Brexit'in İngiliz Şirketleri Üzerindeki Ekonomik Etkileri: Yeni Pazarlara Yöneliş ve Zorluklar
نظرة سريعة
- Brexit sonrası İngiliz şirketleri, AB pazarlarına erişimdeki zorluklar nedeniyle Asya gibi yeni pazarlara yöneliyor.
- Artan maliyetler, bürokrasi ve ticaret engelleri, özellikle gıda üreticilerini olumsuz etkilerken, ekonomik büyüme tahminleri de düşüş gösteriyor.
ملخص مُنشأ بالذكاء الاصطناعي
لماذا يهم
Brexit sonrası İngiliz şirketleri, AB pazarlarına erişimdeki zorluklar nedeniyle yeni pazarlara yönelmekte ve artan maliyetlerle mücadele etmektedir. Bu durum, İngiltere ekonomisindeki düşük büyüme sarmalını derinleştirmektedir.
Havalandırma sistemleri üreticisi Brookvent şirketinin yöneticisi Declan Gormley, her işletmenin kendisi için en iyi pazar fırsatını bulmak isteyeceğini, AB'nin hem Brexit öncesinde hem de sonrasında bu fırsatı sunduğunu dile getiriyor.
Şirketin genel merkezi, İrlanda Cumhuriyeti ile açık sınırın korunması amacıyla AB ortak pazarında kalmaya devam eden Kuzey İrlanda'da yer alıyor.
Hem İngiltere hem de AB pazarlarına erişimi olan şirketin durumunu iki tarafta da birer ayağımız var şeklinde tanımlayan Gormley, 2016'dan bu yana Avrupa genelindeki faaliyetlerinde büyük büyüme kaydettiklerini, ancak İngiltere pazarının durağan kaldığını açıklıyor.
Gormley, Kuzey İrlanda'nın Brexit'ten fayda sağladığını ancak yine de tüm İngiltere'nin AB içinde kalmasını tercih edeceğini belirtiyor.
İngiltere'nin güneydoğusundaki bitki tedarikçisi Provender Nurseries firmasının genel müdürü Richard McKenna, son on yılda kazanan kimsenin olmadığını, ekonominin ve insanların zarar gördüğünü ifade ediyor.
Bu sürecin hayatı daha da zorlaştırdığını söyleyen McKenna, çalışanların daha fazla evrak işiyle uğraştığını ve her bürokratik işlemin şirkete ek bir maliyet getirdiğini kaydediyor.
İthalat nedeniyle bitkilerin daha pahalı hale geldiğini ve bunun da ürün fiyatlarını artırarak satın almayı zorlaştırdığını belirten McKenna, Brexit öncesindeki gibi gümrüksüz ulaşım, Avrupalı ortaklarla engelsiz işbirliği ve sınırların kaldırılması yönündeki beklentisini paylaşıyor.
Sanayi Devrimi'nin doğduğu yer olarak bilinen Telford merkezli Bridge Cheese firması, Asya pazarına yönelerek bu stratejinin sonuçlarını almaya başlıyor.
Şirket, bu yıl Hong Kong'a, geçmişte Avrupa'ya gönderdiği yıllık 100 bin tondan fazla işlenmiş peynir hacminin iki katından fazlasını satmayı hedefliyor.
Şirketin yöneticisi Harte, Reuters'a verdiği demeçte bu yıl Malezya'ya ihracata başlamayı umduğunu, Vietnam, Tayland ve Çin ana karası gibi pazarlarda ise onay süreçlerinin devam ettiğini bildiriyor.
Ancak Brexit engellerinin başlamasının ardından 2025 sonuna kadar hiçbir yurt dışı satışı gerçekleştiremeyen şirket, ayakta kalabilmek için yavaşlayan iç pazar büyümesine bağımlı kaldı.
Harte, İngiltere'nin komşularıyla serbestçe ticaret yapabilmesi durumunda şirket büyümesinin çok daha güçlü olacağından şüphe duymadığını kaydediyor.
Brexit öncesinde pazartesi günü üretilen peynirin çarşamba günü Fransa veya İrlanda'daki müşteriye ulaştığını hatırlatan Harte, İspanya ve İtalya'ya hızlı bir şekilde açılma planlarını iptal etmek zorunda kaldıklarını söylüyor.
2021 yılında uygulamaya konulan ticaret anlaşmasından altı ay sonra, denetim başına 500 sterline varan zorunlu veteriner kontrolleri, gümrük belgeleri ve sınır gecikmeleri nedeniyle Avrupa satışlarından vazgeçtiklerini aktarıyor Harte, "Rekabetçi olamadık" ifadesini kullanıyor.
Harte, şu anda Asya'ya gönderilen 16 bin 800 kilogram peynir taşıyan bir konteynerin veteriner sertifikası maliyetinin, AB'ye gönderilen yalnızca 1200 kilogramlık iki paletle aynı olduğunu ve buradaki bürokrasinin daha az yorucu olduğunu belirtiyor.
Yıllık yaklaşık 35 milyon sterlin ciroya sahip olan Bridge Cheese gibi binlerce İngiliz şirketi, ana dış pazarlarına olan serbest erişim kaybını telafi etmek için yeni yollar bulmaya çalışıyor. Gıda üreticileri bu durumdan en çok etkilenen kesimler arasında yer alıyor.
AB, İngiltere'nin en büyük ticaret ortağı olmayı sürdürse de, birçok üretici bu olumsuz etkileri hissetmeye devam ediyor.
Bu durum, 2007-2008 küresel finansal krizinden bu yana düşük büyüme sarmalında olan İngiliz ekonomisindeki sorunları artırıyor.
İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, geçen ekim ayında yaptığı açıklamada, bir ekonominin dışa açıklığının azaltılmasının büyümeyi sınırlandıracağını, ancak zamanla ticaretin uyum sağlayıp yeniden inşa edileceğini belirtmişti.
Şu ana kadar bu yeniden inşa sürecinin sınırlı kaldığı görülüyor.
Gıda ve İçecek Federasyonu verilerine göre, İngiltere'nin AB'ye yaptığı gıda ihracatı hacmi, 2021-2025 yılları arasında Brexit öncesindeki beş yıllık döneme kıyasla yüzde 23'ten fazla azaldı.
Londra Ekonomi Okulu (LSE) Ekonomik Performans Merkezi raporuna göre, 2024 yılına gelindiğinde, aralarında gıda üreticilerinin de bulunduğu yaklaşık 20 bin küçük ölçekli firma AB'ye ihracat yapmayı durdurdu ve toplam ihracatçı sayısı yaklaşık 100 bine geriledi.
İngiltere'nin Avustralya ve Hindistan gibi ülkelerle yaptığı yeni ticaret anlaşmaları, bu kayıpların sadece küçük bir kısmını karşılayabiliyor. Ticaretteki daralmanın yanı sıra, belirsizlikler de yatırımların azalmasına yol açıyor.
Hükümetin bütçe tahmincileri, Brexit'ten 15 yıl sonra İngiltere ekonomisinin AB'de kalınan senaryoya kıyasla yüzde 4 daha küçük olacağını ve bu zararın yaklaşık yarısının şimdiden gerçekleştiğini tahmin ediyor.
Bu oran, ülkenin 2025 yılındaki 3 trilyon sterlinlik gayrisafi yurt içi hasılası (GSYİH) üzerinden hesaplandığında yaklaşık 120 milyar sterlinlik kayba karşılık geliyor.
ABD merkezli Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu (NBER) ise kaybın yüzde 6 ile yüzde 8 arasında olacağını, gelecekteki büyüme için kritik olan yatırımların ise yüzde 18 daha düşük kalacağını öngörüyor.
Brexit destekçisi ekonomistler ise bu tahminlere itiraz ediyor. NBER analizinde İngiltere'nin ABD gibi yüksek performans gösteren ülkelerle kıyaslanmasının Brexit etkisini abarttığını kaydeden uzmanlar, asıl sorunun yüksek vergiler, artan düzenlemeler ve yüksek enerji faturaları olduğunu belirtiyor.
Söz konusu uzmanlar, İngiltere'nin son yıllardaki genel ekonomik performansının Fransa ile benzer, Almanya'dan ise daha iyi olduğunu belirterek, hizmet sektörünü destekleyecek ikili ticaret anlaşmalarına odaklanılması gerektiğini kaydediyor.
ما الذي يجب مراقبته
توقعات الذكاء الاصطناعي — احتمالات وليست حقائق
İngiliz ekonomisi, Brexit'ten 15 yıl sonra AB'de kalınan senaryoya kıyasla %4 daha küçük kalacak.
مرجح · خلال سنوات
NBER'e göre İngiltere'nin ekonomik kaybı %6-8 arasında olacak ve yatırımlar %18 düşecek.
مرجح · خلال سنوات
أسئلة مفتوحة
- Yeni ticaret anlaşmaları ne kadar etkili olacak?
- İngiltere ekonomisi Brexit'in uzun vadeli etkilerinden nasıl kurtulacak?
- AB ile ticaret ilişkileri gelecekte nasıl şekillenecek?


