor: La crisis climática supera la realidad en España y EuropaESIncendio forestal en el Valle del Tiétar y Sierra Oeste de Madrid: Evacuaciones masivas y lucha contra el fuegoESTadej Pogacar pulveriza el récord del Alpe d'Huez en un Tour de Francia marcado por la multitudESIncendios en Ávila, Madrid y Toledo: Evolución y datos clave según satélites de CopernicusESIncendio en el suroeste de Francia: más de 220.000 personas evacuadas y 42.000 hectáreas quemadasESIncidio en Gironda: Más de 200.000 evacuados y 42.000 hectáreas calcinadasESIncendios en España: Solidaridad y Unidad ante la CatástrofeESSánchez anuncia declaración de zonas gravemente afectadas por incendios tras superar las 150.000 hectáreas calcinadasESGiro inesperado en el caso Plus Ultra: dimisión de directivos y nuevas investigacionesESLa primera ministra japonesa Sanae Takaichi genera controversia con su post sobre exceso de trabajo y escaso sueñoESIncendios y olas de calor: La crisis climática supera la realidad en España y Europa
Newsgather
رجوعBin Yıl Önceki Aydınlanma ve Günümüzün Bilgi Kirliliği Paradoksu
Bin Yıl Önceki Aydınlanma ve Günümüzün Bilgi Kirliliği Paradoksu
خبر
Cumhuriyet26‏/6‏/2026Opinion3 د قراءةTürkiye

Bin Yıl Önceki Aydınlanma ve Günümüzün Bilgi Kirliliği Paradoksu

نظرة سريعة

  • Bin yıl önce Orta Asya'da İbn-i Sina ve Biruni gibi düşünürlerin özgürce tartıştığı bilimsel ve felsefi ortam, Frederick Starr'ın "Kayıp Aydınlanma" kitabıyla hatırlatılıyor.
  • Makale, günümüzdeki bilgi kirliliği ve sorgulama cesaretinin kaybı paradoksunu ele alarak, kanıta dayalı entelektüel cesaretin önemini vurguluyor.

ملخص مُنشأ بالذكاء الاصطناعي

حجم الخط

Yıl 999... Yanlış yazmadım. Yıl 999, yani bundan tam 1027 yıl önce. Birbirinden yaklaşık 400 kilometre uzakta, bugünün Özbekistan ve Türkmenistan sınırları içinde yaşayan iki genç adam mektuplaşmaya başlarlar. Yazışma yaşça büyük olanın, büyükse de sadece 28 yaşındaydı, 18 yaşındaki diğerine bilim ve felsefeye ilişkin birçok konuda bir soru listesi göndermesiyle başlamıştı. Her ikisinin de dört uzun mektup göndermesi ile bu yazışmalar bugünün internet ortamındakine benzer şekilde adeta bir akademik kan davası başlatmıştı.

Başka bir güneş sistemi daha var mı yoksa kainatta yalnız mıyız, diye soruyorlardı. Onlardan 600 sene sonra Giordano Bruno başka gezegenlerin de bulunduğunu söylediği için diri diri yakılacaktı. Bu iki genç adam ayrıca dünyanın bugünkü haliyle mi yaratıldığını yoksa zaman içinde evrime mi uğradığını sorguluyordu. Bu iki adamdan daha genç olanı İbn-i Sina, diğeri ise Ebu Reyhan el Biruni idi. İkisi de jeolojik evrimi ve hatta 8 asır öncesinden Darwinizmin temel noktalarını sezmişti. İkisi de hiçbir otoritenin karşısında el pençe divan durmuyordu, zira esas olan otorite değil delildi.

Bilim tarihinde geleceğe bu kadar cesurca sıçrayan çok az sayıda fikir alışverişi vardır ki bu alışveriş bugün üstelik o coğrafyada bir sene evvel gerçekleşmişti. İbn-i Sina’nın temel eserlerinden El-Kanun Fi’t Tıb (Tıbbın Kanunu) Latinceye tercüme edildiğinde Batı’da modern tıbbın başlamasına vesile olmuştu.

Bu bilim insanları ve düşünürler ordusu çalışmalarını bir fanus içinde yürütmüyorlardı. Filozoflar ve din âlimleri en yeni fikirleri tüm ayrıntıları ile tartışıyorlardı. Herkese açık ve entelektüel bir ortam vardı. Aynı zamanda ölümsüz eserler yaratan şairler ve müzisyenler de bu ortama coşku katıyorlardı. Bu yaratıcı kişilerin yaptıkları da bilginlerin tartışmaları kadar önemliydi. Tam anlamıyla bir Aydınlanma çağı yaşanmıştı.

Bunları tatilde okuduğum 675 sayfalık bir kitaptan aldım. Adı Kayıp Aydınlanma, yazarı Frederick Starr.

Uzun sürmemiş ama 800 ila 1200 yılları arasında bugün Kazakistan’dan Afganistan’a ve Sincan’a kadar uzanan Orta Asya’da Türki ve İrani halkların nasıl büyük medeniyetler inşa ettikleri; cebir, gökbilim, jeoloji, tıp, kimya ve daha birçok alanda nasıl öncü çalışmalar yaptıkları ve yaşananlar üzerinde düşünmek bugün bırakın bu coğrafyayı dünyanın geldiği noktada çok daha önemli. Üstelik bilgiye ulaşmanın bu kadar hızlı ve sınırsız olduğu bu dönemde.

Tam da burada insan ister istemez şu soruyu soruyor: Bundan bin yıl önce, bilgiye ulaşmanın son derece zor olduğu bir çağda, iki genç düşünür evreni, yaşamı ve doğayı özgürce tartışabiliyorsa; bugün cebimizde dünyanın bütün kütüphanelerini taşıdığımız halde neden aynı cesareti gösteremiyoruz?

Frederick Starr’ın “Kayıp Aydınlanma” adını vermesi boşuna değil. Kaybedilen yalnızca bir bilimsel atılım dönemi değil, sorgulama cesaretiydi. Biruni ile İbn-i Sina’nın ortak özelliği sahip oldukları bilgi değildi. Onları büyük yapan, hiçbir otoriteyi sorgulanamaz kabul etmemeleriydi. İnançlarını da geleneklerini de kendi fikirlerini de kanıt karşısında yeniden değerlendirebiliyorlardı.

Bugün ise bilgiye erişim tarihte hiç olmadığı kadar kolay. Birkaç saniye içinde dünyanın en saygın bilim dergilerine ulaşabiliyoruz. Yapay zekâ karmaşık makaleleri özetliyor, dünyanın dört bir yanındaki araştırmalar anında ekranımıza düşüyor. Ama garip bir paradoks yaşıyoruz: Bilgi çoğaldıkça bilgelik artmıyor. Gerçekler çoğaldıkça hakikate ulaşmak kolaylaşmıyor.

Çünkü artık bilgi eksikliğinden değil, bilgi kirliliğinden; sansürden değil, manipülasyondan; cehaletten değil, doğrulanmamış kanaatlerin gürültüsünden zarar görüyoruz. Sosyal medya algoritmaları bizi düşünmeye değil, öfkelenmeye yönlendiriyor. Siyaset, bilimsel kanıtları değil, kimlikleri konuşuyor. Üniversiteler özgür düşüncenin değil, giderek daha fazla siyasi ve ideolojik baskının konusu oluyor.

ABD’den Avrupa’ya, Hindistan’dan Ortadoğu’ya kadar dünyanın pek çok yerinde bilimsel düşünce ile popülizm arasındaki mücadele giderek sertleşiyor. İklim krizinden aşılara, evrimden yapay zekâya kadar birçok konuda kanıtın yerini sloganlar alıyor.

Belki de bugün yeniden ihtiyaç duyduğumuz şey yeni bir teknoloji devrimi değil, bin yıl önce Orta Asya’da yeşeren o zihniyet. Otoriteye değil delile, ezbere değil sorgulamaya, inanca değil kanıta öncelik veren o entelektüel cesaret... Bilgiyi özgürce tartışabilecek kurumları ve kültürü yavaş yavaş kaybediyor oluşumuz.

مواضيع ذات صلة

This article was originally published by Cumhuriyet.

أخبار ذات صلة

المزيد حول هذا الموضوعİbn-i Sina